<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Dini Videolar</title>
	<atom:link href="https://www.islamicvideos.org/tr/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.islamicvideos.org</link>
	<description>Dini Film ve Diziler, Kaliteli İslam ve Kuran videoları, Kuran radyoları, 50&#039;den fazla dilde Kuran mealleri, İslam kaynakları, ..</description>
	<lastBuildDate>Thu, 26 Feb 2026 19:42:30 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.6.4</generator>

<image>
	<url>https://www.islamicvideos.org/wp-content/uploads/2020/02/cropped-logo10Subat2010-e1581282858245-32x32.jpg</url>
	<title>Dini Videolar</title>
	<link>https://www.islamicvideos.org</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Yasin Suresi Mealleri (Diyanet, Elmalılı Hamdi Yazır), Latince Okunuşu</title>
		<link>https://www.islamicvideos.org/tr/kuran-yasin-suresi-mealleri/</link>
					<comments>https://www.islamicvideos.org/tr/kuran-yasin-suresi-mealleri/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 08 Dec 2024 14:29:36 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Uncategorized]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.islamicvideos.org/?p=9906</guid>

					<description><![CDATA[<p>YASİN SURESİ TÜRKÇE MEALLERİ Aşağıda Yasin Suresi mealleri verilmiştir. Yasin Suresi&#8217;nin Türkçe Meali (Çevirisi) (Elmalı Hamdi Yazır) Yasin Suresi&#8217;nin Türkçe Meali (Yazarı: Elmalı Hamdi Yazır) şöyledir; NOT: Tüm QURAN VİDEOLARININ 50&#8217;den fazla dilde çevirisi (altyazı) vardır. Bu surenin tercümelerini yukarıdaki videonun altyazılarından görebilirsiniz. Yasin Suresi Diyanet Meali ve Latince Okunuşu (Türkçe transkripsiyonu) Yâsîn Suresi (Hayrat [&#8230;]</p>
<p>&lt;p&gt;The post <a rel="nofollow" href="https://www.islamicvideos.org/tr/kuran-yasin-suresi-mealleri/">Yasin Suresi Mealleri (Diyanet, Elmalılı Hamdi Yazır), Latince Okunuşu</a> first appeared on <a rel="nofollow" href="https://www.islamicvideos.org">Dini Videolar</a>.&lt;/p&gt;</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1>YASİN SURESİ TÜRKÇE MEALLERİ</h1>
<p>Aşağıda Yasin Suresi mealleri verilmiştir.</p>
<h2>Yasin Suresi&#8217;nin Türkçe Meali (Çevirisi) (Elmalı Hamdi Yazır)</h2>
<p>Yasin Suresi&#8217;nin Türkçe Meali (Yazarı: Elmalı Hamdi Yazır) şöyledir;</p>
<div class="su-expand su-expand-collapsed su-expand-link-style-button" data-height="500"><div class="su-expand-content su-u-trim" style="color:#333333;max-height:500px;overflow:hidden">
(﷽) Rahman ve Rahim olan <span class="script-arabic script-Arab" dir="rtl">Allah&#8217;ın</span> ismiyle.</p>
<p><span style="font-family: Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif"><b><span style="font-size: small">1 &#8211; Yâsîn.</span></b></span></p>
<p><span style="font-family: Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif"><b><span style="font-size: small"><a name="2"></a><a name="3"></a>2-3 &#8211; Ey Muhammed! Hikmetli Kur&#8217;ân&#8217;a andolsun ki, sen risâlet görevi</span></b></span></p>
<p><span style="font-family: Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif"><b><span style="font-size: small"><a name="4"></a>4 &#8211; Dosdoğru bir yol üzerindesin.</span></b></span></p>
<p><span style="font-family: Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif"><b><span style="font-size: small"><a name="5"></a><a name="6"></a></span></b></span><span style="font-family: Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif"><b><span style="font-size: small">5-6 &#8211; Babaları korkutulmamış ve kendileri de gafil olan bir kavmi, çok güçlü ve çok merhametli olan Allah&#8217;ın indirdiği (Kur&#8217;ân) ile korkutasın.</span></b></span></p>
<p><span style="font-family: Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif"><b><span style="font-size: small"><a name="7"></a>7 &#8211; Andolsun ki onların çoğunun üzerine azab sözü hak olmuştur. Onlar imana gelmezler.</span></b></span></p>
<p><span style="font-family: Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif"><b><span style="font-size: small"><a name="8"></a>8 &#8211; Çünkü biz onların boyunlarına kelepçeler geçirmişiz. O kelepçeler çenelerine dayanmıştır da burunları yukarı, gözleri aşağı somurtmaktadırlar.</span></b></span></p>
<p><span style="font-family: Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif"><b><span style="font-size: small"><a name="9"></a>9 &#8211; Hem önlerinden bir sed, arkalarından bir sed çekmişiz, kendilerini sarmışızdır. Baksalar da görmezler.</span></b></span></p>
<p><span style="font-family: Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif"><b><span style="font-size: small"><a name="10"></a>10 &#8211; Onları korkutsan da korkutmasan da onlara göre birdir, inanmazlar.</span></b></span></p>
<p><span style="font-family: Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif"><b><span style="font-size: small"><a name="11"></a>11 &#8211; Sen ancak Kur&#8217;ân&#8217;a tabi olan ve görünmediği halde Rahman olan Allah&#8217;tan korkan kimseyi sakındırırsın. İşte onu bir bağışlanma ve çok şerefli bir mükafatla müjdele.</span></b></span></p>
<p><span style="font-family: Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif"><b><span style="font-size: small"><a name="12"></a>12 &#8211; Gerçekten biz ölüleri diriltiriz, onların önceden yapıp gönderdiklerini ve bıraktıkları eserlerini yazarız. Zaten biz her şeyi açık bir kütükte, bir &#8220;imam-ı mübin&#8221;de (ana kitapta, yani Levh-i mahfuzda) sayıp tesbit etmişizdir.</span></b></span></p>
<p><span style="font-family: Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif"><b><span style="font-size: small"><a name="13"></a>13 &#8211; Sen onlara, o şehir halkını örnek ver. Hani oraya peygamberler gelmişti.</span></b></span></p>
<p><span style="font-family: Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif"><b><span style="font-size: small"><a name="14"></a>14 &#8211; Hani biz onlara iki peygamber göndermiştik, fakat onlar ikisini de yalanlamışlardı. Biz de (onları) üçüncü bir peygamberle destekledik. Onlara: &#8220;Şüphesiz ki biz size gönderilmiş elçileriz.&#8221; dediler.</span></b></span></p>
<p><span style="font-family: Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif"><b><span style="font-size: small"><a name="15"></a>15 &#8211; Onlar da: &#8220;Siz bizim gibi insandan başka birşey değilsiniz, hem Rahman olan Allah, hiçbir şey indirmedi. Siz sadece yalan söylüyorsunuz.&#8221; dediler.</span></b></span></p>
<p><span style="font-family: Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif"><b><span style="font-size: small"><a name="16"></a>16 &#8211; Peygamberler dediler ki: &#8220;Rabbimiz biliyor ki biz gerçekten size gönderilmiş elçileriz.&#8221;</span></b></span></p>
<p><span style="font-family: Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif"><b><span style="font-size: small"><a name="17"></a>17 &#8211; &#8220;Bize düşen de sadece apaçık tebliğdir.&#8221;</span></b></span></p>
<p><span style="font-family: Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif"><b><span style="font-size: small"><a name="18"></a>18 &#8211; Onlar dediler ki: &#8220;Herhalde biz sizin yüzünüzden uğursuzluğa uğradık. Eğer bu işten vazgeçmezseniz, andolsun ki, sizi hiç tınmadan taşlarız ve mutlaka bizden size pek acıklı bir azab dokunur.&#8221;</span></b></span></p>
<p><span style="font-family: Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif"><b><span style="font-size: small"><a name="19"></a>19 &#8211; Peygamberler de şöyle cevap verdiler: &#8220;Sizin uğursuzluğunuz beraberinizdedir. Size öğüt verildi diye mi (uğursuzluğa uğradınız)? Doğrusu siz israfı âdet etmiş bir kavimsiniz.&#8221;</span></b></span></p>
<p><span style="font-family: Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif"><b><span style="font-size: small"><a name="20"></a>20 &#8211; O sırada şehrin ta ucundan bir adam koşarak geldi ve: &#8220;Ey kavmim! Uyun o elçilere!&#8221;</span></b></span></p>
<p><span style="font-family: Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif"><b><span style="font-size: small"><a name="21"></a>21 &#8211; &#8220;Uyun sizden hiçbir ücret istemeyen o zatlara ki, onlar hidayete ermişlerdir.&#8221;</span></b></span></p>
<p><span style="font-family: Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif"><b><span style="font-size: small"><a name="22"></a>22 &#8211; &#8220;Bana ne oluyor da kulluk etmeyecekmişim beni yaratana? Hep döndürülüp O&#8217;na götürüleceksiniz.&#8221;</span></b></span></p>
<p><span style="font-family: Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif"><b><span style="font-size: small"><a name="23"></a>23 &#8211; &#8220;Hiç ben O&#8217;ndan başka ilâhlar edinir miyim? Eğer O Rahman, bana bir zarar dileyecek olsa, onların şefaati benden yana hiçbir şeye yaramaz ve onlar beni kurtaramazlar.&#8221;</span></b></span></p>
<p><span style="font-family: Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif"><b><span style="font-size: small"><a name="24"></a>24 &#8211; &#8220;Şüphesiz ki ben, o zaman apaçık bir sapıklık içinde olurum.&#8221;</span></b></span></p>
<p><span style="font-family: Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif"><b><span style="font-size: small"><a name="25"></a>25 &#8211; &#8220;Şüphesiz ki ben, Rabbinize iman getirdim, gelin dinleyin beni.&#8221;</span></b></span></p>
<p><span style="font-family: Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif"><b><span style="font-size: small"><a name="26"></a>26 &#8211; (Sonra ona) &#8220;haydi gir cennete!&#8221; denildi. O da dedi ki: &#8220;Ne olurdu kavmim bilseydi!&#8221;</span></b></span></p>
<p><span style="font-family: Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif"><b><span style="font-size: small"><a name="27"></a>27 &#8211; &#8220;Rabbimin beni bağışladığını ve beni kendilerine ikram edilen kullarından kıldığını.&#8221;</span></b></span></p>
<p><span style="font-family: Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif"><b><span style="font-size: small"><a name="28"></a>28 &#8211; Biz arkasından kavminin üzerine bir ordu indirmedik, indirecek de değildik.</span></b></span></p>
<p><span style="font-family: Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif"><b><span style="font-size: small"><a name="29"></a>29 &#8211; Sadece bir gürültü oldu, onlar da hemen sönüverdiler.</span></b></span></p>
<p><span style="font-family: Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif"><b><span style="font-size: small"><a name="30"></a>30 &#8211; Yazıklar olsun o kullara ki, kendilerine glen her bir peygamberle mutlaka alay ediyorlardı.</span></b></span></p>
<p><span style="font-family: Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif"><b><span style="font-size: small"><a name="31"></a>31 &#8211; Görmediler mi ki, kendilerinden önce nice kuşakları helak etmişiz. Onlar artık kendilerine dönüp gelmiyorlar.</span></b></span></p>
<p><span style="font-family: Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif"><b><span style="font-size: small"><a name="32"></a>32 &#8211; Onların hepsi toplanıp, sadece bizim huzurumuza getirilmişlerdir.</span></b></span></p>
<p><span style="font-family: Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif"><b><span style="font-size: small"><a name="33"></a>33 &#8211; Hem bir delildir onlara ölü toprak. Biz ona hayat verdik ve ondan taneler çıkardık da ondan yiyip duruyorlar.</span></b></span></p>
<p><span style="font-family: Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif"><b><span style="font-size: small"><a name="34"></a>34 &#8211; Biz orada hurmalıklardan, üzüm bağlarından bahçeler yaptık. İçlerinde pınarlardan sular fışkırttık.</span></b></span></p>
<p><span style="font-family: Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif"><b><span style="font-size: small"><a name="35"></a>35 &#8211; (Bunu), Onun ürününden ve kendi elleriyle yaptıklarından yesinler diye (yaptık). Hâlâ şükretmeyecekler mi?</span></b></span></p>
<p><span style="font-family: Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif"><b><span style="font-size: small"><a name="36"></a>36 &#8211; Yerin bitkilerinden, kendi nefislerinden ve daha bilemeyecekleri şeylerden bütün çiftleri yaratan Allah&#8217;ın şanı ne yücedir.</span></b></span></p>
<p><span style="font-family: Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif"><b><span style="font-size: small"><a name="37"></a>37 &#8211; Gece de onlara bir delildir. Biz ondan gündüzü soyar çıkarırız, bir de bakarlar ki karanlığa dalmışlar.</span></b></span></p>
<p><span style="font-family: Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif"><b><span style="font-size: small"><a name="38"></a>38 &#8211; Güneş de bir delildir ki kendi yolunda akıp gidiyor. İşte bu çok güçlü ve her şeyi bilen Allah&#8217;ın takdiridir.</span></b></span></p>
<p><span style="font-family: Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif"><b><span style="font-size: small"><a name="39"></a>39 &#8211; Ay&#8217;a gelince, ona menziller tayin ettik. Nihayet o eski hurma salkımının çöpü gibi (yay haline) dönmüştür.</span></b></span></p>
<p><span style="font-family: Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif"><b><span style="font-size: small"><a name="40"></a>40 &#8211; Ne güneşin aya çatması yaraşır, ne de gece gündüzü geçebilir; onların her biri kendi yörüngesinde yüzerler.</span></b></span></p>
<p><span style="font-family: Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif"><b><span style="font-size: small"><a name="41"></a>41 &#8211; Onlar için bir delil de bizim, onların neslini dolu bir gemide taşımamızdır.</span></b></span></p>
<p><span style="font-family: Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif"><b><span style="font-size: small"><a name="42"></a>42 &#8211; Yine kendileri için onun gibi binecek şeyler yaratmamızdır.</span></b></span></p>
<p><span style="font-family: Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif"><b><span style="font-size: small"><a name="43"></a>43 &#8211; Eğer dilesek onları boğarız da o zaman ne onların feryadına yetişen bulunur, ne de onlar kurtarılır.</span></b></span></p>
<p><span style="font-family: Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif"><b><span style="font-size: small"><a name="44"></a>44 &#8211; Ancak tarafımızdan bir rahmet ve bir zamana kadar yaşatmak başka.</span></b></span></p>
<p><span style="font-family: Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif"><b><span style="font-size: small"><a name="45"></a>45 &#8211; Durum böyle iken onlara: &#8220;Önünüzdekinden ve arkanızdakinden korkun ki size rahmet edilsin&#8221; denildiği zaman,</span></b></span></p>
<p><span style="font-family: Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif"><b><span style="font-size: small"><a name="46"></a>46 &#8211; Ve kendilerine Rablerinin âyetlerinden herhangi bir âyet geldiği zaman mutlaka ondan yüz çevirirler.</span></b></span></p>
<p><span style="font-family: Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif"><b><span style="font-size: small"><a name="47"></a>47 &#8211; Onlara: &#8220;Allah&#8217;ın size rızık olarak verdiği şeylerden hayra harcayın&#8221; dendiği zaman, o kâfirler, müminler için: &#8220;Allah&#8217;ın dileyince doyurabileceği kimseyi biz mi doyuracağız? Siz apaçık bir sapıklık içinde değil de nesiniz?&#8221; dediler.</span></b></span></p>
<p><span style="font-family: Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif"><b><span style="font-size: small"><a name="48"></a>48 &#8211; Yine onlar: &#8220;Eğer doğru söylüyorsanız bu (kıyamet) vaadi ne zaman?&#8221; diyorlar.</span></b></span></p>
<p><span style="font-family: Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif"><b><span style="font-size: small"><a name="49"></a>49 &#8211; Onlar sadece bir tek çığlığa bakıyorlar, bir çığlık ki, onlar çekişip dururken kendilerini yakalayıverir.</span></b></span></p>
<p><span style="font-family: Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif"><b><span style="font-size: small"><a name="50"></a>50 &#8211; O zaman bir vasiyette bile bulunamazlar. Ailelerine de dönemezler.</span></b></span></p>
<p><span style="font-family: Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif"><b><span style="font-size: small"><a name="51"></a>51 &#8211; Sûr&#8217;a üfürülmüştür, bir de ne baksınlar kabirlerinden Rablerine doğru akın ediyorlar.</span></b></span></p>
<p><span style="font-family: Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif"><b><span style="font-size: small"><a name="52"></a>52 &#8211; Onlar: &#8220;Eyvah başımıza gelenlere! Mezarımızdan bizi kim kaldırdı? O Rahmân&#8217;ın vaad buyurduğu işte bu imiş. Gönderilen peygamberler de doğru söylemişler&#8221; derler.</span></b></span></p>
<p><span style="font-family: Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif"><b><span style="font-size: small"><a name="53"></a>53 &#8211; Başka değil, sadece bir tek çığlık olmuş, derhal hepsi toplanmış huzurumuza getirilmişlerdir.</span></b></span></p>
<p><span style="font-family: Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif"><b><span style="font-size: small"><a name="54"></a>54 &#8211; Artık bugün hiç kimseye zerre kadar zulmedilmez. Ancak yaptıklarınızın cezasını çekeceksiniz.</span></b></span></p>
<p><span style="font-family: Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif"><b><span style="font-size: small"><a name="55"></a>55 &#8211; Gerçekten cennetlik olanlar bugün bir meşguliyet içinde zevk etmektedirler.</span></b></span></p>
<p><span style="font-family: Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif"><b><span style="font-size: small"><a name="56"></a>56 &#8211; Kendileri ve eşleri gölgelerde koltuklar üzerine kurulmuşlardır.</span></b></span></p>
<p><span style="font-family: Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif"><b><span style="font-size: small"><a name="57"></a>57 &#8211; Onlara orada bir meyve vardır. İsteyecekleri her şey onlarındır.</span></b></span></p>
<p><span style="font-family: Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif"><b><span style="font-size: small"><a name="58"></a>58 &#8211; (Onlara) Rahîm olan Rab&#8217;den &#8220;selâm&#8221; sözü vardır.</span></b></span></p>
<p><span style="font-family: Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif"><b><span style="font-size: small"><a name="59"></a>59 &#8211; Ey günahkârlar! Bugün siz bir tarafa ayrılın.</span></b></span></p>
<p><span style="font-family: Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif"><b><span style="font-size: small"><a name="60"></a><a name="61"></a>60-61 &#8211; &#8220;Ey Âdemoğulları! Şeytana tapmayın, o size apaçık bir düşmandır ve bana kulluk edin, doğru yol budur, diye size and vermedim mi?&#8221; (buyurulacak)</span></b></span></p>
<p><span style="font-family: Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif"><b><span style="font-size: small"><a name="62"></a>62 &#8211; Böyle iken o sizden birçok nesilleri yoldan çıkardı. Ya o zaman düşünmüyor muydunuz?</span></b></span></p>
<p><span style="font-family: Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif"><b><span style="font-size: small"><a name="63"></a>63 &#8211; İşte bu size vaad edilen cehennemdir.</span></b></span></p>
<p><span style="font-family: Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif"><b><span style="font-size: small"><a name="64"></a>64 &#8211; Bugün yaslanın ona bakalım inkâr ettiğiniz için.</span></b></span></p>
<p><span style="font-family: Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif"><b><span style="font-size: small"><a name="65"></a>65 &#8211; Bugün biz onların ağızlarını mühürleriz de neler kazandıklarını bize elleri söyler, ayakları da şahitlik eder.</span></b></span></p>
<p><span style="font-family: Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif"><b><span style="font-size: small"><a name="66"></a>66 &#8211; Hem dileseydik gözlerini üzerinden silme kör ediverirdik de yola dökülürlerdi. Fakat nereden görecekler?</span></b></span></p>
<p><span style="font-family: Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif"><b><span style="font-size: small"><a name="67"></a>67 &#8211; Yine dileseydik oldukları yerde kılıklarını değiştirirdik de ne ileri gidebilirlerdi, ne de geri dönebilirlerdi.</span></b></span></p>
<p><span style="font-family: Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif"><b><span style="font-size: small"><a name="68"></a>68 &#8211; Bununla beraber kimin ömrünü uzatıyorsak, yaratılışta onu (güç ve kuvvetini alarak) tersine çeviriyoruz. Hâlâ akıllanmayacaklar mı?</span></b></span></p>
<p><span style="font-family: Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif"><b><span style="font-size: small"><a name="69"></a>69 &#8211; Biz ona şiir öğretmedik. Bu ona yaraşmaz da&#8230; O sadece bir öğüt ve apaçık bir Kur&#8217;ân&#8217;dır.</span></b></span></p>
<p><span style="font-family: Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif"><b><span style="font-size: small"><a name="70"></a>70 &#8211; (Bu), diri olanları uyarmak ve kâfirlere de azab sözünün hak olması içindir.</span></b></span></p>
<p><span style="font-family: Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif"><b><span style="font-size: small"><a name="71"></a>71 &#8211; Şunu da görmediler mi: Biz onlar için kudretimizin meydana getirdiklerinden birtakım hayvanlar yaratmışız da onlara sahip bulunuyorlar.</span></b></span></p>
<p><span style="font-family: Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif"><b><span style="font-size: small"><a name="72"></a>72 &#8211; Onları, kendilerinin hizmetine vermişiz de, hem onlardan binekleri var, hem de onlardan yiyorlar.</span></b></span></p>
<p><span style="font-family: Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif"><b><span style="font-size: small"><a name="73"></a>73 &#8211; Onlarda daha birçok menfaatleri ve türlü içecekleri de var. Hâlâ şükretmeyecekler mi?</span></b></span></p>
<p><span style="font-family: Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif"><b><span style="font-size: small"><a name="74"></a>74 &#8211; Onlar, Allah&#8217;tan başka birtakım ilâhlar edindiler. Güya yardım olunacaklar.</span></b></span></p>
<p><span style="font-family: Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif"><b><span style="font-size: small"><a name="75"></a>75 &#8211; Onların, onlara yardıma güçleri yetmez. Kendileri ise onlar için bazı askerlerdir.</span></b></span></p>
<p><span style="font-family: Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif"><b><span style="font-size: small"><a name="76"></a>76 &#8211; O halde onların sözleri seni üzmesin. Biz onların içlerini de biliriz, dışlarını da.</span></b></span></p>
<p><span style="font-family: Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif"><b><span style="font-size: small"><a name="77"></a>77 &#8211; İnsan, kendisini bir damla sudan yarattığımızı görmedi mi de, şimdi apaçık bir hasım kesildi?</span></b></span></p>
<p><span style="font-family: Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif"><b><span style="font-size: small"><a name="78"></a>78 &#8211; Yaratılışını unutarak bize bir de mesel fırlattı: &#8220;Kim diriltecekmiş o çürümüş kemikleri?&#8221; dedi.</span></b></span></p>
<p><span style="font-family: Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif"><b><span style="font-size: small"><a name="79"></a>79 &#8211; De ki: &#8220;Onları ilk defa yaratan diriltecek ve o her yaratmayı bilir.&#8221;</span></b></span></p>
<p><span style="font-family: Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif"><b><span style="font-size: small"><a name="80"></a>80 &#8211; Size o yeşil ağaçtan bir ateş yapan O&#8217;dur. Şimdi siz ondan tutuşturmaktasınız.</span></b></span></p>
<p><span style="font-family: Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif"><b><span style="font-size: small"><a name="81"></a>81 &#8211; Gökleri ve yeri yaratan, onlar gibisini yaratmaya kâdir değil midir? Elbette kâdirdir. Çünkü o her şeyi yaratandır, her şeyi bilendir.</span></b></span></p>
<p><span style="font-family: Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif"><b><span style="font-size: small"><a name="82"></a>82 &#8211; O&#8217;nun emri, bir şeyi dileyince ona sadece &#8220;Ol!&#8221; demektir. O da hemen oluverir.</span></b></span></p>
<p><span style="font-family: Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif"><b><span style="font-size: small"><a name="83"></a>83 &#8211; O halde her şeyin mülkü ve tasarrufu (hükümranlığı) elinde bulunan Allah&#8217;ın şanı ne yücedir. Siz de yalnız O&#8217;na döndürüleceksiniz.</span></b></span></p>
</div><div class="su-expand-link su-expand-link-more" style="text-align:center"><a href="javascript:;" style="color:#045194;border-color:#045194"><i class="sui sui-angle-double-down" style="" aria-label=""></i><span style="border-color:#045194"><strong>Mealin_Devamını_Göster+</strong></span></a></div><div class="su-expand-link su-expand-link-less" style="text-align:center"><a href="javascript:;" style="color:#045194;border-color:#045194"><i class="sui sui-angle-double-up" style="" aria-label=""></i><span style="border-color:#045194"><strong>Daralt-</strong></span></a></div></div>
<p><strong>NOT: Tüm QURAN VİDEOLARININ 50&#8217;den fazla dilde çevirisi (altyazı) vardır. Bu surenin tercümelerini yukarıdaki videonun altyazılarından görebilirsiniz.</strong></p>
<h2>Yasin Suresi Diyanet Meali ve Latince Okunuşu (Türkçe transkripsiyonu)</h2>
<div class="su-expand su-expand-collapsed su-expand-link-style-button" data-height="500"><div class="su-expand-content su-u-trim" style="color:#333333;max-height:500px;overflow:hidden">
<p>﷽ <b>Bismillâhirrahmânirrahîm</b></p>
<div class="sure-bas">
<ul>
<li><strong>36/YÂSÎN-1: Yâ sîn.</strong>1. Yâ Sîn.</li>
<li><strong>36/YÂSÎN-2: Vel kur’ânil hakîm(hakîmi).</strong>2,3,4. (Ey Muhammed!) Hikmet dolu Kur’an’a andolsun ki, sen elbette dosdoğru bir yol üzere (peygamber) gönderilenlerdensin.</li>
<li><strong>36/YÂSÎN-3: İnneke leminel murselîn(murselîne).</strong>2,3,4. (Ey Muhammed!) Hikmet dolu Kur’an’a andolsun ki, sen elbette dosdoğru bir yol üzere (peygamber) gönderilenlerdensin.</li>
<li><strong>36/YÂSÎN-4: Alâ sırâtın mustekîm(mustekîmin).</strong>2,3,4. (Ey Muhammed!) Hikmet dolu Kur’an’a andolsun ki, sen elbette dosdoğru bir yol üzere (peygamber) gönderilenlerdensin.</li>
<li><strong>36/YÂSÎN-5: Tenzîlel azîzir rahîm(rahîmi).</strong>5,6. Kur’an, ataları uyarılmamış, bu yüzden de gaflet içinde olan bir kavmi uyarman için mutlak güç sahibi, çok merhametli Allah tarafından indirilmiştir.</li>
<li><strong>36/YÂSÎN-6: Li tunzire kavmen mâ unzire âbâuhum fe hum gâfilûn(gâfilûne).</strong>5,6. Kur’an, ataları uyarılmamış, bu yüzden de gaflet içinde olan bir kavmi uyarman için mutlak güç sahibi, çok merhametli Allah tarafından indirilmiştir.</li>
<li><strong>36/YÂSÎN-7: Lekad hakkal kavlu alâ ekserihim fe hum lâ yu’minûn(yu’minûne).</strong>7. Andolsun, onların çoğu üzerine o söz (azap) hak olmuştur. Artık onlar iman etmezler.</li>
<li><strong>36/YÂSÎN-8: İnnâ cealnâ fî a’nâkıhim aglâlen fe hiye ilel ezkâni fe hum mukmehûn(mukmehûne).</strong>8. Onların boyunlarına demir halkalar geçirdik, o halkalar çenelerine dayanmıştır. Bu sebeple kafaları yukarıya kalkık durumdadır.</li>
<li><strong>36/YÂSÎN-9: Ve cealnâ min beyni eydîhim sedden ve min halfihim sedden fe agşeynâhum fe hum lâ yubsırûn(yubsırûne).</strong>9. Biz, onların önlerine bir set, arkalarına da bir set çekip gözlerini perdeledik. Artık görmezler.</li>
<li><strong>36/YÂSÎN-10: Ve sevâun aleyhim e enzertehum em lem tunzirhum lâ yu’minûn(yu’minûne).</strong>10. Onları uyarsan da, uyarmasan da onlar için birdir, inanmazlar.</li>
<li><strong>36/YÂSÎN-11: İnnemâ tunziru menittebeaz zikre ve haşiyer rahmâne bil gayb(gaybi), fe beşşirhu bi magfiretin ve ecrin kerîm(kerîmin).</strong>11. Sen ancak Zikr’e (Kur’an’a) uyanı ve görmediği hâlde Rahmân’dan korkan kimseyi uyarırsın. İşte onu bir bağışlanma ve güzel bir mükâfatla müjdele.</li>
<li><strong>36/YÂSÎN-12: İnnâ nahnu nuhyil mevtâ ve nektubu mâ kaddemû ve âsârehum ve kulle şey’in ahsaynâhu fî imâmin mubîn(mubînin).</strong>12. Şüphesiz biz, ölüleri mutlaka diriltiriz. Onların yaptıklarını ve bıraktıkları eserlerini yazarız. Biz, her şeyi apaçık bir kitapta (Levh-i Mahfuz’da) bir bir kaydetmişizdir.</li>
<li><strong>36/YÂSÎN-13: Vadrıb lehum meselen ashâbel karyeh(karyeti), iz câe hel murselûn(murselûne).</strong>13. (Ey Muhammed!) Onlara, o memleket halkını örnek ver. Hani oraya elçiler gelmişti.</li>
<li><strong>36/YÂSÎN-14: İz erselnâ ileyhimusneyni fe kezzebûhumâ fe azzeznâ bi sâlisin fe kâlû innâ ileykum murselûn(murselûne).</strong>14. Hani biz onlara iki elçi göndermiştik de onları yalancı saymışlardı. Biz de onlara üçüncü bir elçi ile destek vermiştik. Onlar, “Şüphesiz biz size gönderilmiş elçileriz&#8221; dediler.</li>
<li><strong>36/YÂSÎN-15: Kâlû mâ entum illâ beşerun mislunâ ve mâ enzeler rahmânu min şey’in in entum illâ tekzibûn(tekzibûne).</strong>15. Onlar şöyle dediler: “Siz de ancak bizim gibi insansınız. Rahmân, hiçbir şey indirmemiştir. Siz sadece yalan söylüyorsunuz.&#8221;</li>
<li><strong>36/YÂSÎN-16: Kalû rabbunâ ya’lemu innâ ileykum le murselûn(murselûne).</strong>16. (Elçiler ise) şöyle dediler: “Bizim gerçekten size gönderilmiş elçiler olduğumuzu Rabbimiz biliyor.&#8221;</li>
<li><strong>36/YÂSÎN-17: Ve mâ aleynâ illel belâgul mubîn(mubînu).</strong>17. “Bize düşen ancak apaçık bir tebliğdir.&#8221;</li>
<li><strong>36/YÂSÎN-18: Kâlû innâ tetayyernâ bi kum, le in lem tentehû le nercumennekum ve le yemessennekum minnâ azâbun elîm(elîmun).</strong>18. Dediler ki: “Şüphesiz biz sizin yüzünüzden uğursuzluğa uğradık. Eğer vazgeçmezseniz, sizi mutlaka taşlarız ve bizim tarafımızdan size elem dolu bir azap dokunur.&#8221;</li>
<li><strong>36/YÂSÎN-19: Kâlû tâirikum meakum, e in zukkirtum, bel entum kavmun musrifûn(musrifûne).</strong>19. Elçiler de, “Uğursuzluğunuz kendinizdendir. Size öğüt verildiği için mi (uğursuzluğa uğruyorsunuz?). Hayır, siz aşırı giden bir kavimsiniz&#8221; dediler.</li>
<li><strong>36/YÂSÎN-20: Ve câe min aksal medîneti raculun yes’â kâle yâ kavmittebiûl murselîn(murselîne).</strong>20. Şehrin öbür ucundan bir adam koşarak geldi ve şöyle dedi: “Ey kavmim! Bu elçilere uyun.&#8221;</li>
<li><strong>36/YÂSÎN-21: İttebiû men lâ yes’elukum ecren ve hum muhtedûn(muhtedûne).</strong>21. “Sizden hiçbir ücret istemeyen kimselere uyun, onlar hidayete erdirilmiş kimselerdir.&#8221;</li>
<li><strong>36/YÂSÎN-22: Ve mâ liye lâ a’budullezî fataranî ve ileyhi turceûn(turceûne).</strong>22. “Hem ben, ne diye beni yaratana kulluk etmeyeyim. Oysa siz de yalnızca O’na döndürüleceksiniz.&#8221;</li>
<li><strong>36/YÂSÎN-23: E ettehızu min dûnihî âliheten in yuridnir rahmânu bi durrin lâ tugni annî şefâatuhum şey’en ve lâ yunkızûn(yunkızûni).</strong>23. “O’nu bırakıp da başka ilâhlar mı edineyim? Eğer Rahmân bana bir zarar vermek istese, onların şefaati bana hiçbir fayda sağlamaz ve beni kurtaramazlar.&#8221;</li>
<li><strong>36/YÂSÎN-24: İnnî izen le fî dalâlin mubîn(mubînin).</strong>24. “O taktirde ben mutlaka açık bir sapıklık içinde olurum.&#8221;</li>
<li><strong>36/YÂSÎN-25: İnnî âmentu bi rabbikum fesmeûn(fesmeûni).</strong>25. “Şüphesiz ben sizin Rabbinize inandım. Gelin, beni dinleyin!&#8221;</li>
<li><strong>36/YÂSÎN-26: Kîled hulil cenneh(cennete), kâle yâ leyte kavmî ya’lemûn(ya’lemûne).</strong>26,27. (Kavmi onu öldürdüğünde kendisine): “Cennete gir!&#8221; denildi. O da, “Keşke kavmim, Rabbimin beni bağışladığını ve beni ikram edilenlerden kıldığını bilseydi!&#8221; dedi.</li>
<li><strong>36/YÂSÎN-27: Bimâ gafere lî rabbî ve cealenî minel mukremîn(mukremîne).</strong>26,27. (Kavmi onu öldürdüğünde kendisine): “Cennete gir!&#8221; denildi. O da, “Keşke kavmim, Rabbimin beni bağışladığını ve beni ikram edilenlerden kıldığını bilseydi!&#8221; dedi.</li>
<li><strong>36/YÂSÎN-28: Ve mâ enzelnâ alâ kavmihî min ba’dihî min cundin mines semâi ve mâ kunnâ munzilîn(munzilîne).</strong>28. Kendisinden sonra kavmi üzerine (onları cezalandırmak için) gökten hiçbir ordu indirmedik. İndirecek de değildik.</li>
<li><strong>36/YÂSÎN-29: İn kânet illâ sayhaten vâhıdetenfe izâ hum hâmidûn(hâmidûne).</strong>29. Sadece korkunç bir ses oldu. Bir anda sönüp gittiler.</li>
<li><strong>36/YÂSÎN-30: Yâ hasreten alel ıbâd(ıbâdi), mâ ye’tîhim min resûlin illâ kânû bihî yestehziûn(yestehziûne).</strong>30. Yazık o kullara! Kendilerine bir peygamber gelmezdi ki, onunla alay ediyor olmasınlar.</li>
<li><strong>36/YÂSÎN-31: E lem yerev kem ehleknâ kablehum minel kurûni ennehum ileyhim lâ yerciûn(yerciûne).</strong>31. Kendilerinden önce nice nesilleri helâk ettiğimizi; onların artık kendilerine dönmeyeceklerini görmediler mi?</li>
<li><strong>36/YÂSÎN-32: Ve in kullun lemmâ cemîun ledeynâ muhdarûn(muhdarûne).</strong>32. Onların hepsi de mutlaka toplanıp (hesap için) huzurumuza çıkarılacaklardır.</li>
<li><strong>36/YÂSÎN-33: Ve âyetun lehumul ardul meyteh(meytetu), ahyeynâhâ ve ahrecnâ minhâ habben fe minhu ye’kulûn(ye’kulûne).</strong>33. Ölü toprak onlar için bir delildir. Biz, onu diriltir ve ondan taneler çıkarırız da onlardan yerler.</li>
<li><strong>36/YÂSÎN-34: Ve cealnâ fîhâ cennâtin min nahîlin ve a’nâbin ve feccernâ fîhâ minel uyûn(uyûni).</strong>34,35. Meyvelerinden yesinler diye biz orada hurmalıklar, üzüm bağları var ettik ve içlerinde pınarlar fışkırttık. Bunları onların elleri yapmış değildir. Hâlâ şükretmeyecekler mi?</li>
<li><strong>36/YÂSÎN-35: Li ye’kulû min semerihî ve mâ âmilethu eydîhim, e fe lâ yeşkurûn(yeşkurûne).</strong>34,35. Meyvelerinden yesinler diye biz orada hurmalıklar, üzüm bağları var ettik ve içlerinde pınarlar fışkırttık. Bunları onların elleri yapmış değildir. Hâlâ şükretmeyecekler mi?</li>
<li><strong>36/YÂSÎN-36: Subhânellezî halakal ezvâce kullehâ mimmâ tunbitulardu ve min enfusihim ve mimmâ lâ ya’lemûn(ya’lemûne).</strong>36. Yerin bitirdiği şeylerden, insanların kendilerinden ve (daha) bilemedikleri (nice) şeylerden, bütün çiftleri yaratanın şanı yücedir.</li>
<li><strong>36/YÂSÎN-37: Ve âyetun lehumul leyl(leylu), neslehu minhun nehâre fe izâ hum muzlimûn(muzlimûne).</strong>37. Gece de onlar için bir delildir. Gündüzü ondan çıkarırız, bir de bakarsın karanlık içinde kalmışlardır.</li>
<li><strong>36/YÂSÎN-38: Veş şemsu tecrî li mustekarrin lehâ, zâlike takdîrul azîzil alîm(alîmi).</strong>38. Güneş de kendi yörüngesinde akıp gitmektedir. Bu, mutlak güç sahibi, hakkıyla bilen Allah’ın takdiri (düzenlemesi)dir.</li>
<li><strong>36/YÂSÎN-39: Vel kamere kaddernâhu menâzile hattâ âdekel urcûnil kadîm(kadîmi).</strong>39. Ayın dolaşımı için de konak yerleri (evreler) belirledik. Nihayet o, eğrilmiş kuru hurma dalı gibi olur.</li>
<li><strong>36/YÂSÎN-40: Leş şemsu yenbegî lehâ en tudrikel kamere ve lel leylu sâbikun nehâr(nehâri), ve kullun fî felekin yesbehûn(yesbehûne).</strong>40. Ne güneş aya yetişebilir, ne de gece gündüzü geçebilir. Her biri bir yörüngede yüzmektedir.</li>
<li><strong>36/YÂSÎN-41: Ve âyetun lehum ennâ hamelnâ zurriyyetehum fîl fulkil meşhûn(meşhûni).</strong>41. Onların soylarını dolu gemide taşımamız da onlar için bir delildir.</li>
<li><strong>36/YÂSÎN-42: Ve halaknâ lehum min mislihî mâ yerkebûn(yerkebûne).</strong>42. Biz, onlar için o gemi gibi binecekleri nice şeyler yarattık.</li>
<li><strong>36/YÂSÎN-43: Ve in neşe’ nugrıkhum fe lâ sarîha lehum ve lâ hum yunkazûn(yunkazûne).</strong>43. Biz istesek onları suda boğarız da kendileri için ne imdat çağrısı yapan olur, ne de kurtarılırlar.</li>
<li><strong>36/YÂSÎN-44: İllâ rahmeten minnâ ve metâan ilâ hîn(hînin).</strong>44. Ancak tarafımızdan bir rahmet olarak ve bir süreye kadar daha yaşasınlar diye kurtarılırlar.</li>
<li><strong>36/YÂSÎN-45: Ve izâ kîle lehumuttekû mâ beyne eydîkum ve mâ halfekum leallekum turhamûn(turhamûne).</strong>45. Onlara, “Önünüzde ve arkanızda olan şeylerden (dünya ve ahirette göreceğiniz azaplardan) sakının ki size merhamet edilsin&#8221; denildiğinde yüz çevirirler.</li>
<li><strong>36/YÂSÎN-46: Ve mâ te’tîhim min âyetin min âyâti rabbihim illâ kânû anhâ mu’ridîn(mu’ridîne).</strong>46. Onlara Rablerinin âyetlerinden bir âyet gelmez ki ondan yüz çeviriyor olmasınlar.</li>
<li><strong>36/YÂSÎN-47: Ve izâ kîle lehum enfikû mimmâ rezakakumullâhu kâlellezîne keferû lillezîne âmenû e nut’imu men lev yeşâullâhu at’ameh(at’amehu), in entum illâ fî dalâlin mubîn(mubînin).</strong>47. Onlara, “Allah’ın sizi rızıklandırdığı şeylerden Allah yolunda harcayın&#8221; denildiği zaman, inkâr edenler iman edenlere, “Allah’ın, dilemiş olsa kendilerini doyurabileceği kimselere mi yedireceğiz? Siz ancak apaçık bir sapıklık içindesiniz&#8221; derler.</li>
<li><strong>36/YÂSÎN-48: Ve yekûlûne metâ hâzel va’du in kuntum sâdikîn(sâdikîne).</strong>48. “Eğer doğru söyleyenlerseniz, bu tehdit ne zaman gelecek?&#8221; diyorlar.</li>
<li><strong>36/YÂSÎN-49: Mâ yenzurûne illâ sayhaten vâhıdeten te’huzuhum ve hum yahıssımûn(yahıssımûne).</strong>49. Onlar ancak, çekişip dururlarken kendilerini yakalayacak korkunç bir ses bekliyorlar.</li>
<li><strong>36/YÂSÎN-50: Fe lâ yestetîûne tavsiyeten ve lâ ilâ ehlihim yerciûn(yerciûne).</strong>50. Artık ne birbirlerine tavsiyede bulunabilirler, ne de ailelerine dönebilirler.</li>
<li><strong>36/YÂSÎN-51: Ve nufiha fîs sûri fe izâ hum minel ecdâsi ilâ rabbihim yensilûn(yensilûne).</strong>51. Sûra üfürülür. Bir de bakarsın, kabirlerden çıkmış, Rablerine doğru akın akın gitmektedirler.</li>
<li><strong>36/YÂSÎN-52: Kâlû yâ veylenâ men beasenâ min merkadinâ, hâzâ mâ vaader rahmânuve sadakal murselûn(murselûne).</strong>52. Şöyle derler: “Vay başımıza gelene! Kim bizi diriltip mezarımızdan çıkardı? Bu, Rahman’ın vaad ettiği şeydir. Peygamberler doğru söylemişler.&#8221;</li>
<li><strong>36/YÂSÎN-53: İn kânet illâ sayhaten vâhıdeten fe izâ hum cemîun ledeynâ muhdarûn(muhdarûne).</strong>53. Sadece korkunç bir ses olur. Bir de bakarsın, hepsi birden toplanıp huzurumuza çıkarılmışlardır.</li>
<li><strong>36/YÂSÎN-54: Fel yevme lâ tuzlemu nefsun şey’en ve lâ tuczevne illâ mâ kuntum ta’melûn(ta’melûne).</strong>54. O gün kimseye, hiç mi hiç zulmedilmez. Size ancak işlemekte olduğunuz şeylerin karşılığı verilir.</li>
<li><strong>36/YÂSÎN-55: İnne ashâbel cennetil yevme fî şugulin fâkihûn(fâkihûne).</strong>55. Şüphesiz cennetlikler o gün nimetlerle meşguldürler, zevk sürerler.</li>
<li><strong>36/YÂSÎN-56: Hum ve ezvâcuhum fî zılâlin alel erâiki muttekiûn(muttekiûne).</strong>56. Onlar ve eşleri gölgelerde koltuklara yaslanmaktadırlar.</li>
<li><strong>36/YÂSÎN-57: Lehum fîhâ fâkihetun ve lehum mâ yeddeûn(yeddeûne).</strong>57. Onlar için orada meyveler vardır. Onlar için diledikleri her şey vardır.</li>
<li><strong>36/YÂSÎN-58: Selâmun kavlen min rabbin rahîm(rahîmin).</strong>58. Çok merhametli olan Rab’den bir söz olarak (kendilerine) “Selâm&#8221; (vardır).</li>
<li><strong>36/YÂSÎN-59: Vemtâzûl yevme eyyuhel mucrimûn(mucrimûne).</strong>59. (Allah, şöyle der: ) “Ey suçlular! Ayrılın bu gün!&#8221;</li>
<li><strong>36/YÂSÎN-60: E lem a’had ileykum yâ benî âdeme en lâ ta’budûş şeytân(şeytâne), innehu lekum aduvvun mubîn(mubinun).</strong>60,61. “Ey Âdemoğulları! Ben, size, şeytana kulluk etmeyin. Çünkü o, sizin için apaçık bir düşmandır. Bana kulluk edin. İşte bu dosdoğru yoldur, diye emretmedim mi?&#8221;</li>
<li><strong>36/YÂSÎN-61: Ve eni’budûnî, hâzâ sırâtun mustekîm(mustekîmun).</strong>60,61. “Ey Âdemoğulları! Ben, size, şeytana kulluk etmeyin. Çünkü o, sizin için apaçık bir düşmandır. Bana kulluk edin. İşte bu dosdoğru yoldur, diye emretmedim mi?&#8221;</li>
<li><strong>36/YÂSÎN-62: Ve lekad edalle minkum cibillen kesîrâ(kesîran), e fe lem tekûnû ta’kılûn(ta’kılûne).</strong>62. “Andolsun, o sizden pek çok nesli saptırmıştı. Hiç düşünmüyor muydunuz?&#8221;</li>
<li><strong>36/YÂSÎN-63: Hâzihî cehennemulletî kuntum tûadûn(tûadûne).</strong>63. “İşte bu, tehdit edildiğiniz cehennemdir.&#8221;</li>
<li><strong>36/YÂSÎN-64: Islevhel yevme bimâ kuntum tekfurûn(tekfurûne).</strong>64. “İnkâr ettiğinizden dolayı bugün girin oraya!&#8221;</li>
<li><strong>36/YÂSÎN-65: El yevme nahtimu alâ efvâhihim ve tukellimunâ eydîhim ve teşhedu erculuhum bimâ kânû yeksibûn(yeksibûne).</strong>65. O gün biz onların ağızlarını mühürleriz. Elleri bize konuşur, ayakları da kazandıklarına şahitlik eder.</li>
<li><strong>36/YÂSÎN-66: Ve lev neşâu le tamesnâ alâ a’yunihim festebekûs sırâta fe ennâ yubsırûn(yubsırûne).</strong>66. Eğer dileseydik, onların gözlerini büsbütün kör ederdik de (bu hâlde) yola koyulmak için didişirlerdi. Fakat nasıl görecekler ki?!</li>
<li><strong>36/YÂSÎN-67: Ve lev neşâu le mesahnâhum alâ mekânetihim fe mâstetâû mudiyyen ve lâ yerciûn(yerciûne).</strong>67. Yine eğer dileseydik, oldukları yerde başka yaratıklara dönüştürürdük de ne ileri gidebilirler, ne geri dönebilirlerdi.</li>
<li><strong>36/YÂSÎN-68: Ve men nuammirhu nunekkishu fîl halk(halkı), e fe lâ ya’kılûn(ya’kılûne).</strong>68. Kime uzun ömür verirsek, onu yaratılış itibariyle tersine çeviririz (gücünü azaltırız). Hâlâ düşünmeyecekler mi?</li>
<li><strong>36/YÂSÎN-69: Ve mâ allemnâhuş şi’re ve mâ yenbagî leh(lehu), in huve illâ zikrun ve kur’ânun mubîn(mubînun).</strong>69. Biz, o Peygamber’e şiir öğretmedik. Bu, ona yaraşmaz da. O(na verdiğimiz) ancak bir öğüt ve apaçık bir Kur’an’dır.</li>
<li><strong>36/YÂSÎN-70: Li yunzire men kâne hayyen ve yehıkkal kavlu alel kâfirîn(kâfirîne).</strong>70. (Aklen ve fikren) diri olanları uyarması ve kâfirler hakkındaki o sözün (azabın) gerçekleşmesi için Kur’an’ı indirdik.</li>
<li><strong>36/YÂSÎN-71: E ve lem yerev ennâ halaknâ lehum mimmâ amilet eydînâ en’âmen fe hum lehâ mâlikûn(mâlikûne).</strong>71. Görmediler mi ki, biz onlar için, ellerimizin (kudretimizin) eseri olan hayvanlar yarattık da onlar bu hayvanlara sahip oluyorlar.</li>
<li><strong>36/YÂSÎN-72: Ve zellelnâhâ lehum fe minhâ rakûbuhum ve minhâ ye’kulûn(ye’kulûne).</strong>72. Biz, o hayvanları kendilerine boyun eğdirdik. Onlardan bir kısmı binekleridir, bir kısmını da yerler.</li>
<li><strong>36/YÂSÎN-73: Ve lehum fîhâ menâfiu ve meşârib(meşâribu), e fe lâ yeşkurûn(yeşkurûne).</strong>73. Onlar için bu hayvanlarda (daha pek çok) yararlar ve içecekler vardır. Hâlâ şükretmeyecekler mi?</li>
<li><strong>36/YÂSÎN-74: Vettehazû min dûnillâhi âliheten leallehum yunsarûn(yunsarûne).</strong>74. Belki kendilerine yardım edilir diye Allah’ı bırakıp da ilâhlar edindiler.</li>
<li><strong>36/YÂSÎN-75: Lâ yestetîûne nasrahum ve hum lehum cundun muhdarûn(muhdarûne).</strong>75. Onlar, ilâhlar için (hizmete) hazır asker oldukları hâlde, ilâhlar onlara yardım edemezler.</li>
<li><strong>36/YÂSÎN-76: Fe lâ yahzunke kavluhum, innâ na’lemu mâ yusirrûne ve mâ yu’linûn(yu’linûne).</strong>76. (Ey Muhammed!) Artık onların sözü seni üzmesin. Çünkü biz, onların gizlediklerini de açığa vurduklarını da biliyoruz.</li>
<li><strong>36/YÂSÎN-77: E ve lem yerel insânu ennâ halaknâhu min nutfetin fe iza huve hasîmun mubîn(mubînun).</strong>77. İnsan, bizim, kendisini az bir sudan (meniden) yarattığımızı görmedi mi ki, kalkmış apaçık bir düşman kesilmiştir.</li>
<li><strong>36/YÂSÎN-78: Ve darebe lenâ meselen ve nesiye halkah(halkahu), kâle men yuhyil izâme ve hiye remîm(remîmun).</strong>78. Bir de kendi yaratılışını unutarak bize bir örnek getirdi. Dedi ki: “Çürümüşlerken kemikleri kim diriltecek?&#8221;</li>
<li><strong>36/YÂSÎN-79: Kul yuhyîhellezî enşeehâ evvele merreh(merretin), ve huve bi kulli halkın alîm(alîmun).</strong>79. De ki: “Onları ilk defa var eden diriltecektir. O, her yaratılmışı hakkıyla bilendir.&#8221;</li>
<li><strong>36/YÂSÎN-80: Ellezî ceale lekum mineş şeceril ahdarinâren fe izâ entum minhu tûkıdûn(tûkıdûne).</strong>80. O, sizin için yeşil ağaçtan ateş yaratandır. Şimdi siz ondan yakıp duruyorsunuz.</li>
<li><strong>36/YÂSÎN-81: E ve leysellezî halakas semâvâti vel arda bi kâdirin alâ en yahluka mislehum, belâ ve huvel hallâkul alîm(alîmu).</strong>81. Gökleri ve yeri yaratan Allah’ın, onların benzerini yaratmaya gücü yetmez mi? Evet yeter. O, hakkıyla yaratandır, hakkıyla bilendir.</li>
<li><strong>36/YÂSÎN-82: İnnemâ emruhû izâ erâde şey’en en yekûle lehu kun fe yekûn(yekûnu).</strong>82. Bir şeyi dilediği zaman, O’nun emri o şeye ancak “Ol!&#8221; demektir. O da hemen oluverir.</li>
<li><strong>36/YÂSÎN-83: Fe subhânellezî bi yedihî melekûtu kulli şey’in ve ileyhi turceûn(turceûne).</strong>83. Her şeyin hükümranlığı elinde olan Allah’ın şanı yücedir! Siz yalnız O’na döndürüleceksiniz.</li>
</ul>
</div>
<p><b>Kaynak: Diyanet İşleri Meali (Yeni)</b></p>
</div><div class="su-expand-link su-expand-link-more" style="text-align:center"><a href="javascript:;" style="color:#045194;border-color:#045194"><i class="sui sui-angle-double-down" style="" aria-label=""></i><span style="border-color:#045194"><strong>Mealin_Devamını_Göster+</strong></span></a></div><div class="su-expand-link su-expand-link-less" style="text-align:center"><a href="javascript:;" style="color:#045194;border-color:#045194"><i class="sui sui-angle-double-up" style="" aria-label=""></i><span style="border-color:#045194"><strong>Daralt-</strong></span></a></div></div>
<h2>Yâsîn Suresi <b><span style="color: #425173;">(Hayrat Neşriyat Meali)</span></b></h2>
<div class="su-expand su-expand-collapsed su-expand-link-style-button" data-height="500"><div class="su-expand-content su-u-trim" style="color:#333333;max-height:500px;overflow:hidden">
<p>Yasin suresi mekkî olup, 83 ayettir.<br />
Bismillâhirrahmânirrahîm.<br />
<strong>1. Yâ, Sîn.(1)</strong><br />
(1) Yâ-sîn, “Ey insan!” demektir ki, murâdın Resûl-i Ekrem (asm) olduğu bildirilmektedir. Bu sûre, fazîletine binâen ve onu okuyanların kalbini nurlandırdığı için ‘Kur’ân’ın kalbi’ diye isimlendirilmiştir. (Nesefî, c. 4, 5)<br />
<strong>2. Hikmetli Kur&#8217;ân&#8217;a yemîn olsun! </strong><br />
<strong>3. Şübhesiz ki sen, elbette peygamberlerdensin.(2)</strong><br />
(2)“Şu kasem (yemîn) işâret eder ki, risâletin hücceti (delîli) o derece yakīnî (kat‘î) ve haktır ki, hakkāniyette (doğrulukta) makām-ı ta‘zim ve hürmete (büyükleyip hürmet gösterilecek bir makāma) çıkmış ki, onunla kasem ediliyor. İşte şu işâret ile der: ‘Sen resûlsün. Çünki senin elinde Kur’ân var.’ Kur’ân ise, haktır ve Hakk’ın kelâmıdır.” (Zülfikār, 25. Söz, 16-17)<br />
<strong>4. Dosdoğru bir yol üzerinde(sin).(3)</strong><br />
(3)“Resûl-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm, hılkaten (yaratılış olarak) en mu‘tedil (orta hâlli) bir vaziyette ve en mükemmel bir sûrette halk edildiğinden (yaratıldığından), harekât ve sekenâtı (sükûneti), i‘tidâl ve istikāmet üzerine gitmiştir. Siyer-i Seniyesi (yaşadığı yüksek ahlâkı), kat‘î bir sûrette gösterir ki, her hareketinde istikāmet ve i‘tidâl üzerine gitmiş, ifrat ve tefritten (aşırı ileri gitmek ve aşırı geri kalmaktan)ictinâb etmiştir (kaçınmıştır). Evet Resûl-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm, فاَسْتَقِمْ كَمآَ اُمِرْتَ[Emrolunduğun gibi dosdoğru ol!] emrini tamâmıyla imtisâl ettiği (yerine getirdiği) için, bütün ef‘âl (fiiller) ve akvâl (sözler) ve ahvâlinde (hâllerinde) istikāmet, kat‘î bir sûrette görünüyor.” (Lem‘alar, 11. Lem‘a, 61-62)</p>
<p><strong>5. (Bu Kur&#8217;ân) Azîz (kudreti dâimâ üstün gelen), Rahîm (çok merhametli olan Allah)&#8217;ın tenzîli (parça parça indirmesi)dir. </strong><br />
<strong>6. Tâ ki, (fetret devrinde) babaları korkutulmamış, kendileri de gaflet içinde (kalmış)kimseler olan bir kavmi korkutasın! </strong><br />
<strong>7. Celâlim hakkı için, onların çoğunun üzerine (azab husûsundaki) söz hak olmuştur; artık onlar (küfürlerindeki inadları sebebiyle) îmân etmezler. </strong><br />
<strong>8. Muhakkak ki biz onların boyunlarına halkalar geçirdik; öyle ki o (demir halkalar)çenelerine kadar (dayanmış)tır; bu yüzden onlar başları yukarı kalkık kimselerdir. </strong><br />
<strong>9. (İsyanlarındaki ısrarları yüzünden) önlerinden bir sed, arkalarından da bir sed çektik de onları(n gözlerini) perdeledik; artık onlar görmezler. </strong><br />
<strong>10. (Habîbim, yâ Muhammed!) Onları korkutsan da, korkutmasan da onlar için birdir; îmân etmezler. </strong><br />
<strong>11. (Sen,) ancak Zikr&#8217;e (Kur&#8217;ân&#8217;a) tâbi&#8217; olan ve gıyâben (görmediği hâlde)Rahmân&#8217;dan korkan kimseyi korkutabilirsin! İşte onu bir mağfiret ve güzel bir mükâfâtla(Cennetle) müjdele! </strong><br />
<strong>12. Şübhe yok ki ölüleri ancak biz diriltiriz! Hem önceden işledikleri (amelleri)ni ve(geride bıraktıkları) eserlerini yazarız. Ve (olmuş, olacak) herşeyi apaçık beyân eden bir kitabda (Levh-i Mahfûz&#8217;da) kaydetmişizdir.</strong><br />
<strong> 13. Onlara şu şehir (Antakya) halkını misâl getir! Hani oraya (Îsâ&#8217;nın gönderdiği) elçiler gelmişti. </strong><br />
<strong>14. O vakit onlara o iki (elçi)yi göndermiştik de o ikisini yalanladılar; bunun üzerine(onları) üçüncü (bir elçi) ile takviye ettik de (onlar:) “Gerçekten biz size gönderilmiş elçileriz” dediler. </strong><br />
<strong>15. (Şehir halkı:) “Siz de ancak bizim gibi bir(er) insansınız; hem Rahmân hiçbir şey indirmemiştir; siz ancak yalan söylüyorsunuz” dediler. </strong><br />
<strong>16. (Elçiler) dediler ki: “Rabbimiz biliyor ki, şübhesiz biz, gerçekten size gönderilmiş elçileriz.” </strong><br />
<strong>17. “Ve bize düşen, ancak apaçık bir tebliğdir.” </strong><br />
<strong>18. (Şehir halkı:) “Doğrusu biz, sizin yüzünüzden uğursuzluğa uğradık. Yemîn olsun ki, eğer (bu söylediklerinizden) vazgeçmezseniz sizi mutlaka taşla(yarak öldürü)rüz ve bizden size gerçekten elemli bir azab dokunur” dediler. </strong><br />
<strong>19. (Elçiler:) “Uğursuzluğunuz sizinle berâberdir. Size nasîhat verildiği için mi(uğursuzluk sayıyorsunuz)? Hayır! Siz haddi aşan bir kimseler topluluğusunuz” dediler. </strong><br />
<strong>20. Derken şehrin en uzak yerinden bir adam koşarak geldi; dedi ki: “Ey kavmim! (Bu)elçilere uyun!”(4)</strong></p>
<p>(4)Burada zikredilen koşarak gelen zâtın Habîbü’n-Neccâr olduğunu, tefsirlerin birçoğu beyân etmektedir. Kavmi olan Antakya halkını uyarması üzerine şehîd edilen bu mübârek insan, Hz. Muhammed(asm)’in vasıflarını ve peygamberlikle gönderileceğini bildirmiş ve kendisine îmân etmişti. (Rahmetullâhi aleyh)(Celâleyn Şerhi, c. 6, 282)</p>
<p><strong> 21. “Sizden (tebliğlerine karşılık hiç)bir ücret istemeyen (bu) kimselere tâbi&#8217; olun; çünki onlar hidâyete ermiş kimselerdir.” </strong><br />
<strong>22. “Hem ben neden, beni yaratana ibâdet etmeyeyim? Hâlbuki (hepiniz) ancak O&#8217;na döndürüleceksiniz.” </strong><br />
<strong>23. “Hiç (ben), O&#8217;ndan başka ilâhlar edinir miyim? Eğer Rahmân (olan Allah), bana bir zarar (vermek) istese, onların şefâati bana bir fayda vermez ve beni kurtaramazlar.”(5)</strong></p>
<p>(5)“Allah birdir. Başka şeylere mürâcaat edip yorulma! Onlara tezellül edip (önlerinde alçalıp) minnet çekme! Onlara temelluk edip (yaltaklanıp) boyun eğme! Onların arkasına düşüp zahmet çekme! Onlardan korkup titreme! Çünki Sultân-ı Kâinât birdir, herşeyin anahtarı O’nun yanında, herşeyin dizgini O’nun elindedir; herşey O’nun emriyle hâlledilir. O’nu bulsan, her matlûbunu (istediğini) buldun; hadsiz minnetlerden, korkulardan kurtuldun.” (Asâ-yı Mûsâ, 10. Hüccet-i Îmâniye, 185)</p>
<p><strong> 24. “Şübhesiz ki o zaman ben, elbette apaçık bir dalâlet içinde olurum.” </strong><br />
<strong>25. “Doğrusu ben, sizin Rabbinize îmân ettim; artık beni dinleyin!” </strong><br />
<strong>26,27. (Kavmi ise onu taşa tuttular ve öldürdüler de kendisine:) “Cennete gir!” denildi. (O da:) “Keşke Rabbimin bana mağfiret ettiğini ve beni ikrâm edilenlerden kıldığını kavmim bilselerdi!” dedi.<br />
</strong><strong> 28. Ondan sonra (Habîbü&#8217;n-Neccar&#8217;ın öldürülmesinin ardından) onun kavminin üzerine gökten hiçbir ordu indirmedik; indirici kimseler de değildik. </strong><br />
<strong>29. (Onların cezâsı) sâdece (korkunç) bir ses oldu; öyleki onlar (hayat cihetiyle) o anda sönüveren kimseler kesildiler! </strong><br />
<strong>30. Yazıklar olsun o kullara! Kendilerine ne zaman bir peygamber gelse, mutlaka onunla alay ederlerdi. </strong><br />
<strong>31. Görmediler mi ki, kendilerinden önce nice nesilleri (böyle zulümleri sebebiyle) helâk ettik; muhakkak ki onlar (bir daha) kendilerine dönüp gelmezler. </strong><br />
<strong>32. (Onlar, mahşer günü) hep birlikte ancak huzûrumuzda hazır bulundurulan kimseler olarak, toplanacak olanlardır. </strong><br />
<strong>33. Hâlbuki o ölü yeryüzü de (öldükten sonra dirilme husûsunda) kendileri için bir delildir. (Biz) onu dirilttik ve ondan dâneler çıkardık da bundan yiyorlar. </strong><br />
<strong>34. Hem orada hurmalıklardan ve üzüm bağlarından nice bahçeler yaptık(1) ve orada gözelerden (pınarlar) akıttık.</strong><br />
<strong>(1)Bakınız; (sahîfe 267, hâşiye 1)</strong><br />
<strong>35. Tâ ki onun mahsûlünden yesinler! Hâlbuki onu (o mahsulü) elleri yapmamıştır. Hâlâ şükretmeyecekler mi? </strong><br />
<strong>36. Pek münezzehtir O (Allah) ki, yerin bitirmekte olduklarından ve (insanların)kendilerinden ve bilemeyecekleri şeylerden (nice) çiftleri, onların hepsini yaratmıştır. </strong><br />
<strong>37. Onlar için (kudretimize) bir delil de gecedir. Ondan gündüzü soyup alırız; bir de bakarsın ki, onlar karanlıkta kalıvermiş kimseler olurlar. </strong><br />
<strong>38. Güneş de kendine mahsus bir yörünge içinde akıp gider. Bu, Azîz (kudreti dâimâ üstün gelen), Alîm (herşeyi hakkıyla bilen Allah)&#8217;ın takdîridir. </strong><br />
<strong>39. Aya da (kendi yörüngesinde birtakım) menziller takdîr ettik; nihâyet (bir menzilinde de eğrilmiş) eski hurma dalı gibi olmuştur.(6)<br />
</strong>(6)“Evet kamerin (ayın) takdîri ve tedvîri (vazîfelendirilmesi ve döndürülmesi) ve tedbîr ve tenvîri(aydınlatılması) ve zemîne ve güneşe karşı gāyet dakīk (ince) bir hesabla vaziyetleri, o kadar hayret-fezâ(hayret verici), o derece hârikadır ki, onu öyle tanzîm eden ve takdîr eden bir Kadîr’e (sonsuz kudret sâhibine) hiçbir şey ağır gelmez. ‘Onu öyle yapan, herşeyi yapabilir!’ fikrini, temâşâ eden (seyreden) her bir zîşuûra (şuûr sâhibine) ders verir.<br />
Hem öyle bir tarzda güneşi ta‘kīb ediyor ki, bir sâniye kadar yolunu şaşırmıyor, zerre kadar vazîfesinden geri kalmıyor. Dikkatle bakana: سُبْحاَنَ مَنْ تَحَيَّرَ ف۪ي صُنْعِهِ الْعُقُولُ [Akılların, san‘atında hayran kaldığı Zât(olan Allah, her türlü noksanlıktan) münezzehtir] dedirtiyor. Husûsan Mayısın âhirinde (sonunda) olduğu gibi, bazı vakitte ince hilâl şeklinde Süreyyâ (takım yıldızlarının) menziline girdiği vakit, hurma ağacının eğilmiş beyaz bir dalı sûretini ve Süreyyâ bir salkım sûretini gösterdiğinden, o yeşil semâ perdesi arkasında, hayâle nûrânî (nûrlu) büyük bir ağacın vücûdunu (varlığını) tahayyül (hayâl) ettirir. Güyâ o ağaçtan bir dalının bir sivri ucu, o perdeyi delmiş, bir salkımıyla berâber başını çıkarmış, Süreyyâ ve Hilâl olmuş ve sâir yıldızlar da o gaybî(görünmez) ağacın meyveleri olduğunu hayâle telkīn eder. İşte كاَلْعُرْجُونِ الْقَد۪يمِ*[Eski hurma dalı gibi] teşbîhinin (benzetmesinin) letâfetini (güzelliğini), belâğatını (ifâdesindeki hârikalığı) gör!” (Mektûbât, 3. Mektûb, 12)</p>
<p><strong>40. Ne güneşin aya yetişmesi (ona çarpması) kendisine (takdîr edilen nizâma) lâyıktır, ne de gece, gündüzü geride bırakıcıdır. Çünki her biri (bir itâat ve heybet altında ayrı) bir yörüngede yüzerler.</strong><br />
<strong> 41. Yine onlar için (kudretimize) bir delildir ki, gerçekten biz zürriyetlerini o dolu gemide taşıdık. </strong><br />
<strong>42. Ve onlar için bunun gibi binecekleri (daha nice) şeyleri (vâsıtaları) yarattık. </strong><br />
<strong>43. Hâlbuki dilersek onları suda boğarız; o zaman ne kendilerine imdâd eden olur, ne de onlar kurtarılırlar. </strong><br />
<strong>44. Ancak tarafımızdan bir rahmet ve bir zamâna kadar (dünyadan) faydalandırma müstesnâ. </strong><br />
<strong>45. Hem onlara: “Önünüzdekinden ve arkanızdakinden (dünya ve âhiret azâbından)sakının; tâ ki merhamet olunasınız” denildiği zaman (yüz çevirirler). </strong><br />
<strong>46. Ve onlara ne zaman Rablerinin âyetlerinden bir âyet gelse, mutlaka ondan yüz çevirici kimseler olmuşlardır. </strong><br />
<strong>47. Kendilerine: “Allah&#8217;ın sizi rızıklandırdığı şeylerden (siz de O&#8217;nun yolunda) sarf edin!” denildiğinde ise o inkâr edenler, îmân edenlere dedi(ler) ki: “Allah dileyecek olsaydı kendisini doyuracağı bir kimseyi, (biz) mi doyuracağız? Doğrusu siz ancak apaçık bir dalâlet içindesiniz.” </strong><br />
<strong>48. Hem, “Eğer (iddiânızda) doğru kimseler iseniz, bu va&#8217;d (edilen kıyâmet) ne zaman?” diyorlar. </strong><br />
<strong>49. Onlar, birbirleriyle çekişip dururken kendilerini (ansızın) yakalayacak olan (korkunç)bir sesten (sûra birinci üfürülüşten) başkasını beklemiyorlar. </strong><br />
<strong>50. Artık (onların), ne bir tavsiyeye güçleri yeter, ne de âilelerine dönebilirler! </strong><br />
<strong>51. Ve sûra (ikinci def&#8217;a) üfürülmüştür de bakarsın ki onlar kabirlerinden (kalkıp)Rablerine koşuyorlar! </strong><br />
<strong>52. Derler ki: “Eyvâh bize! Bizi yattığımız yerden kim kaldırdı? Bu, Rahmân&#8217;ın va&#8217;d ettiği şeydir; demek peygamberler doğru söylemiş!” </strong><br />
<strong>53. (O) sâdece (korkunç) bir sestir; onlar hemen o anda huzûrumuzda hazır bulundurulan kimseler olarak, toplanacak olanlardır.(7)</strong></p>
<p>(7)“Bahar mevsiminde birkaç gün zarfında, nev‘-i beşerin (insanların) umûmundan bin def‘a ziyâde olan umum ağaçların bütün yaprakları, evvelki baharın aynı gibi birden mükemmel inşâ edilmeleri ve yine umum ağaçların umum çiçekleri ve meyveleri ve yaprakları, geçen baharın mahsûlâtı gibi, berk (şimşek) sür‘atinde îcâdları (yaratılmaları), hem o baharın mebde’leri (başlangıçları) olan hadsiz tohumcukların, çekirdeklerin, köklerin, birden berâber intibahları (uyanmaları) ve inkişâfları (büyümeleri) ve ihyâları (diriltilmeleri), hem kemiklerden ibâret olarak ayakta duran emvât (ölüler) gibi bütün ağaçların cenâzeleri bir emir ile def‘aten(âniden) بَعْثُ بَعْدَ الْمَوْتِ [Öldükten sonra dirilme]’ye mazhariyetleri ve neşirleri, hem küçücük hayvanât tâifelerinin hadsiz efradlarının gāyet derecede san‘atlı bir sûrette ihyâları, hem bilhassa sinekler kabîlelerinin haşirleri (yeniden diriltilmeleri) ve bilhassa dâimâ yüzlerini, gözlerini ve kanatlarını temizlemekle bize abdesti ve nezâfeti (temizliği) ihtâr eden ve yüzümüzü okşayan gözümüzün önündeki sinek kabîlesinin bir senede neşrolan efrâdı (çoğaltılan ferdleri), benî-Âdemin (Âdemoğullarının) Âdem zamânından beri gelen umum efrâdından daha fazla olduğu hâlde, her baharda sâir kabîleleriyle berâber birkaç gün zarfında inşâları, ihyâları, haşirleri elbette kıyâmette ecsâd-ı insâniyenin (insan cesedlerinin) inşâsına bir misâl değil, belki binler misâldirler.” (Şuâ‘lar, 2. Şuâ‘, 32)</p>
<p><strong>54. Artık o gün hiç kimse (en küçük) bir haksızlığa uğratılmaz ve ancak yapmakta olduğunuzun karşılığını görürsünüz.</strong><br />
<strong> 55. Şübhesiz ki Cennet ehli, o gün (pek güzel) bir meşgûliyet içinde zevk eden kimselerdir. </strong><br />
<strong>56. Onlar ve hanımları, (artık o gün) gölgelerde tahtlar üzerinde (oturup) yaslanmış olanlardır. </strong><br />
<strong>57. Onlar için orada, meyveler ve kendileri için ne istiyorlarsa vardır. </strong><br />
<strong>58. Çok merhametli Rab&#8217;den (onlara) hitâben (bir de) selâm vardır. </strong><br />
<strong>59. Ve (o gün müşriklere de denilir ki): “Ey günahkârlar! Bugün (mü&#8217;minlerden)ayrılın!” </strong><br />
<strong>60,61. “Ey Âdemoğulları! (Ben) size: &#8216;Şeytana kulluk etmeyin! Çünki o size apaçık bir düşmandır ve bana kulluk edin! Bu dosdoğru bir yoldur&#8217; diye (tavsiye ederek) ahdetmedim mi?” </strong><br />
<strong>62. “Böyle iken, yemîn olsun ki (şeytan), içinizden birçok nesilleri dalâlete sevk etmiştir. Hiç mi akıl erdirmiyordunuz?” </strong><br />
<strong>63. “(İşte) bu, va&#8217;d olunageldiğiniz Cehennemdir!” </strong><br />
<strong>64. “İnkâr etmekte olduğunuzdan dolayı bugün girin oraya!” </strong><br />
<strong>65. O gün onların ağızlarını mühürleriz de bize elleri söyler ve neler kazanıyor idiyseler ayakları şâhidlik eder!(8)</strong><br />
(8)“Eğer insan, enâniyetine (benliğine) istinâd edip (dayanıp) hayât-ı dünyeviyeyi gāye-i hayâl (asıl maksad) ederek derd-i maîşet (geçim derdi) içinde muvakkat (geçici) bazı lezzetler için çalışsa, gāyet dar bir dâire içinde boğulur gider. Ona verilen bütün cihâzât (cihazlar) ve âlât (âletler) ve letâif (duygular), ondan şikâyet ederek haşirde (kıyâmet gününde) onun aleyhinde şehâdet (şâhidlik) edeceklerdir. Ve da‘vâcı olacaklardır.” (Sözler, 23. Söz, 113)</p>
<p><strong> 66. Hâlbuki dileseydik, onların gözlerini büsbütün kör ederdik de yolda koşuşup kalırlardı; o hâlde nasıl görecekler(di)? </strong><br />
<strong>67. Ve dileseydik, (en dirâyetli) oldukları(nı zannettikleri) yerde onların şekillerini(çirkin bir sûrete) elbette değiştirirdik de (bundan kurtulmak için), ne ileri gitmeye güçleri yeter, ne de geri dönebilirlerdi. </strong><br />
<strong>68. Hem kimi çok yaşatırsak, onu yaratılışta tersine çeviririz (yaşlandıkça gücünü, aklını azaltırız). Hiç akıl erdirmiyorlar mı? </strong><br />
<strong>69. Ve ona (o Resûlümüze), şiir öğretmedik; (bu) ona yaraşmazdı da.(9) Doğrusu o, ancak bir nasîhattir ve apaçık beyân eden bir Kur&#8217;ân&#8217;dır.</strong></p>
<p>(9)“Kur’ân-ı Hakîm, nihâyetsiz parlak, yüksek hakīkatleri câmi‘ olduğundan, şiir hayâlâtından müstağnîdir(uzaktır). Evet Kur’ân-ı Mu‘cizü’l-Beyân’ın (ifâdesi dahi mu‘cize olan Kur’ân’ın) (&#8230;) manzum (şiir) olmadığının diğer bir sebebi de budur ki: Âyetlerinin her bir necmi (yıldız gibi her bir âyeti), vezin (ölçü) kaydı altına girmeyip, tâ ekser âyetlere bir nevi‘ merkez olsun ve kardeşi olsun ve mâbeynlerinde (aralarında) mevcud münâsebet-i ma‘neviyeye (ma‘nevî alâkalara) râbıta (bağ) olmak için, o dâire-i muhîta (geniş dâire) içindeki âyetlere birer hatt-ı münâsebet (birer irtibat hattı) teşkîl etsin. Güyâ serbest her bir âyetin, ekser âyetlere bakar birer gözü, müteveccih (yönelmiş) birer yüzü var. Kur’ân içinde binler Kur’ân bulunur ki, her bir meşreb(husûsî ahlâk) sâhibine birisini verir. (&#8230;) وَماَ يَنْبَغ۪ي لَهُ [(Bu) ona yaraşmazdı da] sırrını da bununla anla ki: Şiirin şe’ni (gereği); küçük ve sönük hakīkatleri, büyük ve parlak hayâllerle süslendirip beğendirmek ister. Hâlbuki Kur’ân’ın hakīkatleri; o kadar büyük, âlî (yüksek), parlak ve revnakdârdır (güzeldir) ki, en büyük ve parlak hayâl, o hakīkatlere nisbet edilse, gāyet küçük ve sönük kalır.” (Sözler, 13. Söz)</p>
<p><strong> 70. Tâ ki hayatta olanları (Allah&#8217;ın azâbıyla) korkutsun, kâfirlerin üzerine ise (azab husûsundaki) söz hak olsun! </strong><br />
<strong> 71. Görmediler mi ki, şübhesiz biz kudretimizin yaptıklarından, onlar için nice hayvanlar yarattık da onlar bunlara sâhib olmuş kimselerdir. </strong><br />
<strong>72. Hem bunları kendilerine boyun eğdirdik de, onların bir kısmı binekleridir, bir kısmından da yerler. </strong><br />
<strong>73. Hem bunlarda kendileri için (daha birçok) menfaatler ve içecekler vardır. Hâlâ şükretmezler mi? </strong><br />
<strong>74. Ve (güyâ) belki kendilerine yardım edilir diye Allah&#8217;dan başka ilâhlar edindiler. </strong><br />
<strong>75. (O ilâhlar,) onlara yardıma güç yetiremezler; bil&#8217;akis kendileri onlar(ı muhâfaza)için hazırlanmış askerlerdir. </strong><br />
<strong>76. (Habîbim, yâ Muhammed!) Öyle ise onların sözü, seni üzmesin! Şübhesiz ki biz,(onlar) neyi gizlerler ve neyi açıklarlarsa biliriz. </strong><br />
<strong>77. Hem o insan görmedi mi, gerçekten biz kendisini nutfeden (hakir bir damla sudan süzülmüş hulâsadan) yarattık! Buna rağmen bakarsın ki o apaçık bir hasım (kesilmiş)tir. </strong><br />
<strong>78. Kendi yaratılışını unuttu da bize bir misâl getirdi: “Onlar çürümüş olduğu hâlde, şu kemikleri kim diriltecek?” dedi. </strong><br />
<strong>79. De ki: “Onları ilk def&#8217;a yaratan, (yine) onları diriltecek! Çünki O, her türlü (mahlûku ve onları) yaratmayı hakkıyla bilendir.” </strong><br />
<strong>80. O ki, size yeşil ağaçtan bir ateş yaptı da, işte siz ondan yakıp duruyorsunuz.(10)<br />
</strong>(10)“(Âyet) اَلشَّجَرُالْأَخْضَرُ*[yeşil ağaç] kelimesiyle remzen (işâretle) der: ‘Ey haşri (öldükten sonra dirilmeyi) inkâr eden adam! Ağaçlara bak! Kışta ölmüş, kemikler gibi hadsiz ağaçları baharda dirilten, yeşillendiren, hattâ her bir ağaçta yaprak ve çiçek ve meyve cihetiyle üç haşrin nümûnelerini gösteren bir Zât’a karşı inkâr ile, istib‘âd (akıldan uzak görmek) ile kudretine meydan okunmaz!’ Sonra bir delîle daha işâret eder, der: ‘Size ağaç gibi kesîf (sert), sakīl (ağır), karanlıklı bir maddeden ateş gibi latîf (ince), hafif, nûrânî bir maddeyi çıkaran bir Zât’tan, odun gibi kemiklere ateş gibi bir hayat ve nûr gibi bir şuûr vermeyi nasıl istib‘âd ediyorsunuz?’<br />
Sonra bir delîle daha tasrîh eder (açıklar) der ki: ‘Bedevîler (göçebeler) için kibrit yerine ateş çıkaran meşhur ağacın, yeşil iken iki dalı birbirine sürüldüğü vakit ateşi yaratan ve rutûbetiyle yeşil ve harâretiyle kuru gibi iki zıd tabîatı (hâli) cem‘ edip (bir araya getirip), onu buna menşe’ (kaynak) etmekle her bir şey, hattâ anâsır-ı asliye (esas unsurlar) ve tabâyi‘-i esâsiye (temel maddeler), onun emrine bakar, onun kuvvetiyle hareket eder, hiçbirisi başıboş olup tabîatla (kendiliğinden) hareket etmediğini gösteren bir Zât’tan, topraktan yapılan ve sonra toprağa dönen insanı, topraktan yeniden çıkarması istib‘âd edilmez. İsyân ile ona meydan okunmaz!’ ” (Zülfikār, 25. Söz, 31-32)</p>
<p><strong> 81. Gökleri ve yeri yaratan, onların (o insanların) benzerini de yaratmaya kadir değil midir? Evet (kadirdir)! Çünki O, Hallâk (herşeyi çokça yaratan)dır, Alîm (hakkıyla bilen)dir. </strong><br />
<strong>82. Bir şeyi(n olmasını) dilediği zaman, O&#8217;nun emri, ona sâdece “Ol!” demektir, (o da)hemen oluverir.(11)</strong><br />
(11) Herşeyin “ol” emriyle oluvermesi hakkında bakınız; (Mektûbât, 20. Mektûb, 76-85)<br />
<strong>83. İşte münezzehtir O (Allah) ki, herşeyin melekûtu (gerçek mülkü ve tasarrufu)O&#8217;nun elindedir ve ancak O&#8217;na döndürüleceksiniz. </strong></p>
</div><div class="su-expand-link su-expand-link-more" style="text-align:center"><a href="javascript:;" style="color:#045194;border-color:#045194"><i class="sui sui-angle-double-down" style="" aria-label=""></i><span style="border-color:#045194"><strong>Mealin_Devamını_Göster+</strong></span></a></div><div class="su-expand-link su-expand-link-less" style="text-align:center"><a href="javascript:;" style="color:#045194;border-color:#045194"><i class="sui sui-angle-double-up" style="" aria-label=""></i><span style="border-color:#045194"><strong>Daralt-</strong></span></a></div></div>
<p>Kaynak: <a href="https://www.kuranmeali.com/Sayfalar.php?meal=hayrat&amp;sayfa=439" rel="noopener">kuranmeali.com</a></p>
<h2>Yasin Suresi Arapça Video Tilaveti</h2>
<p class="fv-flowplayer-feed"><a href="https://www.islamicvideos.org/tr/kuran-yasin-suresi-mealleri/" title="Click to watch the video">[This post contains video, click to play]<br /><img decoding="async" src="https://i.ytimg.com/vi/azSPcGhBH90/maxresdefault.jpg#auto" width="400" /></a></p>
<p><strong>!! MEALİ GÖRMEK İÇİN LÜTFEN CC (YANİ ALTYAZI) DÜĞMESİNİ AÇINIZ. YANİ, KAPALI İSE ALTYAZIYI (CC) AÇIN.</strong></p>
<h2><a href="https://www.islamicvideos.org/yasin-suresi-kuran-i-kerim-rashid-alafasy/">Yasin Suresi Hakkında Ayrıntılar &gt;&gt;</a></h2>
<p>&nbsp;</p>
<p>&lt;p&gt;The post <a rel="nofollow" href="https://www.islamicvideos.org/tr/kuran-yasin-suresi-mealleri/">Yasin Suresi Mealleri (Diyanet, Elmalılı Hamdi Yazır), Latince Okunuşu</a> first appeared on <a rel="nofollow" href="https://www.islamicvideos.org">Dini Videolar</a>.&lt;/p&gt;</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.islamicvideos.org/tr/kuran-yasin-suresi-mealleri/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yasin Suresi &#8211; Hızlı Muhteşem Kuran Tilaveti</title>
		<link>https://www.islamicvideos.org/tr/yasin-suresi-hizli-muhtesem-kuran-tilaveti/</link>
					<comments>https://www.islamicvideos.org/tr/yasin-suresi-hizli-muhtesem-kuran-tilaveti/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 08 Dec 2024 14:27:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kuranı Kerim Videoları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.islamicvideos.org/?p=9903</guid>

					<description><![CDATA[<p>YASİN SURESİ (KUR&#8217;AN-I KERİM&#8217;İN KALBİ) HAKKINDA Yasin Suresi (Ya-Sin, Yasin) adını başladığı iki mukatta (ya ve sin) harfinden alır. Yasin Suresi Kuran&#8217;ın kalbidir. Yasin Suresi, Kuran-ı Kerim&#8217;in 36. suresidir ve Mekke döneminde indirilmiştir.  Surenin 83 ayeti vardır ve içerisinde tevhide (Allah&#8217;ın birliğine), ahiret hayatına, tabiattaki kurulu muhteşem düzenin sonucu olan deliller, peygamberlere ve Kutsal Kitap(lar)a [&#8230;]</p>
<p>&lt;p&gt;The post <a rel="nofollow" href="https://www.islamicvideos.org/tr/yasin-suresi-hizli-muhtesem-kuran-tilaveti/">Yasin Suresi &#8211; Hızlı Muhteşem Kuran Tilaveti</a> first appeared on <a rel="nofollow" href="https://www.islamicvideos.org">Dini Videolar</a>.&lt;/p&gt;</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h2>YASİN SURESİ (KUR&#8217;AN-I KERİM&#8217;İN KALBİ) HAKKINDA</h2>
<p>Yasin <em>Suresi</em> (Ya-Sin, Yasin) adını başladığı iki mukatta (ya ve sin) harfinden alır. <em>Yasin Suresi Kuran&#8217;ın kalbidir. Yasin Suresi, Kuran-ı Kerim&#8217;in 36. suresidir ve Mekke döneminde indirilmiştir. </em></p>
<p class="fv-flowplayer-feed"><a href="https://www.islamicvideos.org/tr/yasin-suresi-hizli-muhtesem-kuran-tilaveti/" title="Click to watch the video">[This post contains video, click to play]<br /><img decoding="async" src="https://i.ytimg.com/vi/1BFM7D6aFF0/maxresdefault.jpg#auto" width="400" /></a></p>
<p>Surenin 83 ayeti vardır ve içerisinde tevhide (Allah&#8217;ın birliğine), ahiret hayatına, tabiattaki kurulu muhteşem düzenin sonucu olan deliller, peygamberlere ve Kutsal Kitap(lar)a inanmanın önemine dair mesajlar yer almaktadır. Ayrıca iman-küfür mücadelesi çerçevesinde geçmiş kavimlerden ibret verici misaller verilir. Müslümanlar arasında özellikle cenaze törenleri sırasında okunması geleneği vardır.</p>
<p>&#8220;Dört bölüm halinde incelenmesi mümkün olan sûrenin birinci bölümünde ana konu Hz. Peygamber’in nübüvvetinin ispatı ve Kur’an’ın vahiy ürünü oluşudur.&#8221; &#8220;Sûrenin ikinci bölümü kendilerine Hak dinin tebliğcilerinin gönderildiği bir yerleşim yeri halkının (ashâbü’l-karye) kıssası hakkındadır. Bu yerleşim yerine önce iki tebliğci gelmiş, ardından bunları destekleyen üçüncüsü gönderilmiştir.&#8221; &#8220;Sûrenin üçüncü bölümünde insanların hayatlarını sürdürdükleri yeryüzünün besleyici özelliğine, gece ile gündüz, güneşle ay arasındaki düzen ve âhenge, yeryüzündeki çiçek, bitki vb. şeyler, ayrıca insanlar ve insanların henüz vâkıf olamadığı nice canlı arasındaki tozlaşma ve döllenmeye, gemilerin denizde batmadan seyretmesine temas edilerek Allah’ın birliği ve yüceliğine dikkat çekilir; bütün bu delil ve işaretlere rağmen inkârcıların dinî gerçeklerden yüz çevirdikleri ifade edilir (âyet 33-47). Yâsîn sûresinin dördüncü bölümü âhiretin varlığı ve âhiret âleminin tasvirine dairdir. &#8221; [1]
<h3><strong>YASİN SURESİ&#8217;NİN YUKARIDAKİ VE AŞAĞIDAKİ VİDEOSU HAKKINDA</strong></h3>
<p><span class="VIiyi" lang="tr"><span class="JLqJ4b" data-language-for-alternatives="tr" data-language-to-translate-into="en" data-phrase-index="0" data-number-of-phrases="1"><span class="Q4iAWc">Yasin Suresi&#8217;nin yukarıdaki ve aşağıdaki videoları, kelime kelime takip özelliğiyle ile dünyanın en iyi hızlı okuma Kuran videolarındandırlar. Altyazı olarak 50&#8217;den fazla Dilde Kuran Mealleri (İngilizce Kuran, Hintçe Kuran, Urdu Kuran, &#8230;) vardır. Çözünürlük FULL HD&#8217;dir. DÜNYADA İLK KEZ Kuran videoları, videolarda 50&#8217;den fazla dilde altyazılı olarak yayınlanmaktadır. </span></span></span></p>
<p><strong>Bu video aynı zamanda ayetlerin manasını yansıtan ilgili görüntüleri içerir. Ayet ayet izleme ve kelime kelime takip özelliği</strong> ile çok güzel ve okunabilir Arapça yazı tipi içerir.</p>
<p><strong>Okuyan:</strong> Davut Kaya</p>
<p><strong><span class="VIiyi" lang="tr"><span class="JLqJ4b" data-language-for-alternatives="tr" data-language-to-translate-into="en" data-phrase-index="0" data-number-of-phrases="1"><span class="Q4iAWc">VİDEOYU ÇALIŞTIRMAK İÇİN YUKARIDAKİ OYNAT DÜĞMESİNE veya VİDEOYA DOKUNUN.</span></span></span></strong></p>
<p><strong>!! ÇEVİRİYİ DİLİNİZDE GÖRMEK İÇİN LÜTFEN CC DÜĞMESİNİ AÇINIZ. YANİ, KAPALI İSE ALTYAZILARI AÇIN.</strong></p>
<h3><strong style="font-size: 16px;">NEDEN KURAN VİDEOLARIMIZ, DÜNYANIN EN İYİLERİNDENDİR? </strong></h3>
<ul>
<li>Tüm Kuran videolarımız 50’den fazla dil sahibidir. Araştırmamıza göre, dünyadaki kuran videolarının çoğunda altyazı bulunmamaktadır. Youtube Kanalımız ve sitemiz hariç tespitlerimize göre Dünya&#8217;daki hiçbir Kuran videosunda bu özellik yoktur. Biz şimdiye kadar, bu alanda çalışmamıza ve araştırmamıza rağmen henüz tespit etmedik.</li>
<li>Kur’an videolarımız doğaya ve ayetlere ilişkin muhteşem görüntülere sahiptir. Yine, dünyadaki çok az sayıda Kuran videosunda ayetlere ilişkin görüntüleri vardır. Ayet ile ilgili Kuran videolarımız bu türün en iyilerden biridir.</li>
<li>Kur’an videolarımız okunan ayetteki kelimeleri gösterme özelliğine sahiptir (bazı daha önce yüklediğimiz videolarımız bu özelliğe sahip değildir). Dünyadaki çok az Kuran videosunun bu özelliği vardır.</li>
<li>Videolarımızı geliştirirken en son teknolojiyi kullanmaktayız. İlgili konular da yeni teknolojiler geliştirmekteyiz.</li>
</ul>
<p><a href="https://www.islamicvideos.org/explanation-in-other-languages/"> <span class="VIiyi" lang="tr"><span class="JLqJ4b ChMk0b" data-language-for-alternatives="tr" data-language-to-translate-into="en" data-phrase-index="0" data-number-of-phrases="1"><span class="Q4iAWc">Bu Web Sitesinin Videoları Hakkında Diğer Dillerde Kısa Açıklamalar</span></span></span></a></p>
<h2>YASİN SURESİ&#8217;NİN FAZİLETLERİ VE FAYDALARI</h2>
<h3>Yasin Suresinin Faziletleri ve Faydaları</h3>
<p>Hz. Muhammed (S.A.V.) hadislerinde Yasin Suresi hakkında şöyle buyurmuştur:</p>
<ul>
<li>&#8220;Her şeyin bir kalbi vardır. Kur&#8217;ân&#8217;ın kalbi de Yâsin&#8217;dir. Kim Yâsin&#8217;i okursa, Allah onun okumasına, Kur&#8217;ân&#8217;ı on kere okumuş gibi sevap yazar&#8221; (Tirmizî, Fedâilu&#8217;l-Kur&#8217;an, 7; Dârimî, Fedâilu&#8217;l-Kur&#8217;ân, 21, Müsned, V).</li>
<li>&#8220;Yâsin, Kur&#8217;ân&#8217;ın kalbidir. Allah&#8217;ı ve ahiret gününü arzu ederek Yâsin okuyan kimsenin geçmiş günahı affedilir. Onu ölülerinize okuyunuz&#8221; (Ebû Davud Cenâiz 20; İbn Mace, Cenâiz 4; İbn Hanbel, Müsned V, 26, 27). Efendimiz (s.a.v.) buyurur: &#8220;Ölülerinizin yanında Yâsîn&#8217;i okuyun.&#8221; (İbn Mâce, Cenâiz 4; Ahmed b. Hanbel, Müsned, V, 26)</li>
</ul>
<p>Bu hadis-i şeriften anlaşılmaktadır ki, ölmekte olan kişinin yanında Yasin Suresi&#8217;nin okunması tavsiye edilmektedir. Bu dünyadan ayrılan bir insan, kolaylıkla öbür dünyaya geçmek için manevi yardıma ve rahatlığa ihtiyaç duyar, bu yüzden bu süre zarfında, Kur&#8217;an&#8217;ın Kalbi olan Yasin Suresi okunursa, ruha yardım eder ve huzur ve rahatlık getirir [2]. Zaten Kuranı Kerim okumak insana huzur ve rahatlık</p>
<ul>
<li>Hz. Muhammed&#8217;in (s.a.v.) şöyle dediği Ata bin Ebi Riibaah&#8217;ın rivayet ettiği bir hadise göre; <strong>“Kim gündüzün başlangıcında Yasin Suresini okursa, onun ihtiyaçları giderilir.”</strong>(Darimî, Fezailu&#8217;l-Kur&#8217;an, 21.).</li>
</ul>
<p>Yasin Suresini okumak, bu dünyevi yaşamın sorunlarını çözmenize her gün yardımcı olur ve yaşamın veya yaşam ortağının test edilmesini kolaylaştırır. Okunuş, Allah Teâlâ&#8217;nın okuyana bereketini hatırlatır. Bu surenin aynı zamanda kalple ilgili birçok korkuyu ortadan kaldırdığı bilinmektedir [2].</p>
<h3>Yasin Suresinin Faydaları</h3>
<p class="whitespace-pre-wrap">Yasin Suresi, Kur&#8217;an-ı Kerim&#8217;in en önemli surelerinden biridir ve Müslümanlar arasında yaygın bir şekilde okunur. Yasin Suresinin faydaları şunlardır:</p>
<ol>
<li>
<p class="whitespace-pre-wrap">Yasin Suresi, ölüleri hatırlamak ve onların ruhlarına dua etmek için çok etkili bir suredir. Özellikle ölen bir kişinin mezarı başında okunması önerilir.</p>
</li>
<li>
<p class="whitespace-pre-wrap">Yasin Suresi, Allah&#8217;ın birliğine, kudretine, merhametine, verdiği nimetlere, adaletine ve insana verdiği değere vurgu yapar. Bu nedenle Yasin Suresinin okunması, okuyanların imanlarını arttırabilir.</p>
</li>
<li>
<p class="whitespace-pre-wrap">Yasin Suresi, ruhsal sorunlarla mücadele etmek isteyenler için de çok faydalıdır. Özellikle kaygı, depresyon, huzursuzluk ve diğer psikolojik sorunları olanlar, bu sureyi okuduğunda rahatlama ve huzur hissi yaşayabilirler.</p>
</li>
<li>
<p class="whitespace-pre-wrap">Sıkıntılı dönemlerde okunduğunda insanlara güç ve motivasyon sağlayabilir.</p>
</li>
<li>
<p class="whitespace-pre-wrap">Yasin Suresinin okunmasının insanın dualarının kabul olmasında etkili olabilir. Bu nedenle, dua etmek isteyenler, duadan önce Yasin Suresi&#8217;ni okuyabilirler.</p>
</li>
</ol>
<h3>Yasin Suresinin Diğer Faydaları [3]</h3>
<h4>Yasin Suresi&#8217;nin Fiziksel Faydaları:</h4>
<ul>
<li>Hastalıkların tedavisinde fayda</li>
<li>Anne sütünde artış</li>
</ul>
<h4>Manevi Faydalar</h4>
<ul>
<li>10 tam Kuran&#8217;a eşdeğer sevap</li>
<li>Ölüm döşeğindeki biri için bağışlama</li>
<li>Mezarın sıkmasından korunma</li>
</ul>
<p data-fontsize="28" data-lineheight="33.6px"><strong>Sonuç olarak, Yasin Suresi Müslümanlar arasında çok önemli bir yere sahiptir. Okunması insanlara birçok fayda sağlayabilir ve özellikle Allah&#8217;ın gücüne, merhametine ve adaletine inananlar için büyük bir anlam taşır.</strong></p>
<h2 data-fontsize="28" data-lineheight="33.6px">YASİN SURESİNİN BİLİMSEL MUCİZELERİ [4]</h2>
<p class="whitespace-pre-wrap">Kur&#8217;an&#8217;daki Yasin Suresi, birçok bilimsel mucizeyi içermektedir. Bunlar arasında şunlar yer almaktadır:</p>
<ol>
<li>
<p class="whitespace-pre-wrap">Allah&#8217;ın yaratma gücü: Yasin Suresi, Allah&#8217;ın birliği ve yaratma gücü hakkında bilgiler verir. Ayetlerde bahsedilen &#8220;her şeyi yaratan Allah&#8221; fikri, big bang (büyük patlama) teorisi gibi modern bilim teorilerine de uyumlu şekildedir. Bu ayetler ayrıca evrende görülen kompleks yapılar ve canlılığın, Allah&#8217;ın yaratma gücü sayesinde ortaya çıktığını göstermektedir.<br />
Bing bang teorisiyle uyumlu diğer bir ayet şudur;<br />
<strong>&#8220;Biz göğü &#8216;büyük bir kudretle&#8217; bina ettik ve şüphesiz Biz (onu) genişleticiyiz.&#8221;</strong> (Zariyat, 51/47)</p>
</li>
<li>Kıyamet: Yasin Suresi, kıyamet günü hakkında da bilgi verir. Ayetlerde bahsedilen &#8220;her şeyin sonunda yok olacağı&#8221; fikri, modern kozmoloji teorilerinde de yer alan evrenin sonunun gelmesi fikri ile uyumludur.</li>
<li>Güneş sistemi: Yasin Suresi, güneş, ay, yörüngeler hakkında bilgi verir.</li>
</ol>
<h3 class="fusion-responsive-typography-calculated" data-fontsize="28" data-lineheight="33.6px">Kuran, Evrendeki Her Şeyin Hareket Halinde Olduğunu ve Yörüngeleri Olduğunu Söylüyor [4];</h3>
<h3><img fetchpriority="high" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-4511" src="https://www.islamicvideos.org/wp-content/uploads/2022/08/orbit-earth-moon-vsgif_com__.3154077.gif" alt="" width="320" height="200" /></h3>
<p>Geçmişte bilim adamları, Dünya&#8217;nın evrenin merkezinde durduğuna ve Güneş&#8217;in, yıldızların ve diğer her şeyin onun etrafında döndüğüne inanıyorlardı. Daha sonra Kopernik, Güneş&#8217;in güneş sisteminin merkezinde hareketsiz olduğunu ve gezegenlerin onun etrafında döndüğünü söyleyen Güneş merkezli Teoriyi anlattı. Sonra gezegenlerin sadece Güneş&#8217;in etrafında değil, aynı zamanda kendi eksenleri etrafında da döndüklerini öğrendik. Artık Dünyamızın kendi ekseni etrafında 1600km/saat hızla döndüğünü biliyoruz ki bu da Dünya&#8217;da gece ve gündüzün oluşmasına neden oluyor. Sonra Güneş&#8217;in etrafında 107.000km/saat hızla döner ki bu da Dünya&#8217;daki 12 aylık yılımızın ve farklı mevsimlerin oluşmasından sorumludur. Güneş de sabit değildir, ancak Dünya gezegeni ve ayımız dahil tüm güneş sistemi ile birlikte Lyra takımyıldızındaki parlak yıldız Vega yönünde 800.000 km/sa hızla hareket halindedir. Güneşimizin Galaksimizin etrafındaki yolculuğunu yapması yaklaşık 225 milyon yıl sürer. Buna bazen galaktik yıl denir. Güneş oluştuğundan bu yana yaklaşık 20 Galaktik yıl geçti; Galaksinin çevresini 20 kez dolaştık. Güneş de kendi ekseni etrafında 7000 km/sa hızla döner ve bu dönüşünü 24 günde tamamlar. Bu bilgi çok yenidir ve yalnızca 100 yıl öncesine ait bilim adamları, Dünya&#8217;nın sabit bir güneş etrafında döndüğüne inanıyorlardı.</p>
<h3>Kur&#8217;an Mucizesi, Yörünge Hareketinden Bahsetmesi [4]</h3>
<p><strong>Yaklaşık 1400 yıl önce indirilen Kur&#8217;an-ı Kerim&#8217;de, bize Güneş&#8217;in de sabit olmadığını ve gezegenlerin, Dünya&#8217;nın ve tüm gök cisimlerinin uzayda ve ayrıca kendi eksenleri etrafında hareketleri olduğu bildirilmiştir.</strong></p>
<p><strong>وَهُوَ الَّذِي خَلَقَ اللَّيْلَ وَالنَّهَارَ وَالشَّمْسَ وَالْقَمَرَ ۖ كُلٌّ فِي فَلَكٍ يَسْبَحُونَ</strong></p>
<p>O, geceyi, gündüzü, güneşi, ayı yaratandır. Her biri bir yörüngede yüzmektedir. Enbiya Suresi 21:33</p>
<p><strong>لَا الشَّمْسُ يَنْبَغِي لَهَا أَنْ تُدْرِكَ الْقَمَرَ وَلَا اللَّيْلُ سَابِقُ النَّهَارِ ۚ وَكُلٌّ فِي فَلَكٍ يَسْبَحُونَ</strong></p>
<p><span style="font-family: Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif;"><b><span style="font-size: small;">Ne güneşin aya çatması yaraşır, ne de gece gündüzü geçebilir; onların her biri kendi yörüngesinde yüzerler.</span></b></span>. Yasin Suresi 36:40</p>
<p><strong>خَلَقَ السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضَ بِالْحَقِّ ۖ يُكَوِّرُ اللَّيْلَ عَلَى النَّهَارِ وَيُكَوِّرُ النَّهَارَ عَلَى اللَّيْلِ ۖ وَسَخَّرَ الشَّمْسَ وَالْقَمَرَ ۖ كُلٌّ يَجْرِي لِأَجَلٍ مُسَمًّى ۗ أَلَا هُوَ الْعَزِيزُ الْغَفَّارُ</strong></p>
<p>O, gökleri ve yeri hak ile yarattı, geceyi gündüzün üstüne sarıyor, gündüzü de gecenin üstüne sarıyor. Güneşi ve ay&#8217;ı emrine âmade kılmış, her biri belli bir süreye kadar akıp gitmektedir. İyi bil ki, çok güçlü ve çok bağışlayıcı olan ancak O&#8217;dur. Zumar Suresi 39:5</p>
<p><strong>Güneş Sisteminin Yörüngeleri</strong><br />
Bu ayetlerde kullanılan Arapça kelimeler sırasıyla <strong>فَلَكٍ</strong> ve <strong>يَسْبَحُونَ</strong> sırasıyla, “Gök / Yörüngeler”  ve “Batmadan yüzmek” anlamına gelen kelimeleridir. İçinde sadece yörüngelerde yüzme ile ilgili hareket anlamını değil, aynı zamanda kendi içinde hareket yani eksen etrafında dönme anlamlarını da içerir.</p>
<p><strong>KAYNAKLAR</strong></p>
<p>1) https://islamansiklopedisi.org.tr/yasin-suresi<br />
2) https://thequrancourses.com/our-blog/surah-yaseen-benefits/<br />
3) http://qfatima.com/wp-content/uploads/2017/07/The_Benefits_of_Quranic_Suwer_and_Asmaul_Husna.pdf<br />
4) https://www.thelastdialogue.org/article/quran-on-celestial-orbits/</p>
<p><strong>NOT: Tüm QURAN VİDEOLARININ 50&#8217;den fazla dilde çevirisi (altyazı) vardır. Bu surenin tercümelerini yukarıdaki videonun altyazılarından görebilirsiniz.</strong></p>
<h2>Yasin Suresi&#8217;nin Diğer Dillerdeki Çevirileri</h2>
<p>Yasin Suresi&#8217;nin İngilizce çevirisi ve diğer dillerdeki çevirileri yukarıdaki ve aşağıdaki videolarda yer almaktadır. <span class="VIiyi" lang="tr"><span class="JLqJ4b" data-language-for-alternatives="tr" data-language-to-translate-into="en" data-phrase-index="0" data-number-of-phrases="1"><span class="Q4iAWc">YouTube video oynatıcısında (sağ altta) altyazıları açmaya tıklamanız gerekebilir. Videodaki altyazı simgesine tıklayarak farklı altyazı dilleri seçebilirsiniz;</span></span></span></p>
<ul>
<li><span class="VIiyi" lang="tr"><span class="JLqJ4b" data-language-for-alternatives="tr" data-language-to-translate-into="en" data-phrase-index="0" data-number-of-phrases="1"><span class="Q4iAWc">Video ekranının altındaki ayarlar simgesine tıklayın.</span></span></span></li>
<li><span class="VIiyi" lang="tr"><span class="JLqJ4b" data-language-for-alternatives="tr" data-language-to-translate-into="en" data-phrase-index="0" data-number-of-phrases="1"><span class="Q4iAWc">[CC] Altyazılar&#8217;ı tıklayın.</span></span></span></li>
<li><span class="VIiyi" lang="tr"><span class="JLqJ4b" data-language-for-alternatives="tr" data-language-to-translate-into="en" data-phrase-index="0" data-number-of-phrases="1"><span class="Q4iAWc">Listeden istediğiniz dili seçin.</span></span></span></li>
</ul>
<p><span class="VIiyi" lang="tr"><span class="JLqJ4b" data-language-for-alternatives="tr" data-language-to-translate-into="en" data-phrase-index="0" data-number-of-phrases="1"><span class="Q4iAWc">En yukarıdaki ve en aşağıdaki videoda Yasin Suresi&#8217;nin aşağıdaki dillerdeki çevirilerini görebilirsiniz;</span></span></span><br />
Arnavutça, Amharca, Arapça, Azerice, Bengalce, Boşnakça, Bulgarca, Katalanca, Çince, Hırvatça, Çekçe, Felemenkçe, İngilizce, Fince, Fransızca, Almanca, Hausaca, Hintçe, İzlandaca, Endonezya Dili, İtalyanca, Japonca, Kazakça, Korece, Kürtçe, Letonca, Malayca, Malayalamca, Marathi, Norveççe, Peştuca, Farsça, Lehçe, Portekizce, Romence, Rusça, Sindhi, Slovakça, Somalice, İspanyolca, Svahili, İsveççe, Tacikçe, Tamilce, Tatarca, Telugguca, Tayca, Türkçe, Urduca, Uygurca, Özbekçe</p>
<p>Hemen hemen tüm VİDEOLARIMIZ 50&#8217;den fazla dilde altyazıya sahiptir. YouTube video oynatıcısında altyazı düğmesini açmanız gerekebilir (çok çok kolaydır).</p>
<h2>Yasin Suresi&#8217;nin Türkçe Mealleri</h2>
<h3><a href="https://www.islamicvideos.org/tr/kuran-yasin-suresi-mealleri/#Yasin_Suresinin_Turkce_Meali_Cevirisi_Elmali_Hamdi_Yazir">Yasin Suresi Türkçe Meali (Elmalılı Hamdi Yazır) &gt;&gt;</a></h3>
<h3><a href="https://www.islamicvideos.org/tr/kuran-yasin-suresi-mealleri/#Yasin_Suresi_Diyanet_Meali_ve_Latince_Okunusu_Turkce_transkripsiyonu">Yasin Suresi Latince Okunuşu ve Diyanet Meali &gt;&gt;</a></h3>
<h3><a href="https://www.islamicvideos.org/tr/kuran-yasin-suresi-mealleri/#Yasin_Suresi_Hayrat_Nesriyat_Meali">Yasin Suresi Hayrat Neşriyat Türkçe Meali &gt;&gt;</a></h3>
<p>&nbsp;</p>
<h2>Yasin Suresi Arapça Okuma</h2>
<ol>
<li><strong>En yukarıdaki ve en aşağıdaki videoda (ayet ayet ve kelime ile kelime takip ile)</strong></li>
<li><strong><a href="https://www.islamicvideos.org/wp-content/plugins/pdfjs-viewer-shortcode/pdfjs/web/viewer.php?disabledownload=1&amp;disableprint=1&amp;disabledoc=1&amp;disableopenfile=1&amp;file=https%3A%2F%2Fwww.islamicvideos.org%2Fwp-content%2Fuploads%2F2020%2F04%2Fquran-husrev-juz-22.pdf#%5B%7B%22num%22%3A13%2C%22gen%22%3A0%7D%2C%7B%22name%22%3A%22FitH%22%7D%2C1438%5D" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Arapça Yasin Suresi&#8217;ni Tevafuklu Kuran&#8217;da Okuyun (Bölüm 1-Cüz22</a>) <a href="https://www.islamicvideos.org/miraculous-quran-23-juz/">Bölüm 2&#8217;yi Okuyun (Cüz 23)</a>  </strong></li>
<li><strong><a href="https://www.islamicvideos.org/wp-content/plugins/pdfjs-viewer-shortcode/pdfjs/web/viewer.php?file=https://www.islamicvideos.org/wp-content/uploads/2020/04/Holy-Quran-in-Arabic-Language.pdf&amp;attachment_id=0&amp;dButton=true&amp;pButton=true&amp;oButton=false&amp;sButton=true&amp;editButtons=true&amp;v=3.0.2&amp;_wpnonce=91cdd860c9#%5B%7B%22num%22%3A805%2C%22gen%22%3A0%7D%2C%7B%22name%22%3A%22FitH%22%7D%2C257%5D" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Yasin Suresi&#8217;ni ve Tüm Kuran&#8217;ı Arapça Okuyun</a></strong></li>
</ol>
<h2>Yasin Suresi ve Kur&#8217;an-ı Kerimi Dinle, Oku ve Öğren</h2>
<h3><strong><a href="https://www.islamicvideos.org/english-quran/?language_id=1&amp;sora_id=36">Arapça, İngilizce ve Sesli Yasin Suresi</a></strong></h3>
<h3><strong><a href="https://www.islamicvideos.org/quran/"><span class="VIiyi" lang="tr"><span class="JLqJ4b" data-language-for-alternatives="tr" data-language-to-translate-into="en" data-phrase-index="0" data-number-of-phrases="1"><span class="Q4iAWc">29 Kuran çevirisi ve Sesli Kuran (32 Ünlü Okuyucudan Kuranı Sesli Dinleyin)</span></span></span></a></strong></h3>
<p><span class="VIiyi" lang="tr"><span class="JLqJ4b" data-language-for-alternatives="tr" data-language-to-translate-into="en" data-phrase-index="0" data-number-of-phrases="1"><span class="Q4iAWc">Kuran-ı Kerim ve Kuran Tercümelerini okuyabilir, 32 Ünlü Kuran Okuyucusundan Kuran tilaveti dinleyebilir ve indirebilirsiniz.</span></span></span></p>
<h2>Yasin Suresi Tefsirleri</h2>
<h3 align="left"><a href="https://www.islamicvideos.org/yasin-suresi-tefsiri-elmalili-hamdi-yazir">Yasin Suresi Türkçe Tefsiri &#8211; Elmalılı Hamdi Yazır</a></h3>
<h3><a href="https://www.islamicvideos.org/tafseer-surah-yaseen/" target="_blank" rel="noopener noreferrer"><strong>Yasin Suresi&#8217;nin İngilizce Tefsirini okuyun (pdf)</strong></a></h3>
<h2><a href="https://www.youtube.com/islamicvideosorg?sub_confirmation=1" rel="noopener">LÜTFEN YENİ HD VİDEOLAR İÇİN YOUBE KANALIMIZA ABONE OLUN.</a></h2>
<h2>Yasin Suresi&#8217;nin Kur&#8217;an-ı Kerim Videosunu Mealiyle izleyin (Okuyan: Alafasy)</h2>
<p class="fv-flowplayer-feed"><a href="https://www.islamicvideos.org/tr/yasin-suresi-hizli-muhtesem-kuran-tilaveti/" title="Click to watch the video">[This post contains video, click to play]<br /><img decoding="async" src="https://i.ytimg.com/vi/azSPcGhBH90/maxresdefault.jpg#auto" width="400" /></a></p>
<p>FOR POST</p>
<p>&lt;p&gt;The post <a rel="nofollow" href="https://www.islamicvideos.org/tr/yasin-suresi-hizli-muhtesem-kuran-tilaveti/">Yasin Suresi &#8211; Hızlı Muhteşem Kuran Tilaveti</a> first appeared on <a rel="nofollow" href="https://www.islamicvideos.org">Dini Videolar</a>.&lt;/p&gt;</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.islamicvideos.org/tr/yasin-suresi-hizli-muhtesem-kuran-tilaveti/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yasin Suresi &#8211; Alafasy &#8211; Dünya En İyi Kur&#8217;an Okuyuşundan 1&#8217;i</title>
		<link>https://www.islamicvideos.org/tr/yasin-suresi-kuran-i-kerim-rashid-alafasy/</link>
					<comments>https://www.islamicvideos.org/tr/yasin-suresi-kuran-i-kerim-rashid-alafasy/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 08 Dec 2024 14:22:14 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kuranı Kerim Videoları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.islamicvideos.org/?p=9900</guid>

					<description><![CDATA[<p>YASİN SURESİ HAKKINDA ve ALTYAZILI VİDEOSU Yasin Suresi, adını başladığı iki mukatta (Ya ve Sin) harfinden alır. Yasin Suresi Kuran&#8217;ın kalbidir. Yasin Suresi, Kuran-ı Kerim&#8217;in 36. suresidir ve Mekke döneminde indirilmiştir. Surenin 83 ayeti vardır ve içerisinde tevhide (Allah&#8217;ın birliğine), ahiret hayatına, tabiattaki kurulu muhteşem düzenin sonucu olan deliller, peygamberlere ve Kutsal Kitap(lar)a inanmanın önemine [&#8230;]</p>
<p>&lt;p&gt;The post <a rel="nofollow" href="https://www.islamicvideos.org/tr/yasin-suresi-kuran-i-kerim-rashid-alafasy/">Yasin Suresi &#8211; Alafasy &#8211; Dünya En İyi Kur&#8217;an Okuyuşundan 1&#8217;i</a> first appeared on <a rel="nofollow" href="https://www.islamicvideos.org">Dini Videolar</a>.&lt;/p&gt;</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h2><strong>YASİN SURESİ HAKKINDA ve ALTYAZILI VİDEOSU</strong></h2>
<p>Yasin <em>Suresi,</em> adını başladığı iki mukatta (Ya ve Sin) harfinden alır. <em>Yasin Suresi Kuran&#8217;ın kalbidir.</em></p>
<p>Yasin Suresi, Kuran-ı Kerim&#8217;in 36. suresidir ve Mekke döneminde indirilmiştir. Surenin 83 ayeti vardır ve içerisinde tevhide (Allah&#8217;ın birliğine), ahiret hayatına, tabiattaki kurulu muhteşem düzenin sonucu olan deliller, peygamberlere ve Kutsal Kitap(lar)a inanmanın önemine dair mesajlar yer almaktadır. Ayrıca iman-küfür mücadelesi çerçevesinde geçmiş kavimlerden ibret verici misaller verilir. Müslümanlar arasında özellikle cenaze törenleri sırasında okunması geleneği vardır.</p>
<p class="fv-flowplayer-feed"><a href="https://www.islamicvideos.org/tr/yasin-suresi-kuran-i-kerim-rashid-alafasy/" title="Click to watch the video">[This post contains video, click to play]<br /><img decoding="async" src="https://i.ytimg.com/vi/azSPcGhBH90/maxresdefault.jpg#auto" width="400" /></a></p>
<p>&#8220;Dört bölüm halinde incelenmesi mümkün olan sûrenin birinci bölümünde ana konu Hz. Peygamber’in nübüvvetinin ispatı ve Kur’an’ın vahiy ürünü oluşudur.&#8221; &#8220;Sûrenin ikinci bölümü kendilerine Hak dinin tebliğcilerinin gönderildiği bir yerleşim yeri halkının (ashâbü’l-karye) kıssası hakkındadır. Bu yerleşim yerine önce iki tebliğci gelmiş, ardından bunları destekleyen üçüncüsü gönderilmiştir.&#8221; &#8220;Sûrenin üçüncü bölümünde insanların hayatlarını sürdürdükleri yeryüzünün besleyici özelliğine, gece ile gündüz, güneşle ay arasındaki düzen ve âhenge, yeryüzündeki çiçek, bitki vb. şeyler, ayrıca insanlar ve insanların henüz vâkıf olamadığı nice canlı arasındaki tozlaşma ve döllenmeye, gemilerin denizde batmadan seyretmesine temas edilerek Allah’ın birliği ve yüceliğine dikkat çekilir; bütün bu delil ve işaretlere rağmen inkârcıların dinî gerçeklerden yüz çevirdikleri ifade edilir (âyet 33-47). Yâsîn sûresinin dördüncü bölümü âhiretin varlığı ve âhiret âleminin tasvirine dairdir. &#8221; [1]
<h3><strong>YASİN SURESİ&#8217;NİN YUKARIDAKİ VE AŞAĞIDAKİ VİDEOSU HAKKINDA</strong></h3>
<p><span class="VIiyi" lang="tr"><span class="JLqJ4b" data-language-for-alternatives="tr" data-language-to-translate-into="en" data-phrase-index="0" data-number-of-phrases="1"><span class="Q4iAWc">Yasin Suresi&#8217;nin yukarıdaki ve aşağıdaki videoları, kelime kelime takip özelliğiyle ile dünyanın en iyi Kuran videolarındandırlar. Altyazı olarak 50&#8217;den fazla Dilde Kuran Mealleri (İngilizce Kuran, Hintçe Kuran, Urdu Kuran, &#8230;) vardır. Çözünürlük FULL HD&#8217;dir. DÜNYADA İLK KEZ Kuran videoları, Youtube&#8217;ta 50&#8217;den fazla dilde altyazılı olarak yayınlanmaktadır. </span></span></span></p>
<p><strong>Bu video, aynı zamanda ayetlerin manasını yansıtan ilgili görüntüleri içerir. Ayet ayet ve kelime kelime takip özelliği</strong> vardır. Ayrıca çok güzel ve okunabilir Arapça yazı tipi içerir.</p>
<p><strong>Üst Video Okuyan: </strong>Mishary Rashid Alafasy</p>
<p><strong>Alt Video Okuyan:</strong> Davut Kaya</p>
<p><strong><span class="VIiyi" lang="tr"><span class="JLqJ4b" data-language-for-alternatives="tr" data-language-to-translate-into="en" data-phrase-index="0" data-number-of-phrases="1"><span class="Q4iAWc">VİDEOYU ÇALIŞTIRMAK İÇİN YUKARIDAKİ OYNAT DÜĞMESİNE veya VİDEOYA DOKUNUN.</span></span></span></strong></p>
<p><strong>!! MEALİ GÖRMEK İÇİN LÜTFEN CC (YANİ ALTYAZI) DÜĞMESİNİ AÇINIZ. YANİ, KAPALI İSE ALTYAZIYI (CC) AÇIN.</strong></p>
<p><a href="https://www.islamicvideos.org/explanation-in-other-languages/"><span class="VIiyi" lang="tr"><span class="JLqJ4b ChMk0b" data-language-for-alternatives="tr" data-language-to-translate-into="en" data-phrase-index="0" data-number-of-phrases="1"><span class="Q4iAWc">Bu Web Sitesinin Videoları Hakkında Diğer Dillerde Kısa Açıklamalar</span></span></span></a></p>
<h3><a href="https://www.islamicvideos.org/neden-kuran-videolarimiz-dunyanin-en-iyisi/"><strong style="font-size: 16px;">NEDEN KURAN VİDEOLARIMIZ, DÜNYANIN EN İYİLERİNDENDİR? </strong></a></h3>
<p>Hemen hemen tüm Kuran videolarımız 50’den fazla dil sahibidir. Kur’an videolarımız doğaya ve/veya ayetlerin manasına ilişkin muhteşem görüntülere sahiptir. Birçok Kur’an videolarımız okunan ayetteki kelimeleri gösterme özelliğine sahiptir.</p>
<p><strong><a href="https://www.islamicvideos.org/neden-kuran-videolarimiz-dunyanin-en-iyisi/">Kuran Videolarımızın Özellikleriyle İlgili Açıklama &gt;&gt;</a></strong></p>
<h3><strong>Kari (</strong>Mishary Rashid Alafasy) Hakkında</h3>
<p>Mishary bin Rashid Alafasy, dünyaca ünlü bir kari, imam, vaiz ve ilahi (nasheed) sanatçısıdır.</p>
<h2>YASİN SURESİ&#8217;NİN FAZİLETLERİ VE FAYDALARI</h2>
<h3>Yasin Suresi&#8217;nin Faziletleri ve Faydaları</h3>
<p>Hz. Muhammed (S.A.V.) hadislerinde Yasin Suresi hakkında şöyle buyurmuştur:</p>
<ul>
<li>&#8220;Her şeyin bir kalbi vardır. Kur&#8217;ân&#8217;ın kalbi de Yâsin&#8217;dir. Kim Yâsin&#8217;i okursa, Allah onun okumasına, Kur&#8217;ân&#8217;ı on kere okumuş gibi sevap yazar&#8221; (Tirmizî, Fedâilu&#8217;l-Kur&#8217;an, 7; Dârimî, Fedâilu&#8217;l-Kur&#8217;ân, 21, Müsned, V).</li>
<li>&#8220;Yâsin, Kur&#8217;ân&#8217;ın kalbidir. Allah&#8217;ı ve ahiret gününü arzu ederek Yâsin okuyan kimsenin geçmiş günahı affedilir. Onu ölülerinize okuyunuz&#8221; (Ebû Davud Cenâiz 20; İbn Mace, Cenâiz 4; İbn Hanbel, Müsned V, 26, 27). Efendimiz (s.a.v.) buyurur: &#8220;Ölülerinizin yanında Yâsîn&#8217;i okuyun.&#8221; (İbn Mâce, Cenâiz 4; Ahmed b. Hanbel, Müsned, V, 26)</li>
</ul>
<p>Bu hadis-i şeriften anlaşılmaktadır ki, ölmekte olan kişinin yanında Yasin Suresi&#8217;nin okunması tavsiye edilmektedir. Bu dünyadan ayrılan bir insan, kolaylıkla öbür dünyaya geçmek için manevi yardıma ve rahatlığa ihtiyaç duyar, bu yüzden bu süre zarfında, Kur&#8217;an&#8217;ın Kalbi olan Yasin Suresi okunursa, ruha yardım eder ve huzur ve rahatlık getirir [2]. Zaten Kuranı Kerim okumak insana huzur ve rahatlık</p>
<ul>
<li>Hz. Muhammed&#8217;in (s.a.v.) şöyle dediği Ata bin Ebi Riibaah&#8217;ın rivayet ettiği bir hadise göre; <strong>“Kim gündüzün başlangıcında Yasin Suresini okursa, onun ihtiyaçları giderilir.”</strong>(Darimî, Fezailu&#8217;l-Kur&#8217;an, 21.).</li>
</ul>
<p>Yasin Suresini okumak, bu dünyevi yaşamın sorunlarını çözmenize her gün yardımcı olur ve yaşamın veya yaşam ortağının test edilmesini kolaylaştırır. Okunuş, Allah Teâlâ&#8217;nın okuyana bereketini hatırlatır. Bu surenin aynı zamanda kalple ilgili birçok korkuyu ortadan kaldırdığı bilinmektedir [2].</p>
<h3>Yasin Suresi&#8217;nin Faydaları</h3>
<p class="whitespace-pre-wrap">Yasin Suresi, Kur&#8217;an-ı Kerim&#8217;in en önemli surelerinden biridir ve Müslümanlar arasında yaygın bir şekilde okunur. Yasin Suresinin faydaları şunlardır:</p>
<ol>
<li>
<p class="whitespace-pre-wrap">Yasin Suresi, ölüleri hatırlamak ve onların ruhlarına dua etmek için çok etkili bir suredir. Özellikle ölen bir kişinin mezarı başında okunması önerilir.</p>
</li>
<li>
<p class="whitespace-pre-wrap">Yasin Suresi, Allah&#8217;ın birliğine, kudretine, merhametine, verdiği nimetlere, adaletine ve insana verdiği değere vurgu yapar. Bu nedenle Yasin Suresinin okunması, okuyanların imanlarını arttırabilir.</p>
</li>
<li>
<p class="whitespace-pre-wrap">Yasin Suresi, ruhsal sorunlarla mücadele etmek isteyenler için de çok faydalıdır. Özellikle kaygı, depresyon, huzursuzluk ve diğer psikolojik sorunları olanlar, bu sureyi okuduğunda rahatlama ve huzur hissi yaşayabilirler.</p>
</li>
<li>
<p class="whitespace-pre-wrap">Sıkıntılı dönemlerde okunduğunda insanlara güç ve motivasyon sağlayabilir.</p>
</li>
<li>
<p class="whitespace-pre-wrap">Yasin Suresinin okunmasının insanın dualarının kabul olmasında etkili olabilir. Bu nedenle, dua etmek isteyenler, duadan önce Yasin Suresi&#8217;ni okuyabilirler.</p>
</li>
</ol>
<h3>Yasin Suresi&#8217;nin Diğer Faydaları [3]</h3>
<h4>Yasin Suresi&#8217;nin Fiziksel Faydaları:</h4>
<ul>
<li>Hastalıkların tedavisinde fayda</li>
<li>Anne sütünde artış</li>
</ul>
<h4>Manevi Faydaları</h4>
<ul>
<li>10 tam Kuran&#8217;a eşdeğer sevap</li>
<li>Ölüm döşeğindeki biri için bağışlama</li>
<li>Mezarın sıkmasından korunma</li>
</ul>
<p data-fontsize="28" data-lineheight="33.6px"><strong>Sonuç olarak, Yasin Suresi Müslümanlar arasında çok önemli bir yere sahiptir. Okunması insanlara birçok fayda sağlayabilir ve özellikle Allah&#8217;ın gücüne, merhametine ve adaletine inananlar için büyük bir anlam taşır.</strong></p>
<h2 data-fontsize="28" data-lineheight="33.6px">YASİN SURESİ&#8217;NİN BİLİMSEL MUCİZELERİ [4]</h2>
<p class="whitespace-pre-wrap">Kur&#8217;an&#8217;daki Yasin Suresi, birçok bilimsel mucizeyi içermektedir. Bunlar arasında şunlar yer almaktadır:</p>
<ol>
<li>
<p class="whitespace-pre-wrap">Allah&#8217;ın yaratma gücü: Yasin Suresi, Allah&#8217;ın birliği ve yaratma gücü hakkında bilgiler verir. Ayetlerde bahsedilen &#8220;her şeyi yaratan Allah&#8221; fikri, big bang (büyük patlama) teorisi gibi modern bilim teorilerine de uyumlu şekildedir. Bu ayetler ayrıca evrende görülen kompleks yapılar ve canlılığın, Allah&#8217;ın yaratma gücü sayesinde ortaya çıktığını göstermektedir.<br />
Bing bang teorisiyle uyumlu diğer bir ayet şudur;<br />
<strong>&#8220;Biz göğü &#8216;büyük bir kudretle&#8217; bina ettik ve şüphesiz Biz (onu) genişleticiyiz.&#8221;</strong> (Zariyat, 51/47)</p>
</li>
<li>Kıyamet: Yasin Suresi, kıyamet günü hakkında da bilgi verir. Ayetlerde bahsedilen &#8220;her şeyin sonunda yok olacağı&#8221; fikri, modern kozmoloji teorilerinde de yer alan evrenin sonunun gelmesi fikri ile uyumludur.</li>
<li>Güneş sistemi: Yasin Suresi, güneş, ay, yörüngeler hakkında bilgi verir.</li>
</ol>
<h3 class="fusion-responsive-typography-calculated" data-fontsize="28" data-lineheight="33.6px">Kuranı Kerim, Yasin Suresinde Güneşin Hareketi ve Yörüngeleri [4];</h3>
<p><span style="font-family: Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif;"><b><span style="font-size: small;">Ne güneşin aya çatması yaraşır, ne de gece gündüzü geçebilir; onların her biri kendi yörüngesinde yüzerler.</span></b></span> (Yasin Suresi, 40. ayet)</p>
<h3><img decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-4511" src="https://www.islamicvideos.org/wp-content/uploads/2022/08/orbit-earth-moon-vsgif_com__.3154077.gif" alt="" width="320" height="200" /></h3>
<p>Geçmişte bilim adamları, Dünya&#8217;nın evrenin merkezinde durduğuna ve Güneş&#8217;in, yıldızların ve diğer her şeyin onun etrafında döndüğüne inanıyorlardı. Daha sonra Kopernik, Güneş&#8217;in güneş sisteminin merkezinde hareketsiz olduğunu ve gezegenlerin onun etrafında döndüğünü söyleyen Güneş merkezli Teoriyi anlattı. Sonra gezegenlerin sadece Güneş&#8217;in etrafında değil, aynı zamanda kendi eksenleri etrafında da döndüklerini öğrendik. Artık Dünyamızın kendi ekseni etrafında 1600km/saat hızla döndüğünü biliyoruz ki bu da Dünya&#8217;da gece ve gündüzün oluşmasına neden oluyor. Sonra Güneş&#8217;in etrafında 107.000km/saat hızla döner ki bu da Dünya&#8217;daki 12 aylık yılımızın ve farklı mevsimlerin oluşmasından sorumludur. Güneş de sabit değildir, ancak Dünya gezegeni ve ayımız dahil tüm güneş sistemi ile birlikte Lyra takımyıldızındaki parlak yıldız Vega yönünde 800.000 km/sa hızla hareket halindedir. Güneşimizin Galaksimizin etrafındaki yolculuğunu yapması yaklaşık 225 milyon yıl sürer. Buna bazen galaktik yıl denir. Güneş oluştuğundan bu yana yaklaşık 20 Galaktik yıl geçti; Galaksinin çevresini 20 kez dolaştık. Güneş de kendi ekseni etrafında 7000 km/sa hızla döner ve bu dönüşünü 24 günde tamamlar. Bu bilgi çok yenidir ve yalnızca 100 yıl öncesine ait bilim adamları, Dünya&#8217;nın sabit bir güneş etrafında döndüğüne inanıyorlardı.</p>
<h3>Kur&#8217;an Mucizesi, Yörünge Hareketinden Bahsetmesi [4]</h3>
<p><strong>Yaklaşık 1400 yıl önce indirilen Kur&#8217;an-ı Kerim&#8217;de, bize Güneş&#8217;in de sabit olmadığını ve gezegenlerin, Dünya&#8217;nın ve tüm gök cisimlerinin uzayda ve ayrıca kendi eksenleri etrafında hareketleri olduğu bildirilmiştir.</strong></p>
<p><strong>وَهُوَ الَّذِي خَلَقَ اللَّيْلَ وَالنَّهَارَ وَالشَّمْسَ وَالْقَمَرَ ۖ كُلٌّ فِي فَلَكٍ يَسْبَحُونَ</strong></p>
<p>O, geceyi, gündüzü, güneşi, ayı yaratandır. Her biri bir yörüngede yüzmektedir. Enbiya Suresi 21:33</p>
<p><strong>لَا الشَّمْسُ يَنْبَغِي لَهَا أَنْ تُدْرِكَ الْقَمَرَ وَلَا اللَّيْلُ سَابِقُ النَّهَارِ ۚ وَكُلٌّ فِي فَلَكٍ يَسْبَحُونَ</strong></p>
<p><span style="font-family: Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif;"><b><span style="font-size: small;">Ne güneşin aya çatması yaraşır, ne de gece gündüzü geçebilir; onların her biri kendi yörüngesinde yüzerler.</span></b></span> (Yasin Suresi 36:40)</p>
<p><strong>خَلَقَ السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضَ بِالْحَقِّ ۖ يُكَوِّرُ اللَّيْلَ عَلَى النَّهَارِ وَيُكَوِّرُ النَّهَارَ عَلَى اللَّيْلِ ۖ وَسَخَّرَ الشَّمْسَ وَالْقَمَرَ ۖ كُلٌّ يَجْرِي لِأَجَلٍ مُسَمًّى ۗ أَلَا هُوَ الْعَزِيزُ الْغَفَّارُ</strong></p>
<p>O, gökleri ve yeri hak ile yarattı, geceyi gündüzün üstüne sarıyor, gündüzü de gecenin üstüne sarıyor. Güneşi ve ay&#8217;ı emrine âmade kılmış, her biri belli bir süreye kadar akıp gitmektedir. İyi bil ki, çok güçlü ve çok bağışlayıcı olan ancak O&#8217;dur. Zumar Suresi 39:5</p>
<p><strong>Güneş Sisteminin Yörüngeleri</strong><br />
Bu ayetlerde kullanılan Arapça kelimeler sırasıyla <strong>فَلَكٍ</strong> ve <strong>يَسْبَحُونَ</strong> sırasıyla, “Gök / Yörüngeler”  ve “Batmadan yüzmek” anlamına gelen kelimeleridir. İçinde sadece yörüngelerde yüzme ile ilgili hareket anlamını değil, aynı zamanda kendi içinde hareket yani eksen etrafında dönme anlamlarını da içerir.</p>
<p><strong>KAYNAKLAR</strong></p>
<p>1) https://islamansiklopedisi.org.tr/yasin-suresi<br />
2) https://thequrancourses.com/our-blog/surah-yaseen-benefits/<br />
3) http://qfatima.com/wp-content/uploads/2017/07/The_Benefits_of_Quranic_Suwer_and_Asmaul_Husna.pdf<br />
4) https://www.thelastdialogue.org/article/quran-on-celestial-orbits/</p>
<h2>Yasin Suresi&#8217;nin Türkçe Mealleri</h2>
<h3><a href="https://www.islamicvideos.org/tr/kuran-yasin-suresi-mealleri/#Yasin_Suresinin_Turkce_Meali_Cevirisi_Elmali_Hamdi_Yazir">Yasin Suresi Türkçe Meali (Elmalılı Hamdi Yazır) &gt;&gt;</a></h3>
<h3><a href="https://www.islamicvideos.org/tr/kuran-yasin-suresi-mealleri/#Yasin_Suresi_Diyanet_Meali_ve_Latince_Okunusu_Turkce_transkripsiyonu">Yasin Suresi Latince Okunuşu ve Diyanet Meali &gt;&gt;</a></h3>
<h3><a href="https://www.islamicvideos.org/tr/kuran-yasin-suresi-mealleri/#Yasin_Suresi_Hayrat_Nesriyat_Meali">Yasin Suresi Hayrat Neşriyat Türkçe Meali &gt;&gt;</a></h3>
<h2>Yasin Suresi&#8217;nin Diğer Dillerdeki Çevirileri</h2>
<p>Yasin Suresi&#8217;nin İngilizce çevirisi ve diğer dillerdeki çevirileri yukarıdaki ve aşağıdaki videolarda yer almaktadır. <span class="VIiyi" lang="tr"><span class="JLqJ4b" data-language-for-alternatives="tr" data-language-to-translate-into="en" data-phrase-index="0" data-number-of-phrases="1"><span class="Q4iAWc">YouTube video oynatıcısında (sağ altta) altyazıları açmaya tıklamanız gerekebilir. Videodaki altyazı simgesine tıklayarak farklı altyazı dilleri seçebilirsiniz;</span></span></span></p>
<ul>
<li><span class="VIiyi" lang="tr"><span class="JLqJ4b" data-language-for-alternatives="tr" data-language-to-translate-into="en" data-phrase-index="0" data-number-of-phrases="1"><span class="Q4iAWc">Video ekranının altındaki ayarlar simgesine tıklayın.</span></span></span></li>
<li><span class="VIiyi" lang="tr"><span class="JLqJ4b" data-language-for-alternatives="tr" data-language-to-translate-into="en" data-phrase-index="0" data-number-of-phrases="1"><span class="Q4iAWc">[CC] Altyazılar&#8217;ı tıklayın.</span></span></span></li>
<li><span class="VIiyi" lang="tr"><span class="JLqJ4b" data-language-for-alternatives="tr" data-language-to-translate-into="en" data-phrase-index="0" data-number-of-phrases="1"><span class="Q4iAWc">Listeden istediğiniz dili seçin.</span></span></span></li>
</ul>
<p><span class="VIiyi" lang="tr"><span class="JLqJ4b" data-language-for-alternatives="tr" data-language-to-translate-into="en" data-phrase-index="0" data-number-of-phrases="1"><span class="Q4iAWc">En yukarıdaki ve en aşağıdaki videoda Yasin Suresi&#8217;nin aşağıdaki dillerdeki çevirilerini görebilirsiniz;</span></span></span><br />
Arnavutça, Amharca, Arapça, Azerice, Bengalce, Boşnakça, Bulgarca, Katalanca, Çince, Hırvatça, Çekçe, Felemenkçe, İngilizce, Fince, Fransızca, Almanca, Hausaca, Hintçe, İzlandaca, Endonezya Dili, İtalyanca, Japonca, Kazakça, Korece, Kürtçe, Letonca, Malayca, Malayalamca, Marathi, Norveççe, Peştuca, Farsça, Lehçe, Portekizce, Romence, Rusça, Sindhi, Slovakça, Somalice, İspanyolca, Svahili, İsveççe, Tacikçe, Tamilce, Tatarca, Telugguca, Tayca, Türkçe, Urduca, Uygurca, Özbekçe</p>
<p>Hemen hemen tüm VİDEOLARIMIZ 50&#8217;den fazla dilde altyazıya sahiptir. YouTube video oynatıcısında altyazı düğmesini açmanız gerekebilir (çok çok kolaydır).</p>
<h2></h2>
<h2>Yasin Suresi Arapça Okuma</h2>
<ol>
<li><strong>En yukarıdaki ve en aşağıdaki videoda (ayet ayet ve kelime kelime takip ile)</strong></li>
<li><strong><a href="https://www.islamicvideos.org/wp-content/plugins/pdfjs-viewer-shortcode/pdfjs/web/viewer.php?disabledownload=1&amp;disableprint=1&amp;disabledoc=1&amp;disableopenfile=1&amp;file=https%3A%2F%2Fwww.islamicvideos.org%2Fwp-content%2Fuploads%2F2020%2F04%2Fquran-husrev-juz-22.pdf#%5B%7B%22num%22%3A13%2C%22gen%22%3A0%7D%2C%7B%22name%22%3A%22FitH%22%7D%2C1438%5D" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Arapça Yasin Suresi&#8217;ni Tevafuklu Kuran&#8217;da Okuyun (Bölüm 1-Cüz22</a>) <a href="https://www.islamicvideos.org/miraculous-quran-23-juz/">Bölüm 2&#8217;yi Okuyun (Cüz 23)</a>  </strong></li>
<li><strong><a href="https://www.islamicvideos.org/wp-content/plugins/pdfjs-viewer-shortcode/pdfjs/web/viewer.php?file=https://www.islamicvideos.org/wp-content/uploads/2020/04/Holy-Quran-in-Arabic-Language.pdf&amp;attachment_id=0&amp;dButton=true&amp;pButton=true&amp;oButton=false&amp;sButton=true&amp;editButtons=true&amp;v=3.0.2&amp;_wpnonce=91cdd860c9#%5B%7B%22num%22%3A805%2C%22gen%22%3A0%7D%2C%7B%22name%22%3A%22FitH%22%7D%2C257%5D" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Yasin Suresi&#8217;ni ve Tüm Kuran&#8217;ı Arapça Okuyun</a></strong></li>
</ol>
<h2>Yasin Suresi ve Kur&#8217;an-ı Kerimi Dinle, Oku ve Öğren</h2>
<h3><strong><a href="https://www.islamicvideos.org/english-quran/?language_id=1&amp;sora_id=36">Arapça, İngilizce ve Sesli Yasin Suresi</a></strong></h3>
<h3><strong><a href="https://www.islamicvideos.org/quran/"><span class="VIiyi" lang="tr"><span class="JLqJ4b" data-language-for-alternatives="tr" data-language-to-translate-into="en" data-phrase-index="0" data-number-of-phrases="1"><span class="Q4iAWc">29 Kuran çevirisi ve Sesli Kuran (32 Ünlü Okuyucudan Kuranı Sesli Dinleyin)</span></span></span></a></strong></h3>
<p><span class="VIiyi" lang="tr"><span class="JLqJ4b" data-language-for-alternatives="tr" data-language-to-translate-into="en" data-phrase-index="0" data-number-of-phrases="1"><span class="Q4iAWc">Kuran-ı Kerim ve Kuran Tercümelerini okuyabilir, 32 Ünlü Kuran Okuyucusundan Kuran tilaveti dinleyebilir ve indirebilirsiniz.</span></span></span></p>
<h2>Yasin Suresi Tefsirleri</h2>
<h3 align="left"><a href="https://www.islamicvideos.org/yasin-suresi-tefsiri-elmalili-hamdi-yazir">Yasin Suresi Türkçe Tefsiri &#8211; Elmalılı Hamdi Yazır</a></h3>
<h3><a href="https://www.islamicvideos.org/tafseer-surah-yaseen/" target="_blank" rel="noopener noreferrer"><strong>Yasin Suresi&#8217;nin İngilizce Tefsirini okuyun (pdf)</strong></a></h3>
<h2><a href="https://www.youtube.com/islamicvideosorg?sub_confirmation=1" rel="noopener">LÜTFEN YENİ HD VİDEOLAR İÇİN YOUBE KANALIMIZA ABONE OLUN.</a></h2>
<h2>Yasin Suresi&#8217;nin Hızlı Okunuşunu Mealiyle Videoda izleyin</h2>
<p class="fv-flowplayer-feed"><a href="https://www.islamicvideos.org/tr/yasin-suresi-kuran-i-kerim-rashid-alafasy/" title="Click to watch the video">[This post contains video, click to play]<br /><img decoding="async" src="https://i.ytimg.com/vi/1BFM7D6aFF0/maxresdefault.jpg#auto" width="400" /></a></p>
<h2><a href="https://www.islamicvideos.org/surah-yaseen/">Yasin Suresi Hakkında İngilizce &gt;&gt;</a></h2>
<p>&nbsp;</p>
<p>&lt;p&gt;The post <a rel="nofollow" href="https://www.islamicvideos.org/tr/yasin-suresi-kuran-i-kerim-rashid-alafasy/">Yasin Suresi &#8211; Alafasy &#8211; Dünya En İyi Kur&#8217;an Okuyuşundan 1&#8217;i</a> first appeared on <a rel="nofollow" href="https://www.islamicvideos.org">Dini Videolar</a>.&lt;/p&gt;</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.islamicvideos.org/tr/yasin-suresi-kuran-i-kerim-rashid-alafasy/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Rahman Suresi Hakkında, Meali, Videosu, Fazileti, Mucizesi, Tefsiri</title>
		<link>https://www.islamicvideos.org/tr/en-iyi-kuran-videosu-rahman-suresi/</link>
					<comments>https://www.islamicvideos.org/tr/en-iyi-kuran-videosu-rahman-suresi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 08 Dec 2024 14:12:54 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kuranı Kerim Videoları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.islamicvideos.org/?p=9896</guid>

					<description><![CDATA[<p>RAHMAN SURESİ (Kur&#8217;an-ı Kerim) Rahman Suresi, Mekke döneminde inmiştir. Toplam olarak 78 âyettir. Sûre, adını ilk âyeti oluşturan ve Allah&#8217;ın sıfatlarından biri olan “er-Rahmân” kelimesinden almıştır. Rahman Suresinde başlıca, Allah&#8217;ın nimetleri, kudretini ve tekliğini gösteren kâinat delilleri ve ahiret hayatı (cennet, cehennem) konu edilmektedir. &#160; RAHMAN SURESİNİN VİDEOSU HAKKINDA (50&#8217;den Fazla Dilde Dünyanın En İyi Kur&#8217;an [&#8230;]</p>
<p>&lt;p&gt;The post <a rel="nofollow" href="https://www.islamicvideos.org/tr/en-iyi-kuran-videosu-rahman-suresi/">Rahman Suresi Hakkında, Meali, Videosu, Fazileti, Mucizesi, Tefsiri</a> first appeared on <a rel="nofollow" href="https://www.islamicvideos.org">Dini Videolar</a>.&lt;/p&gt;</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h2>RAHMAN SURESİ (Kur&#8217;an-ı Kerim)</h2>
<p>Rahman Suresi, Mekke döneminde inmiştir. Toplam olarak 78 âyettir. Sûre, adını ilk âyeti oluşturan ve Allah&#8217;ın sıfatlarından biri olan “er-Rahmân” kelimesinden almıştır. Rahman Suresinde başlıca, Allah&#8217;ın nimetleri, kudretini ve tekliğini gösteren kâinat delilleri ve ahiret hayatı (cennet, cehennem) konu edilmektedir.</p>
<p class="fv-flowplayer-feed"><a href="https://www.islamicvideos.org/tr/en-iyi-kuran-videosu-rahman-suresi/" title="Click to watch the video">[This post contains video, click to play]<br /><img decoding="async" src="https://i.ytimg.com/vi/hW4hPMAE8Ww/maxresdefault.jpg#auto" width="400" /></a></p>
<p>&nbsp;</p>
<h3><strong>RAHMAN SURESİNİN </strong><strong>VİDEOSU HAKKINDA</strong><strong style="font-size: 16px;"> </strong><strong>(</strong>50&#8217;den Fazla Dilde Dünyanın En İyi Kur&#8217;an Videolarından 1<strong>&#8216;i)</strong></h3>
<p><span class="VIiyi" lang="tr"><span class="JLqJ4b" data-language-for-alternatives="tr" data-language-to-translate-into="en" data-phrase-index="0" data-number-of-phrases="1"><span class="Q4iAWc">Rahman Suresi&#8217;nin yukarıdaki ve aşağıdaki videoları, kelime kelime takip özelliğiyle ile dünyanın en iyi Kuran videolarındandırlar. Altyazı olarak 50&#8217;den fazla Dilde Kuran Mealleri (İngilizce Kuran, Hintçe Kuran, Urdu Kuran, &#8230;) vardır. Çözünürlük FULL HD&#8217;dir. DÜNYADA İLK KEZ Kuran videoları, videolarda 50&#8217;den fazla dilde altyazılı olarak yayınlanmaktadır. </span></span></span></p>
<p><strong>Bu video aynı zamanda ayetlerin manasını yansıtan ilgili görüntüleri içerir. Ayet ayet izleme ve kelime kelime takip özelliği</strong> ile çok güzel ve okunabilir Arapça yazı tipi içerir.</p>
<p><strong>Üst Video Okuyan: </strong>Davut Kaya</p>
<p><strong>Alt Video Okuyan:</strong> Mansoori</p>
<p><strong><span class="VIiyi" lang="tr"><span class="JLqJ4b" data-language-for-alternatives="tr" data-language-to-translate-into="en" data-phrase-index="0" data-number-of-phrases="1"><span class="Q4iAWc">VİDEOYU ÇALIŞTIRMAK İÇİN YUKARIDAKİ OYNAT DÜĞMESİNE veya VİDEOYA DOKUNUN.</span></span></span></strong></p>
<p><strong>!! ÇEVİRİYİ DİLİNİZDE GÖRMEK İÇİN LÜTFEN CC DÜĞMESİNİ AÇINIZ. YANİ, KAPALI İSE ALTYAZILARI AÇIN.</strong></p>
<p><a href="https://www.islamicvideos.org/explanation-in-other-languages/">Bu Web Sitesinin Diğer Dillerdeki Videoları Hakkında Kısa Açıklama</a></p>
<h3><a href="https://www.islamicvideos.org/neden-kuran-videolarimiz-dunyanin-en-iyisi/"><strong style="font-size: 16px;">NEDEN KURAN VİDEOLARIMIZ, DÜNYANIN EN İYİLERİNDENDİR? </strong></a></h3>
<p>Hemen hemen tüm Kuran videolarımız 50’den fazla dil sahibidir. Kur’an videolarımız doğaya ve/veya ayetlerin manasına ilişkin muhteşem görüntülere sahiptir. Birçok Kur’an videolarımız okunan ayetteki kelimeleri gösterme özelliğine sahiptir.</p>
<p><strong><a href="https://www.islamicvideos.org/neden-kuran-videolarimiz-dunyanin-en-iyisi/">Ayrıntılar için &gt;&gt;</a></strong></p>
<h2>RAHMAN SURESİNİN FAZİLETLERİ [1]</h2>
<p>Rahman Suresi İle İlgili Hadis-i Şerifler</p>
<p><strong>* “Her şeyin bir gözdesi vardır. Kur’an’ın gözdesi de Rahman Suresi’dir.” </strong>(Suyuti, El-İtkan, 2/338)</p>
<p><strong>* “Hadid, Vakı’a ve Rahman surelerini okumaya devam eden kişi, göklerin ve yerin melekutunda, ‘Firdevs Cennetinin sakini’ diye isimlendirilir.” </strong>(Suyuti, Cami’ussağir, Beyhaki, Şü’abül-İman)</p>
<p>* Abdullah İbn Mes&#8217;ud (radiAllahu anhu), Peygamber Efendimiz (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem) &#8220;Her şeyin bir süslemesi vardır ve Kur&#8217;an&#8217;ın süslemesi Rahman Suresi&#8217;dir&#8221; dediğini bildirmiştir.[Bayhaqi in Shuab al Eiman]
<p><strong>Abdullah ibni Ömer (Radıyallahu Anh) şöyle rivayet etmiştir; </strong></p>
<p>Resulullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) Rahman suresinin tamamını Ashabına okudu.</p>
<p>Ashab-ı Kiram (Radıyallahü Anhüm), sessizce dinleyip sükut ettiler. Resulullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) Ashabına: <strong>“Niye ben, cinlerden güzel karşılıklar (cevaplar) işitiyorum da sizlerden işitmiyorum!”</strong> buyurdu.</p>
<p><strong>Ashabı Kiram (Radıyallahü Anhüm):</strong></p>
<p>-“Onların verdiği karşılık (cevap nedir? Ey Allah’ın resulü!” dediler.</p>
<p><strong>Resulullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem):</strong></p>
<p>-“Cinlerin Kur’an dinlemeye geldikleri gece, Rahman Suresini onlara okuduğumda: <strong>“Febieyyi âlâi Rabbikümâ tükezzibân”</strong> (O halde (ey insanlar ve cinler!) Rabbinizin nimetlerinin hangisini inkar ile yalanlarsınız?) ayetini her tekrar ettiğimde onlar (cinler):</p>
<p><strong>-Biz, Senin hiçbir nimetini yalanlamıyoruz, yalanlayamayız. Ey Rabbimiz, hamd ancak Sana’dır.”</strong> dediler.</p>
<p>İşte bu incelikten dolayı, bu ayeti dinleyen bir müminin, bu şekilde söylemesi sevap görülmüştür.</p>
[Tirmidhi, Ibn al Mundhir, Al Adhama &amp; Hakim 2/474]
<h2 data-fontsize="28" data-lineheight="33.6px">RAHMAN SURESİNİN BİLİMSEL MUCİZESİ [2]</h2>
<p>Modern bilim, iki farklı denizin buluştuğu yerlerde, aralarında bir engel olduğunu keşfetti. Bu bariyer, iki denizi birbirinden ayırır, böylece her denizin kendi sıcaklığı, tuzluluğu ve yoğunluğu vardır (Davis, Oşinografi İlkeleri, s. 92-93.). Örneğin, Akdeniz suyu Atlantik okyanusu suyuna kıyasla ılık, tuzlu ve daha az yoğundur. Akdeniz suyu Cebelitarık eşiğinden Atlantik&#8217;e girdiğinde, kendi sıcak, tuzlu ve daha az yoğun özellikleriyle yaklaşık 1000 metre derinlikte Atlantik&#8217;e birkaç yüz kilometre ilerler. Akdeniz suyu bu derinlikte stabilize olur [aşağıdaki şekle bakın].</p>
<p><img decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-2245" src="https://www.islamicvideos.org/wp-content/uploads/2017/05/oceans_frontier_en.jpg" alt="" width="750" height="300" srcset="https://www.islamicvideos.org/wp-content/uploads/2017/05/oceans_frontier_en.jpg 750w, https://www.islamicvideos.org/wp-content/uploads/2017/05/oceans_frontier_en-300x120.jpg 300w" sizes="(max-width: 750px) 100vw, 750px" /></p>
<p>Cebelitarık eşiğinden Atlantik&#8217;e girerken Akdeniz&#8217;in suyu, aralarındaki bariyer nedeniyle kendi ılık, tuzlu ve daha az yoğun özellikleriyle. Sıcaklıklar santigrat derece (C°) cinsindendir. (Deniz Jeolojisi, Kuenen, s. 43, biraz geliştirmeyle.)</p>
<p>Bu denizlerde büyük dalgalar, güçlü akıntılar ve gelgitler olmasına rağmen, bu bariyeri karıştırmazlar veya aşmazlar.<br />
Kur&#8217;an-ı Kerim&#8217;de, buluşan iki deniz arasında bir engel olduğundan ve bunların ihlal edilmediğinden bahsedilmiştir. Allah (C.C.) Kuran&#8217;da şöyle buyurmuştur:</p>
<p>مَرَجَ الْبَحْرَيْنِ يَلْتَقِيَانِ بَيْنَهُمَا <strong>بَرْزَخٌ لَّا يَبْغِيَانِ</strong><br />
&#8220;19: (Acı ve tatlı) iki denizi salıverdi birbirine kavuşuyorlar.<br />
20: Fakat aralarında bir engel vardır, birbirlerine geçip karışmıyorlar.&#8221; Kur&#8217;an 55:19-20<br />
Fakat Kur&#8217;an, tatlı ve tuzlu su arasındaki bölücüden bahsederken, bariyerle &#8220;yasaklayıcı bir bölünmenin&#8221; varlığından bahseder.<br />
Allah Kuran&#8217;da şöyle buyurmuştur:<br />
وَهُوَ الَّذِي مَرَجَ الْبَحْرَيْنِ هَذَا عَذْبٌ فُرَاتٌ وَهَذَا مِلْحٌ <strong>أُجَا� جٌ وَجَعَلَ بَيْنَهُمَا بَ رزَخًا وَحِجْرًا مَّحْجُورًا</strong><strong>&#8220;53: Birinin suyu tatlı ve susuzluğu giderici, diğerininki tuzlu ve acı iki denizi salıveren ve aralarına bir engel, aşılmaz bir serhat koyan O&#8217;dur.</strong><strong>&#8221; </strong> (Kur&#8217;an 25:53)</p>
<p>Kur&#8217;an&#8217;ın tatlı ve tuzlu su arasındaki ayrımdan bahsederken neden ayrımdan bahsettiği, ancak iki deniz arasındaki sınırdan bahsederken neden bahsetmediği sorulabilir.</p>
<p>Modern bilim, taze (tatlı) ve tuzlu suyun buluştuğu haliçlerde durumun, iki denizin buluştuğu yerlerde bulunandan biraz farklı olduğunu keşfetti. Haliçlerde tatlı suyu tuzlu sudan ayıran şeyin “iki katmanı ayıran belirgin bir yoğunluk süreksizliğine sahip piknoklin bölgesi” olduğu keşfedildi (Gross, Oşinografi, s. 242.). Bu bölme (ayrılma bölgesi), tatlı sudan ve tuzlu sudan farklı bir tuzluluğa sahiptir [aşağıdaki şekle bakın].</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><img decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-2246" src="https://www.islamicvideos.org/wp-content/uploads/2017/05/two-seas2b.jpg" alt="" width="1229" height="266" srcset="https://www.islamicvideos.org/wp-content/uploads/2017/05/two-seas2b.jpg 1229w, https://www.islamicvideos.org/wp-content/uploads/2017/05/two-seas2b-300x65.jpg 300w, https://www.islamicvideos.org/wp-content/uploads/2017/05/two-seas2b-1024x222.jpg 1024w, https://www.islamicvideos.org/wp-content/uploads/2017/05/two-seas2b-768x166.jpg 768w" sizes="(max-width: 1229px) 100vw, 1229px" /></p>
<p>Bu bilgi, sıcaklığı, tuzluluğu, yoğunluğu, oksijen çözünebilirliğini vb. ölçmek için gelişmiş ekipmanlar kullanılarak ancak yakın zamanda keşfedilmiştir. İnsan gözü, karşılaşan iki deniz arasındaki farkı göremez, bunun yerine iki deniz bize tek bir homojen deniz gibi görünür. Aynı şekilde insan gözü, haliçlerdeki suyun tatlı su, tuzlu su ve bölme (ayrılma bölgesi) olmak üzere üç türe ayrıldığını göremez.</p>
<p><strong>RAHMAN SURESİ AÇIKLAMASI &#8211; RİSALE-İ NUR [4-5]</strong></p>
<p><span id="ktp1_254_k54" class="has-meaning has-meaning-off" data-hasqtip="7759" aria-describedby="qtip-7759">Beşer</span> ve cin, nihayetsiz <span id="ktp1_254_k11" class="has-meaning has-meaning-off" data-hasqtip="7760">şer</span>re ve <span id="ktp1_254_k50" class="has-meaning has-meaning-off" data-hasqtip="7761">cühud</span>a <span id="ktp1_254_k22" class="has-meaning has-meaning-off" data-hasqtip="7762">müstaid</span> olduklarından, nihayetsiz bir <span id="ktp1_254_k5" class="has-meaning has-meaning-off" data-hasqtip="7763" aria-describedby="qtip-7763">temerrüd</span> ve bir <span id="ktp1_254_k3" class="has-meaning has-meaning-off" data-hasqtip="7764">tuğyan</span> yaparlar. İşte, bunun için, Kur&#8217;ân-ı Hakîm öyle <span class="has-meaning has-meaning-off" data-hasqtip="7765">i&#8217;cazkâr </span>bir <span id="ktp1_255_k35" class="has-meaning has-meaning-off" data-hasqtip="8163">belâğat</span>le ve öyle <span id="ktp1_255_k39" class="has-meaning has-meaning-off" data-hasqtip="8164">âli</span> ve <span id="ktp1_255_k36" class="has-meaning has-meaning-off" data-hasqtip="8165">bâhir</span> üslûplarla ve öyle <span id="ktp1_255_k27" class="has-meaning has-meaning-off" data-hasqtip="8166">gàli</span> ve <span id="ktp1_255_k2" class="has-meaning has-meaning-off" data-hasqtip="8167">zahir</span> <span id="ktp1_255_k4" class="has-meaning has-meaning-off" data-hasqtip="8168">temsil</span>ler ve <span id="ktp1_255_k16" class="has-meaning has-meaning-off" data-hasqtip="8169" aria-describedby="qtip-8169">mesel</span>lerle ins ve cinni isyandan ve <span id="ktp1_255_k3" class="has-meaning has-meaning-off" data-hasqtip="8170">tuğyan</span>dan <span id="ktp1_255_k1" class="has-meaning has-meaning-off" data-hasqtip="8171">zecr</span>eder ki, kâinatı titretir. <span id="ktp1_255_k16" class="has-meaning has-meaning-off" data-hasqtip="8172">Mesel</span>â, &#8220;Ey ins ve cin! Emirlerime itaat etmezseniz, haydi, <span id="ktp1_255_k24" class="has-meaning has-meaning-off" data-hasqtip="8173">hudud-u mülk</span>ümden, elinizden gelirse çıkınız&#8221; <span id="ktp1_255_k16" class="has-meaning has-meaning-off" data-hasqtip="8174">mesel</span>ine işaret eden</p>
<p class="arapcaOrta">يَا مَعْشَرَ الْجِنِّ وَاْلاِنْسِ اِنِ اسْتَطَعْتُمْ اَنْ تَنْفُذُوا مِنْ اَقْطَارِ السَّمٰوَاتِ وَاْلاَرْضِ فَانْفُذُوا لاَ تَنْفُذُونَ اِلاَّ بِسُلْطَانٍ <span class="ayetArasi">   </span> فَبِاَىِّ اٰلاَءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ <span class="ayetArasi">   </span> يُرْسَلُ عَلَيْكُمَا شُوَاظٌ مِنْ نَارٍ وَنُحَاسٌ فَلاَ تَنْتَصِرَانِ <span class="ayetArasi">   </span> <span id="x-auto-209" class="dipnot">1</span></p>
<p>(&#8220;Ey cinler ve insanlar topluluğu! Eğer göklerin ve yerin sınırlarından çıkıp gitmeye gücünüz yeterse, haydi, çıkın. Fakat Allah&#8217;ın vereceği bir kuvvet olmadan çıkamazsınız. Artık Rabbinizin nimetlerinden hangi birini inkâr edersiniz? Üzerinize saf ateşten bir alevle bakır gibi kızıl bir duman Salınır da, birbirinize hiçbir yardımınız da dokunmaz.&#8221; Rahmân Sûresi, 55:33-35.)</p>
<p class="normal">âyetindeki <span id="ktp1_255_k37" class="has-meaning has-meaning-off" data-hasqtip="8175">azamet</span>li <span id="ktp1_255_k22" class="has-meaning has-meaning-off" data-hasqtip="8176">inzar</span>a ve dehşetli tehdide ve şiddetli <span id="ktp1_255_k1" class="has-meaning has-meaning-off" data-hasqtip="8177">zecre</span> dikkat et. Nasıl ins ve cinnin gayet <span id="ktp1_255_k19" class="has-meaning has-meaning-off" data-hasqtip="8178">mağrurâne</span> <span id="ktp1_255_k5" class="has-meaning has-meaning-off" data-hasqtip="8179">temerrüd</span>lerini, gayet <span id="ktp1_255_k15" class="has-meaning has-meaning-off" data-hasqtip="8180">mucizâne</span> bir <span id="ktp1_255_k35" class="has-meaning has-meaning-off" data-hasqtip="8181">belâğat</span>le kırar. <span id="ktp1_255_k41" class="has-meaning has-meaning-off" data-hasqtip="8182">Acz</span>lerini ilân eder. <span id="ktp1_255_k8" class="has-meaning has-meaning-off" data-hasqtip="8183">Saltanat-ı Rububiyet</span>in genişliği ve <span id="ktp1_255_k37" class="has-meaning has-meaning-off" data-hasqtip="8184">azamet</span>i <span id="ktp1_255_k10" class="has-meaning has-meaning-off" data-hasqtip="8185">nisbet</span>inde ne kadar âciz ve <span id="ktp1_255_k34" class="has-meaning has-meaning-off" data-hasqtip="8186">biçare</span> olduklarını gösterir. Güya şu âyetle, hem <span class="arapca">وَجَعَلْنَاهَا رُجُومًا لِلشَّيَاطِينِ </span><span id="x-auto-211" class="dipnot">2</span> &#8220;…Onları (yıldızları) şeytanlara atılan mermiler yaptık.&#8221; Mülk Sûresi, 67:5.âyetiyle böyle diyor ki:</p>
<p class="normal">&#8220;Ey <span id="ktp1_255_k26" class="has-meaning has-meaning-off" data-hasqtip="8187">hakaret</span>i içinde <span id="ktp1_255_k20" class="has-meaning has-meaning-off" data-hasqtip="8188">mağrur</span> ve <span id="ktp1_255_k11" class="has-meaning has-meaning-off" data-hasqtip="8189">mütemerrid</span>, ey zaaf ve <span id="ktp1_255_k30" class="has-meaning has-meaning-off" data-hasqtip="8190">fakr</span>ı içinde <span id="ktp1_255_k7" class="has-meaning has-meaning-off" data-hasqtip="8191">serkeş</span> ve <span id="ktp1_255_k14" class="has-meaning has-meaning-off" data-hasqtip="8192">muannid</span> olan cin ve ins! Nasıl cesaret edersiniz ki, isyanınızla öyle bir <span id="ktp1_255_k6" class="has-meaning has-meaning-off" data-hasqtip="8193">Sultan-ı Zîşân</span>ın <span id="ktp1_255_k31" class="has-meaning has-meaning-off" data-hasqtip="8194" aria-describedby="qtip-8194">evamir</span>ine karşı geliyorsunuz ki, yıldızlar, aylar, güneşler <span id="ktp1_255_k32" class="has-meaning has-meaning-off" data-hasqtip="8195">emirber nefer</span>leri gibi emirlerine itaat ederler.</p>
<p class="normal">&#8220;Hem <span id="ktp1_255_k3" class="has-meaning has-meaning-off" data-hasqtip="8196">tuğyan</span>ınızla öyle bir <span id="ktp1_255_k25" class="has-meaning has-meaning-off" data-hasqtip="8197">Hâkim-i Zülcelâl</span>e karşı <span id="ktp1_255_k12" class="has-meaning has-meaning-off" data-hasqtip="8198">mübareze</span> ediyorsunuz ki, öyle <span id="ktp1_255_k37" class="has-meaning has-meaning-off" data-hasqtip="8199">azamet</span>li <span id="ktp1_255_k13" class="has-meaning has-meaning-off" data-hasqtip="8200">mutî</span> askerleri var; <span id="ktp1_255_k29" class="has-meaning has-meaning-off" data-hasqtip="8201">faraza</span> şeytanlarınız dayanabilseler, onları dağ gibi güllelerle<span id="ktp1_255_k9" class="has-meaning has-meaning-off" data-hasqtip="8202">recm</span>edebilirler.</p>
<p class="normal">&#8220;Hem <span id="ktp1_255_k21" class="has-meaning has-meaning-off" data-hasqtip="8203" aria-describedby="qtip-8203">küfran</span>ınızla öyle bir <span id="ktp1_255_k17" class="has-meaning has-meaning-off" data-hasqtip="8204">Mâlik-i Zülcelâl</span>in memleketinde isyan ediyorsunuz ki, <span id="ktp1_255_k23" class="has-meaning has-meaning-off" data-hasqtip="8205">ibâd</span>ından ve <span id="ktp1_255_k33" class="has-meaning has-meaning-off" data-hasqtip="8206">cünud</span>undan öyleleri var ki, değil sizin gibi küçücük âciz <span id="ktp1_255_k18" class="has-meaning has-meaning-off" data-hasqtip="8207">mahlûk</span>ları, belki <span id="ktp1_255_k28" class="has-meaning has-meaning-off" data-hasqtip="8208">farz-ı muhal</span> olarak dağ ve <span id="ktp1_255_k38" class="has-meaning has-meaning-off" data-hasqtip="8209">arz</span> büyüklüğünde birer <span id="ktp1_255_k40" class="has-meaning has-meaning-off" data-hasqtip="8210">adüvv-ü kâfir </span>olsaydınız, <span id="ktp1_256_k39" class="has-meaning has-meaning-off" data-hasqtip="8704">arz</span> ve dağ büyüklüğünde yıldızları, ateşli demirleri, <span id="ktp1_256_k6" class="has-meaning has-meaning-off" data-hasqtip="8705">şuvazlı</span> <span id="ktp1_256_k16" class="has-meaning has-meaning-off" data-hasqtip="8706">nuhas</span>ları size atabilirler, sizi dağıtırlar.</p>
<p class="normal">&#8220;Hem öyle bir kanunu kırıyorsunuz ki, o kanunla öyleler bağlıdır; eğer lüzum olsa <span id="ktp1_256_k39" class="has-meaning has-meaning-off" data-hasqtip="8707">arz</span>ınızı yüzünüze çarpar, gülleler gibi küreniz <span id="ktp1_256_k25" class="has-meaning has-meaning-off" data-hasqtip="8708">misillü</span> yıldızları üstünüze yağdırabilirler.&#8221;</p>
<p class="normal">Evet, Kur&#8217;ân&#8217;da bazı mühim <span id="ktp1_256_k4" class="has-meaning has-meaning-off" data-hasqtip="8709">tahşidat</span> vardır ki, düşmanların kuvvetli olduğundan ileri gelmiyor. Belki <span id="ktp1_256_k33" class="has-meaning has-meaning-off" data-hasqtip="8710">haşmet</span>in <span id="ktp1_256_k30" class="has-meaning has-meaning-off" data-hasqtip="8711">izhar</span>ı ve düşman <span id="ktp1_256_k8" class="has-meaning has-meaning-off" data-hasqtip="8712">şenaat</span>inin <span id="ktp1_256_k3" class="has-meaning has-meaning-off" data-hasqtip="8713" aria-describedby="qtip-8713">teşhir</span>i gibi sebeplerden ileri geliyor.</p>
<p>55. RAHMAN SÛRESİ’NDEN</p>
<p><span class="arapca" data-content=""><span class="arapca_ic">بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ</span></span></p>
<p>Rahman ve Rahîm olan Allah’ın adıyla.</p>
<p><span class="arapca" data-content=""><span class="arapca_ic">اَلرَّحْمٰنُۙ﴿١﴾</span></span></p>
<p><span class="arapca" data-content=""><span class="arapca_ic">عَلَّمَ الْقُرْاٰنَۜ﴿٢﴾</span></span></p>
<p><span class="arapca" data-content=""><span class="arapca_ic">خَلَقَ اْلاِنْسَانَۙ﴿٣﴾</span></span></p>
<p><span class="arapca" data-content=""><span class="arapca_ic">عَلَّمَهُ الْبَيَانَ﴿٤﴾</span></span></p>
<p>1-4. Rahman, Kur’an’ı öğretti, insanı yarattı, ona konuşmayı öğretti.</p>
<p><span class="hasiye">{“Hikmet (Ben-i Adem kervanına sordu):- Nereden geliyorsunuz? Nereye gidiyorsunuz? Bu dünyada işiniz nedir? Reisiniz kimdir? Bu suale, benî-âdem namına, emsali olan büyük peygamberler gibi, Muhammed-i Arabî Aleyhissalâtü Vesselâm, nev’-i beşere vekaleten karşısına çıkarak şöyle cevabda bulundu:</span></p>
<p>&#8211; Ey hikmet! Bu gördüğün insanlar, Sultan-ı Ezelî’nin kudretiyle yokluk karanlıklarından ziyadar varlık âlemine çıkarılan mahluklardır. Sultan-ı Ezelî, bütün mevcudatı içinde biz insanları seçmiş ve emanet-i kübrayı bize vermiştir. Biz haşir yoluyla saadet-i ebediyeye müteveccihen hareket etmekteyiz. Dünyadaki işimiz de, o saadet-i ebediye yollarını temin etmekle, re’s-ül malımız olan istidadlarımızı nemalandırmaktır. Ve şu azîm insan kervanına, bundan sonra Sultan-ı Ezelî’den risalet vazifesiyle gelip riyaset eden benim. İşte o Sultan-ı Ezelî’nin risalet beratı olarak bana verdiği Kur’an-ı Azîmüşşan elimdedir. Şüphen varsa al, oku!” (İİ., Baş kısım, s.13. Ayrıca bk. S., Otuz Üçüncü Söz, Otuz Birinci Pencere, s.687)}</p>
<p><span class="arapca" data-content=""><span class="arapca_ic">اَلشَّمْسُ وَالْقَمَرُ بِحُسْبَانٍ۬﴿٥﴾</span></span></p>
<p>5. Güneş ile ay hesapladır.</p>
<p><span class="arapca" data-content=""><span class="arapca_ic">وَالنَّجْمُ وَالشَّجَرُ يَسْجُدَانِ﴿٦﴾</span></span></p>
<p>6. Sapsız bitkiler ve ağaçlar secde ederler.</p>
<p><span class="arapca" data-content=""><span class="arapca_ic">وَالسَّمَٓاءَ رَفَعَهَا وَوَضَعَ الْم۪يزَانَۙ﴿٧﴾</span></span></p>
<p><span class="arapca" data-content=""><span class="arapca_ic">اَلَّا تَطْغَوْا فِى الْم۪يزَانِ﴿٨﴾</span></span></p>
<p><span class="arapca" data-content=""><span class="arapca_ic">وَاَق۪يمُوا الْوَزْنَ بِالْقِسْطِ وَلَا تُخْسِرُوا الْم۪يزَانَ﴿٩﴾</span></span></p>
<p>7-9. Göğü yükseltti ve teraziyi koydu. (Sakın) tartıda taşkınlık (haksızlık) etmeyin, diye. Tartıyı adaletle tutun, tartılanı eksik yapmayın.</p>
<p><span class="hasiye">{“Şu kâinat öyle bir saraydır ki, o sarayda mütemadiyen tahrib ve tamir içinde çalkalanan bir şehir var.. ve o şehirde her vakit harb ve hicret içinde kaynayan bir memleket var.. ve o memlekette her zaman mevt ve hayat içinde yuvarlanan bir âlem var. Halbuki o sarayda, o şehirde, o memlekette, o âlemde o derece hayret-engiz bir müvazene, bir mizan, bir tevzin hükmediyor, bilbedahe isbat eder ki: Bu hadsiz mevcudatta olan tahavvülât ve vâridat ve masarıf; herbir anda umum kâinatı görür, nazar-ı teftişinden geçirir bir tek Zâtın mîzaniyle ölçülür, tartılır.”</span></p>
<p>“Ve İsm-i Adl’in cilve-i âzamından gelen kâinattaki adalet-i tâmme, umum eşyanın müvazenelerini idare ediyor ve beşere de adaleti emrediyor. Sure-i Rahman’da</p>
<p><span class="arapca" data-content=""><span class="arapca_ic">وَالسَّماءَ رَفَعَهَا وَوَضَعَ الْمِيزَانَ * الَّا تَطْغَوْا فِى الْمِيزَانِ * وَاقِيمُوا الْوَزْنَ بِلْقِسْطِ وَلَا تُخْسِرُوا الْمِيزَانَ</span></span></p>
<p>âyetindeki dört mertebe, dört nevi mizana işaret eden dört defa “mizan” zikretmesi, kâinatta mizanın derece-i azametini ve fevkalâde pek büyük ehemmiyetini gösteriyor. Evet hiçbir şeyde israf olmadığı gibi, hiçbir şeyde de hakikî zulüm ve mîzansızlık yoktur.” (L., Otuzuncu Lem’a, İkinci Nükte, s.308 ve 309)}</p>
<p><span class="arapca" data-content=""><span class="arapca_ic">وَالْاَرْضَ وَضَعَهَا لِْلَانَامِۙ﴿٠١﴾</span></span></p>
<p>10. Yeri, mahlukat için alçalttı.</p>
<p><span class="arapca" data-content=""><span class="arapca_ic">ف۪يهَا فَاكِهَةٌ۬ وَالنَّخْلُ ذَاتُ الْاَكْمَامِ﴿١١﴾</span></span></p>
<p>11. Onda meyve ve tomurcuklara sahip hurma ağaçları vardır.</p>
<p><span class="arapca" data-content=""><span class="arapca_ic">وَالْحَبُّ ذُو الْعَصْفِ وَالرَّيْحَانُۚ﴿٢١﴾</span></span></p>
<p>12. Ekin yaprağına sahip taneler ve kokulu bitkiler (vardır).</p>
<p><span class="arapca" data-content=""><span class="arapca_ic">فَبِاَىِّ اٰلَٓاءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ﴿٣١﴾</span></span></p>
<p>13. O hâlde, Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlarsınız?</p>
<p><span class="hasiye">{“Hâlik-ı Rahmânın, ibâdından istediği en mühim iş, şükürdür. Furkan-ı Hakîm’de gayet ehemmiyetle şükre davet eder. Ve şükür etmemekliği, nimetleri tekzib ve inkâr suretinde gösterip</span></p>
<p><span class="arapca" data-content=""><span class="arapca_ic">فَبِاَىِّ آلَاء رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ ِ</span></span></p>
<p>fermanıyla, Sure-i Rahman’da şiddetli ve dehşetli bir surette otuzbir defa şu âyetle tehdid ediyor. Şükürsüzlüğün, bir tekzib ve inkâr olduğunu gösteriyor.” (M., Yirmi Sekizinci Mektub, Beşinci Mes’ele -Şükür Risalesi-, s.364)</p>
<p>“İ’lem Eyyühel-Aziz! Kur’an-ı Kerim nimetleri, ayetleri, delilleri tadat ederken</p>
<p><span class="arapca" data-content=""><span class="arapca_ic">فَبِاَىِّآلآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ</span></span></p>
<p>ayet-i celilesi tekrar ile zikredilmekte olduğundan şöyle bir delalet vardır ki: Cin ve insin en çok isyanlarını, en şedid tuğyanlarını, en azîm küfranlarını tevlid eden şöyle bir vaziyetleridir ki; nimet içinde in’amı görmüyorlar. İn’amı görmediklerinden Mün’im-i Hakikî’den gaflet ederler. Mün’imden gafletleri saikasıyla o nimetleri esbaba veya tesadüfe isnad ederek, Allah’tan o nimetlerin geldiğini tekzib ediyorlar. Binaenaleyh herbir nimetin bidayetinde, mü’min olan kimse Besmeleyi okusun. Ve o nimetin Allah’tan olduğunu kasdetmekle, kendisi ancak Allah’ın ismiyle, Allah’ın hesabına aldığını bilerek, Allah’a minnet ve şükranla mukabelede bulunsun.” (MN., Hubab, s.95. Ayrıca bk. Ş., On Birinci Şua, Onuncu Mes’ele, , s.246; İİ., Sure-i Bakara, s.30)}</p>
<p><span class="arapca" data-content=""><span class="arapca_ic">خَلَقَ اْلاِنْسَانَ مِنْ صَلْصَالٍ كَالْفَخَّارِۙ﴿٤١﴾</span></span></p>
<p>14. İnsanı pişmiş çamur gibi kuru balçıktan yarattı.</p>
<p><span class="arapca" data-content=""><span class="arapca_ic">وَخَلَقَ الْجَٓانَّ مِنْ مَارِجٍ مِنْ نَارٍۚ﴿٥١﴾</span></span></p>
<p>15. Cinleri yalından, ateşten yarattı.</p>
<p><span class="arapca" data-content=""><span class="arapca_ic">فَبِاَىِّ اٰلَٓاءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ﴿٦١﴾</span></span></p>
<p>16. O hâlde, Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlarsınız?</p>
<p><span class="arapca" data-content=""><span class="arapca_ic">يَا مَعْشَرَ الْجِنِّ وَاْلاِنْسِ اِنِ اسْتَطَعْتُمْ اَنْ تَنْفُذُوا مِنْ اَقْطَارِ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ فَانْفُذُواۜ لَاتَنْفُذُونَ اِلَّا بِسُلْطَانٍۚ﴿٣٣﴾</span></span></p>
<p>33. Ey cin ve insan topluluğu! Eğer göklerin ve yerin bucaklarından (çerçevesinden) çıkmağa güç yetirebilirseniz, haydi çıkın. Ancak (Allah’ın verdiği) bir güçle çıkarsınız.</p>
<p><span class="hasiye">{</span></p>
<p><span class="arapca" data-content=""><span class="arapca_ic">&#8230;* يُرْسَلُ عَلَيْكُمَا شُوَاظٌ مِنْ نَارٍ وَنُحَاسٌ فَلآ تَنْتَصِرَانِ * فَبِاَىِّآلآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ*&#8230;</span></span></p>
<p>âyetlerini dinle bak ki, ne diyor! Diyor ki: Ey acz ve hakareti içinde mağrur ve mütemerrid ve za’f ve fakrı içinde serkeş ve muannid olan ins ve cin! Emirlerime itaat etmezseniz haydi elinizden gelirse hudud-u mülkümden çıkınız! Nasıl cesaret edersiniz ki, öyle bir Sultanın emirlerine karşı gelirsiniz; yıldızlar, aylar, güneşler, emirber neferleri gibi emirlerine itaat ederler. Hem tuğyanınızla öyle bir Hâkim-i Zülcelal’e karşı mübareze ediyorsunuz ki, öyle azametli muti’ askerleri var. Faraza şeytanlarınız dayanabilseler, onları dağ gibi güllelerle recmedebilirler. Hem küfranınızla öyle bir Mâlik-i Zülcelal’in memleketinde isyan ediyorsunuz ki, cünudundan öyleleri var, değil sizin gibi küçük âciz mahluklar, belki farz-ı muhal olarak dağ ve Arz büyüklüğünde birer adüvv-ü kâfir olsaydınız, Arz ve dağ büyüklüğünde yıldızları, ateşli demirleri size atabilirler, sizi dağıtırlar. Hem öyle bir kanunu kırıyorsunuz ki, onunla öyleler bağlıdır, eğer lüzum olsa Arzınızı yüzünüze çarpar, gülleler gibi küreler misillü yıldızları üstünüze Allah’ın izniyle yağdırabilirler. Daha sair âyâtın manalarındaki kuvvet ve belâgatı ve ulviyet-i ifadesini bunlara kıyas et&#8230;” (S., Yirmi Beşinci Söz, Birinci Şua, İkinci Suret, s.373. Ayrıca bk. S., On Beşinci Söz, Altıncı Basamak, s.180)}</p>
<p><span class="arapca" data-content=""><span class="arapca_ic">فَبِاَىِّ اٰلَٓاءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ﴿٤٣﴾</span></span></p>
<p>34. O hâlde, Rabbinizin hangi nimetlerini yalarlarsınız?</p>
<p><span class="arapca" data-content=""><span class="arapca_ic">يُرْسَلُ عَلَيْكُمَا شُوَاظٌ مِنْ نَارٍ وَنُحَاسٌ فَلَا تَنْتَصِرَانِۚ﴿٥٣﴾</span></span></p>
<p>35. Üzerinize ateşten bir yalın ve duman gönderilir de yardımlaşamazsınız.</p>
<p><span class="arapca" data-content=""><span class="arapca_ic">فَبِاَىِّ اٰلَٓاءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ﴿٦٣﴾</span></span></p>
<p>36. O hâlde, Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlarsınız?</p>
<p><strong>KAYNAKLAR</strong></p>
<p>1) https://www.nukteler.com/rahman-suresi-ve-faziletleri/<br />
2) Kur&#8217;an&#8217;da Bilimsel Gerçekler, Editör: A.B. al-Mehri, The Qur&#8217;an Project Distribution Centre<br />
3) Risale Nur, Sözler, On Beşinci Söz<br />
4) Risale-i Nur Külliyatı<br />
5) https://risaleoku.com/oku/hizbkuranmeal/114</p>
<h2>Rahman Suresi&#8217;nin Meali</h2>
<p>Rahman Suresi&#8217;nin Meali (Elmalılı Hamdi Yazır) şöyledir;</p>
<div class="su-expand su-expand-collapsed su-expand-link-style-button" data-height="400"><div class="su-expand-content su-u-trim" style="color:#333333;max-height:400px;overflow:hidden">
Tamamen Rahman, Özellikle Merhametli (﷽) olan <span class="script-arabic script-Arab" dir="rtl">Allah&#8217;ın</span> adıyla.</p>
<p>1: Rahmân (çok merhametli olan Allah)<br />
2: Kurân&#8217;ı öğretti.<br />
3: İnsanı yarattı.<br />
4: Ona beyanı öğretti.<br />
5: Güneş de ay da bir hesab iledir.<br />
6: Bitkiler ve ağaçlar secde etmektedirler.<br />
7: Göğü yükseltti ve mizanı koydu.<br />
8: Sakın tartıda taşkınlık etmeyin.<br />
9: Tartıyı adaletle yapın, terazide eksiklik yapmayın.<br />
10: (Allah) yeri mahlukat için (aşağıya) koydu.<br />
11: Orada meyvalar ve salkımlı hurma ağaçları vardır.<br />
12: Yapraklı taneler ve hoş kokulu bitkiler vardır.<br />
13: Şimdi Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?<br />
14: Allah insanı, pişmiş bir çamura benzeyen bir balçıktan yarattı.<br />
15: Cinleri de hâlis ateşten yarattı.<br />
16: Şimdi Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?<br />
17: (O) iki doğunun ve iki batının Rabbidir.<br />
18: Şimdi Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?<br />
19: (Acı ve tatlı) iki denizi salıverdi birbirine kavuşuyorlar.<br />
20: Fakat aralarında bir engel vardır, birbirlerine geçip karışmıyorlar.<br />
21: Şimdi Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?<br />
22: İkisinden de inci ve mercan çıkar.<br />
23: Şimdi Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?<br />
24: Denizde koca dağlar gibi yükselen gemiler de onundur.<br />
25: Şimdi Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?<br />
26: Yer üzerinde bulunan her şey fânidir.<br />
27: Yalnız celâl ve ikram sahibi Rabbinin yüzü (zâtı) baki kalacaktır.<br />
28: Şimdi Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?<br />
29: Göklerde ve yerde bulunanlar, O&#8217;ndan isterler. O, her gün yeni bir iştedir.<br />
30: Şimdi Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?<br />
31: Ey insan ve cin! sizin de hesabınızı ele alacağız.<br />
32: Şimdi Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?<br />
33: Ey cin ve insan toplulukları! Göklerin ve yerin çevresinden geçmeye gücünüz yeterse geçin gidin. Allah&#8217;ın verdiği bir güç olmadan geçemezsiniz.<br />
34: Şimdi Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?<br />
35: Üzerinize ateşten alev ve duman gönderilir, kendinizi savunamazsınız.<br />
36: Şimdi Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz<br />
37: Gök yarılıp da, erimiş yağ gibi kıpkırmızı bir gül olduğu zaman&#8230;<br />
38: Şimdi Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?<br />
39: İşte o gün, ne insana ne de cinne günahından sorulmaz.<br />
40: Şimdi Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?<br />
41: Suçlular simalarından tanınır, alınlarından ve ayaklarından tutulur.<br />
42: Şimdi Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?<br />
43: İşte bu, suçluların yalanladığı cehennemdir.<br />
44: Onunla kaynar su arasında dolaşırlar.<br />
45: Şimdi Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?<br />
46: Rabbinin makamından korkan kimselere iki cennet vardır.<br />
47: Şimdi Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?<br />
48: İkisinin de çeşitli ağaçları, meyvaları vardır.<br />
49: Şimdi Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?<br />
50: İkisinde de akıp giden iki kaynak vardır.<br />
51: Şimdi Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?<br />
52: İkisinde de her türlü meyvadan çift çift vardır.<br />
53: Şimdi Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?<br />
54: Astarları atlastan yataklara yaslanırlar. İki cennetin de devşirmesi yakındır.<br />
55: Şimdi Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?<br />
56: Oralarda gözlerini yalnız eşlerine çevirmiş dilberler var ki, bunlardan önce onlara ne insan ne de cin dokunmuştur.<br />
57: Şimdi Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?<br />
58: Sanki onlar yâkut ve mercandırlar.<br />
59: Şimdi Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?<br />
60: İyiliğin karşılığı, yalnız iyilik değil midir?<br />
61: Şimdi Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?<br />
62: Bu ikisinden başka iki cennet daha vardır.<br />
63: Şimdi Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?<br />
64: (Bu cennetler) yemyeşildirler.<br />
65: Şimdi Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?<br />
66: İkisinde de fışkıran iki kaynak vardır.<br />
67: Şimdi Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?<br />
68: İkisinde de her türlü meyva, hurma ve nar vardır.<br />
69: Şimdi Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?<br />
70: İçlerinde güzel huylu, güzel yüzlü kadınlar vardır.<br />
71: Şimdi Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?<br />
72: Çadırlar içerisinde gözlerini yalnız kocalarına çevirmiş hûriler vardır.<br />
73: Şimdi Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?<br />
74: Bunlardan önce onlara ne insan ne de cin dokunmuştur.<br />
75: Şimdi Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?<br />
76: Yeşil yastıklara ve hârikulâde güzel işlemeli döşeklere yaslanırlar.<br />
77: Şimdi Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?<br />
78: Büyüklük ve ikram sahibi Rabbinin adı ne yücedir!<br />
</div><div class="su-expand-link su-expand-link-more" style="text-align:center"><a href="javascript:;" style="color:#045194;border-color:#045194"><i class="sui sui-angle-double-down" style="" aria-label=""></i><span style="border-color:#045194"><strong>SHOW MORE</strong></span></a></div><div class="su-expand-link su-expand-link-less" style="text-align:center"><a href="javascript:;" style="color:#045194;border-color:#045194"><i class="sui sui-angle-double-up" style="" aria-label=""></i><span style="border-color:#045194"><strong>SHOW LESS</strong></span></a></div></div>
<p><strong>NOT: Tüm QURAN VİDEOLARININ 50&#8217;den fazla dilde çevirisi (altyazı) vardır. Bu surenin tercümelerini yukarıdaki videonun altyazılarından görebilirsiniz.</strong></p>
<h2>Surah Rahman Diğer Dillerdeki Çevirileri</h2>
<p>Rahman Suresi&#8217;nin Türkçe meali ve diğer dillerdeki mealleri (çevirileri) yukarıdaki ve aşağıdaki videolarda yer almaktadır. YouTube video oynatıcısında (sağ altta) altyazıları açmayı tıklamanız gerekebilir.</p>
<div>Videodaki altyazılar simgesine tıklayarak farklı altyazı dilleri seçebilirsiniz;</div>
<ol>
<li>Video ekranının altındaki ayarlar simgesini tıklayın.</li>
<li><strong>Altyazılar/CC&#8217;yi</strong> tıklatın.</li>
<li>Bir dil seçin.</li>
</ol>
<p><strong>Rahman Suresi&#8217;nin mealleri şu dillerde görebilirsiniz;</strong><br />
Arnavutça, Amharca, Arapça, Azerice, Bengalce, Boşnakça, Bulgarca, Katalanca, Çince, Hırvatça, Çekçe, Felemenkçe, İngilizce, Fince, Fransızca, Almanca, Hausaca, Hintçe, İzlandaca, Endonezya Dili, İtalyanca, Japonca, Kazakça, Korece, Kürtçe, Letonca, Malayca, Malayalamca, Marathi, Norveççe, Peştuca, Farsça, Lehçe, Portekizce, Romence, Rusça, Sindhi, Slovakça, Somalice, İspanyolca, Svahili, İsveççe, Tacikçe, Tamilce, Tatarca, Telugguca, Tayca, Türkçe, Urduca, Uygurca, Özbekçe</p>
<h2>Rahman Suresi&#8217;nin Latince Okunuşu</h2>
<div class="su-expand su-expand-collapsed su-expand-link-style-button" data-height="300"><div class="su-expand-content su-u-trim" style="color:#333333;max-height:300px;overflow:hidden">﷽<br />
<em>Bismillaahir Rahmaanir Rahim</em></p>
<table id="Detail2" class="table table-striped sure_list push-top" border="0" cellspacing="1" cellpadding="5" align="center">
<tbody>
<tr>
<td align="right" valign="top"><b>1.</b></td>
<td valign="top">Er rahman.</td>
</tr>
<tr>
<td align="right" valign="top"><b>2.</b></td>
<td valign="top">Alleme lkur&#8217;ane.</td>
</tr>
<tr>
<td align="right" valign="top"><b>3.</b></td>
<td valign="top">Halekal insane.</td>
</tr>
<tr>
<td align="right" valign="top"><b>4.</b></td>
<td valign="top">Allemehul beyan.</td>
</tr>
<tr>
<td align="right" valign="top"><b>5.</b></td>
<td valign="top">Eş şemsu vel kameru bi husban.</td>
</tr>
<tr>
<td align="right" valign="top"><b>6.</b></td>
<td valign="top">Ven necmu veş şeceru yescudan.</td>
</tr>
<tr>
<td align="right" valign="top"><b>7.</b></td>
<td valign="top">Ves semae rafeaha ve vedaal mizan.</td>
</tr>
<tr>
<td align="right" valign="top"><b>8.</b></td>
<td valign="top">Ella tatğav fil mizan.</td>
</tr>
<tr>
<td align="right" valign="top"><b>9.</b></td>
<td valign="top">Ve ekıymul vezne bil kıstı ve la tuhsirul mizan.</td>
</tr>
<tr>
<td align="right" valign="top"><b>10.</b></td>
<td valign="top">Vel erda vedaaha lil enam.</td>
</tr>
<tr>
<td align="right" valign="top"><b>11.</b></td>
<td valign="top">Fiha fakihetuv ven nahlu zatul ekmani.</td>
</tr>
<tr>
<td align="right" valign="top"><b>12.</b></td>
<td valign="top">Vel habbu zul asfi ver rayhan.</td>
</tr>
<tr>
<td align="right" valign="top"><b>13.</b></td>
<td valign="top">Febieyyi alai rabbikuma tukezzibani.</td>
</tr>
<tr>
<td align="right" valign="top"><b>14.</b></td>
<td valign="top">Halekal&#8217;insane min salsalin kelfahhari.</td>
</tr>
<tr>
<td align="right" valign="top"><b>15.</b></td>
<td valign="top">Ve hale kalcanne min maricin min narin.</td>
</tr>
<tr>
<td align="right" valign="top"><b>16.</b></td>
<td valign="top">Febieyyi alai rabbikuma tukezzibani.</td>
</tr>
<tr>
<td align="right" valign="top"><b>17.</b></td>
<td valign="top">Rabbulmeşrikayni ve rabbulmağribeyni.</td>
</tr>
<tr>
<td align="right" valign="top"><b>18.</b></td>
<td valign="top">Febieyyi alai rabbikuma tukezzibani.</td>
</tr>
<tr>
<td align="right" valign="top"><b>19.</b></td>
<td valign="top">Mereclbahreyni yeltekıyani.</td>
</tr>
<tr>
<td align="right" valign="top"><b>20.</b></td>
<td valign="top">Beynehuma berzahun la yebğıyani.</td>
</tr>
<tr>
<td align="right" valign="top"><b>21.</b></td>
<td valign="top">Febieyyi alai rabbikuma tukezzibani.</td>
</tr>
<tr>
<td align="right" valign="top"><b>22.</b></td>
<td valign="top">Yahrucu minhumellu&#8217;lu velmercanu.</td>
</tr>
<tr>
<td align="right" valign="top"><b>23.</b></td>
<td valign="top">Febieyyi alai rabbikuma tukezzibani.</td>
</tr>
<tr>
<td align="right" valign="top"><b>24.</b></td>
<td valign="top">Ve lehulcevarilmunşeatu fiylbahri kela&#8217;lami.</td>
</tr>
<tr>
<td align="right" valign="top"><b>25.</b></td>
<td valign="top">Febieyyi alai rabbikuma tukezzibani.</td>
</tr>
<tr>
<td align="right" valign="top"><b>26.</b></td>
<td valign="top">Kullu men &#8216;aleyha famin</td>
</tr>
<tr>
<td align="right" valign="top"><b>27.</b></td>
<td valign="top">Ve yebka vechu rabbike zulcelali vel&#8217;ikrami.</td>
</tr>
<tr>
<td align="right" valign="top"><b>28.</b></td>
<td valign="top">Febieyyi alai rabbikuma tukezzibani.</td>
</tr>
<tr>
<td align="right" valign="top"><b>29.</b></td>
<td valign="top">Yes&#8217;eluhu men fiyssemavati vel&#8217;ardı kulle yevmin huve fiy şe&#8217;nin.</td>
</tr>
<tr>
<td align="right" valign="top"><b>30.</b></td>
<td valign="top">Febieyyi alai rabbikuma tukezzibani.</td>
</tr>
<tr>
<td align="right" valign="top"><b>31.</b></td>
<td valign="top">Senefruğu lekum eyyuhessekaleni.</td>
</tr>
<tr>
<td align="right" valign="top"><b>32.</b></td>
<td valign="top">Febieyyi alai rabbikuma tukezzibani.</td>
</tr>
<tr>
<td align="right" valign="top"><b>33.</b></td>
<td valign="top">Ya ma&#8217;şerelcinni vel&#8217;insi inisteta&#8217;tum en tenfusu min aktarissemavati vel&#8217;ardı fenfuzu la tenfizune illa bisultanin.</td>
</tr>
<tr>
<td align="right" valign="top"><b>34.</b></td>
<td valign="top">Febieyyi alai rabbikuma tukezzibani.</td>
</tr>
<tr>
<td align="right" valign="top"><b>35.</b></td>
<td valign="top">Yurselu &#8216;aleykuma şuvazun min narin ve nuhasun fela tentesırani.</td>
</tr>
<tr>
<td align="right" valign="top"><b>36.</b></td>
<td valign="top">Febieyyi alai rabbikuma tukezzibani.</td>
</tr>
<tr>
<td align="right" valign="top"><b>37.</b></td>
<td valign="top">Feizenşakkatesissemau fekanet verdeten keddihani.</td>
</tr>
<tr>
<td align="right" valign="top"><b>38.</b></td>
<td valign="top">Febieyyi alai rabbikuma tukezzibani.</td>
</tr>
<tr>
<td align="right" valign="top"><b>39.</b></td>
<td valign="top">Feyevmeizin la yus&#8217;elu &#8216;an zenbihi insun vela cannun.</td>
</tr>
<tr>
<td align="right" valign="top"><b>40.</b></td>
<td valign="top">Febieyyi alai rabbikuma tukezzibani</td>
</tr>
<tr>
<td align="right" valign="top"><b>41.</b></td>
<td valign="top">Yu&#8217;refulmucrimune bisiymahum feyu&#8217;hazu binnevasıy vel&#8217;akdami.</td>
</tr>
<tr>
<td align="right" valign="top"><b>42.</b></td>
<td valign="top">Febieyyi alai rabbikuma tukezzibani.</td>
</tr>
<tr>
<td align="right" valign="top"><b>43.</b></td>
<td valign="top">Hazihi cehennemulletiy yukezzibu bihelmucrimune.</td>
</tr>
<tr>
<td align="right" valign="top"><b>44.</b></td>
<td valign="top">Yetufune beyneha ve beyne hamiymin anin.</td>
</tr>
<tr>
<td align="right" valign="top"><b>45.</b></td>
<td valign="top">Febieyyi alai rabbikuma tukezzibani.</td>
</tr>
<tr>
<td align="right" valign="top"><b>46.</b></td>
<td valign="top">Ve limen hafe mekame rabbihi cennetani.</td>
</tr>
<tr>
<td align="right" valign="top"><b>47.</b></td>
<td valign="top">Febieyyi alai rabbikuma tukezzibani.</td>
</tr>
<tr>
<td align="right" valign="top"><b>48.</b></td>
<td valign="top">Zevata efnanin.</td>
</tr>
<tr>
<td align="right" valign="top"><b>49.</b></td>
<td valign="top">Febieyyi alai rabbikuma tukezzibani.</td>
</tr>
<tr>
<td align="right" valign="top"><b>50.</b></td>
<td valign="top">Fiyhima &#8216;aynani tecriyani.</td>
</tr>
<tr>
<td align="right" valign="top"><b>51.</b></td>
<td valign="top">Febieyyi alai rabbikuma tukezzibani.</td>
</tr>
<tr>
<td align="right" valign="top"><b>52.</b></td>
<td valign="top">Fiyhima min kulli fakihetin zevcani.</td>
</tr>
<tr>
<td align="right" valign="top"><b>53.</b></td>
<td valign="top">Febieyyi alai rabbikuma tukezziban.</td>
</tr>
<tr>
<td align="right" valign="top"><b>54.</b></td>
<td valign="top">Muttekiiyne ala furuşim betainuha min istebrak ve cenel cenneteyni dan.</td>
</tr>
<tr>
<td align="right" valign="top"><b>55.</b></td>
<td valign="top">Fe bi eyyi alai rabbikuma tukezziban.</td>
</tr>
<tr>
<td align="right" valign="top"><b>56.</b></td>
<td valign="top">Fihinne kasıratut tarfi lem yatmishunne insun kablehum ve la can.</td>
</tr>
<tr>
<td align="right" valign="top"><b>57.</b></td>
<td valign="top">Fe bi eyyi alai rabbikuma tukezziban.</td>
</tr>
<tr>
<td align="right" valign="top"><b>58.</b></td>
<td valign="top">Ke ennehunnel yakıtı vel mercan.</td>
</tr>
<tr>
<td align="right" valign="top"><b>59.</b></td>
<td valign="top">Fe be eyyi alai rabbikuma tukezziban.</td>
</tr>
<tr>
<td align="right" valign="top"><b>60.</b></td>
<td valign="top">Hel cezaul ıhsani illel ihsan.</td>
</tr>
<tr>
<td align="right" valign="top"><b>61.</b></td>
<td valign="top">Fe bi eyyi alai rabbikuma tukezziban.</td>
</tr>
<tr>
<td align="right" valign="top"><b>62.</b></td>
<td valign="top">Ve min dunihima cennetan.</td>
</tr>
<tr>
<td align="right" valign="top"><b>63.</b></td>
<td valign="top">Fe bi eyyi alai rabbikuma tukezziban</td>
</tr>
<tr>
<td align="right" valign="top"><b>64.</b></td>
<td valign="top">Mudhammetan</td>
</tr>
<tr>
<td align="right" valign="top"><b>65.</b></td>
<td valign="top">Fe bi eyyi alai rabbikuma tukezziban</td>
</tr>
<tr>
<td align="right" valign="top"><b>66.</b></td>
<td valign="top">Fihima aynani neddahatan.</td>
</tr>
<tr>
<td align="right" valign="top"><b>67.</b></td>
<td valign="top">Fe bi eyyi alai rabbikuma tukezziban</td>
</tr>
<tr>
<td align="right" valign="top"><b>68.</b></td>
<td valign="top">Fihima fakihetuv ve nahluv ve rumman</td>
</tr>
<tr>
<td align="right" valign="top"><b>69.</b></td>
<td valign="top">Fe bi eyyi alai rabbikuma tukezziban</td>
</tr>
<tr>
<td align="right" valign="top"><b>70.</b></td>
<td valign="top">Fihinne hayratun hısan</td>
</tr>
<tr>
<td align="right" valign="top"><b>71.</b></td>
<td valign="top">Fe bi eyyi alai rabbikuma tukezziban</td>
</tr>
<tr>
<td align="right" valign="top"><b>72.</b></td>
<td valign="top">Hurum maksuratun fil hıyam</td>
</tr>
<tr>
<td align="right" valign="top"><b>73.</b></td>
<td valign="top">Fe bi eyyi alai rabbikuma tukezziban</td>
</tr>
<tr>
<td align="right" valign="top"><b>74.</b></td>
<td valign="top">Lem yatmishunne insun kablehum ve la can</td>
</tr>
<tr>
<td align="right" valign="top"><b>75.</b></td>
<td valign="top">Fe bi eyyi alai rabbikuma tukezziban</td>
</tr>
<tr>
<td align="right" valign="top"><b>76.</b></td>
<td valign="top">Muttekiiyne ala rafrafin hudriv ve abkariyyin hısan</td>
</tr>
<tr>
<td align="right" valign="top"><b>77.</b></td>
<td valign="top">Fe bi eyyi alai rabbikuma tukezziban</td>
</tr>
<tr>
<td align="right" valign="top"><b>78.</b></td>
<td valign="top">Tebarakesmu rabbike zil celali vel ikram.</td>
</tr>
</tbody>
</table>
</div><div class="su-expand-link su-expand-link-more" style="text-align:center"><a href="javascript:;" style="color:#045194;border-color:#045194"><i class="sui sui-angle-double-down" style="" aria-label=""></i><span style="border-color:#045194"><strong>SHOW MORE</strong></span></a></div><div class="su-expand-link su-expand-link-less" style="text-align:center"><a href="javascript:;" style="color:#045194;border-color:#045194"><i class="sui sui-angle-double-up" style="" aria-label=""></i><span style="border-color:#045194"><strong>SHOW LESS</strong></span></a></div></div>
<h2>Rahman Suresi&#8217;ni Arapça okuyun</h2>
<p><strong>Arapça Kur&#8217;an-ı Kerim okuyabilirsiniz </strong></p>
<ol>
<li><strong>En yukarıdaki ve en aşağıdaki videoda (ayet ayet ve kelime ile kelime takip ile)</strong></li>
<li><strong><a href="https://www.islamicvideos.org/wp-content/plugins/pdfjs-viewer-shortcode/pdfjs/web/viewer.php?file=https://www.islamicvideos.org/wp-content/uploads/2020/04/quran-husrev-juz-27.pdf&amp;attachment_id=0&amp;dButton=false&amp;pButton=false&amp;oButton=false&amp;sButton=true&amp;editButtons=true&amp;v=3.0.2&amp;_wpnonce=27a60e9c68#page=10" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Arapça Rahman Suresi&#8217;ni Tefavuklu Kuran&#8217;da okuyun</a></strong></li>
<li><strong><a href="https://www.islamicvideos.org/wp-content/plugins/pdfjs-viewer-shortcode/pdfjs/web/viewer.php?file=https://www.islamicvideos.org/wp-content/uploads/2020/04/Holy-Quran-in-Arabic-Language.pdf&amp;attachment_id=0&amp;dButton=true&amp;pButton=true&amp;oButton=false&amp;sButton=true&amp;editButtons=true&amp;v=3.0.2&amp;_wpnonce=91cdd860c9#%5B%7B%22num%22%3A983%2C%22gen%22%3A0%7D%2C%7B%22name%22%3A%22FitH%22%7D%2C567%5D" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Rahman Suresi ve Tüm Kur&#8217;an-ı Kerim&#8217;i Arapça Okuyun</a></strong></li>
</ol>
<h2>Rahman Suresi ve Kur&#8217;an-ı Kerim&#8217;i ve Kur&#8217;an-ı Kerimi Dinle, Oku ve Öğren</h2>
<h3><strong><a href="https://www.islamicvideos.org/english-quran/?language_id=1&amp;sora_id=55">Arapça, İngilizce ve Sesli Rahman Suresi</a></strong></h3>
<h3><strong><a href="https://www.islamicvideos.org/quran/">29 çeviri ve Ses ile Kuranı Kerim (32 Ünlü Kariden Kur&#8217;anı Dinleyin)</a></strong></h3>
<p><span class="VIiyi" lang="tr"><span class="JLqJ4b" data-language-for-alternatives="tr" data-language-to-translate-into="en" data-phrase-index="0" data-number-of-phrases="1"><span class="Q4iAWc">Kuran-ı Kerim ve 29 dilde Kuran Meallerini okuyabilir, 32 Ünlü Kuran Okuyucusundan Kuran tilaveti dinleyebilir ve indirebilirsiniz.</span></span></span></p>
<h2>Rahman Suresi&#8217;nin Tefsirini okuyun</h2>
<h3><a href="https://www.islamicvideos.org/tr/en-iyi-kuran-videosu-rahman-suresi" target="_blank" rel="noopener noreferrer"><strong>Rahman Suresi&#8217;nin Türkçe Tefsirini (Detaylı Açıklama) okuyun</strong></a></h3>
<h3><a href="https://www.islamicvideos.org/tafseer-surah-rahman/" target="_blank" rel="noopener noreferrer"><strong>Rahman Suresi&#8217;nin İngilizce Tefsirini okuyun</strong></a></h3>
<h2><a href="https://www.youtube.com/islamicvideosorg?sub_confirmation=1" rel="noopener">LÜTFEN YENI HD VİDEOLAR İÇİN YOUBE KANALIMIZA ABONE OLUN.</a></h2>
<h2>Rahman Suresi&#8217;nin Muhteşem Yavaş Okunuşunu İzleyin</h2>
<p class="fv-flowplayer-feed"><a href="https://www.islamicvideos.org/tr/en-iyi-kuran-videosu-rahman-suresi/" title="Click to watch the video">[This post contains video, click to play]<br /><img decoding="async" src="https://i.ytimg.com/vi/JUa3kdsw5rg/maxresdefault.jpg#auto" width="400" /></a></p>
<p>&lt;p&gt;The post <a rel="nofollow" href="https://www.islamicvideos.org/tr/en-iyi-kuran-videosu-rahman-suresi/">Rahman Suresi Hakkında, Meali, Videosu, Fazileti, Mucizesi, Tefsiri</a> first appeared on <a rel="nofollow" href="https://www.islamicvideos.org">Dini Videolar</a>.&lt;/p&gt;</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.islamicvideos.org/tr/en-iyi-kuran-videosu-rahman-suresi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bakara Suresi, Dünya&#8217;nın En İyi Kuranı Kerim Videolarından 1&#8217;i</title>
		<link>https://www.islamicvideos.org/tr/hd-bakara-suresi-dunyanin-en-iyi-kuran-videolarindan-biri/</link>
					<comments>https://www.islamicvideos.org/tr/hd-bakara-suresi-dunyanin-en-iyi-kuran-videolarindan-biri/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 08 Dec 2024 12:05:19 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kuranı Kerim Videoları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.islamicvideos.org/?p=9892</guid>

					<description><![CDATA[<p>BAKARA SURESİ &#8211; KURAN-I KERİM&#8217;İN EN UZUN SURESİ Ayet ayet takip ile muhteşem görüntüler eşliğinde Kur&#8217;an-ı Kerim&#8217;in en uzun süresi. Bakara Suresi, bu surede geçen sığır  hikayesinden ve sığırın putlaştırılmasından daha dolayı bu ismi almıştır. Sure, farklı zamanlarda nazil olmuştur ve adı “Bakara Suresi”dir, çünkü kurban edilen inek (sığır), Musa (A.S.) zamanında İsrailoğullarından bir adam [&#8230;]</p>
<p>&lt;p&gt;The post <a rel="nofollow" href="https://www.islamicvideos.org/tr/hd-bakara-suresi-dunyanin-en-iyi-kuran-videolarindan-biri/">Bakara Suresi, Dünya&#8217;nın En İyi Kuranı Kerim Videolarından 1&#8217;i</a> first appeared on <a rel="nofollow" href="https://www.islamicvideos.org">Dini Videolar</a>.&lt;/p&gt;</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h2><strong>BAKARA SURESİ &#8211; KURAN-I KERİM&#8217;İN EN UZUN SURESİ</strong></h2>
<p>Ayet ayet takip ile muhteşem görüntüler eşliğinde Kur&#8217;an-ı Kerim&#8217;in en uzun süresi. Bakara Suresi, bu surede geçen sığır  hikayesinden ve sığırın putlaştırılmasından daha dolayı bu ismi almıştır.</p>
<p class="fv-flowplayer-feed"><a href="https://www.islamicvideos.org/tr/hd-bakara-suresi-dunyanin-en-iyi-kuran-videolarindan-biri/" title="Click to watch the video">[This post contains video, click to play]<br /><img decoding="async" src="https://i.ytimg.com/vi/hPH0dfiAODE/maxresdefault.jpg#auto" width="400" /></a></p>
<p>Sure, farklı zamanlarda nazil olmuştur ve adı “Bakara Suresi”dir, çünkü kurban edilen inek (sığır), Musa (A.S.) zamanında İsrailoğullarından bir adam öldürüldüğü için kurban edilmiştir ve “ Allah&#8221; onlara bir inek (sığır) kesmelerini emretti ve onun bir parçası ile ölü adama dokunduklarında adam dirildi ve katilini söyledi. İsrailoğulları, Musa&#8217;ya (A.S) &#8220;Allah&#8221;ın kendilerine kesmelerini emrettiği ama sonunda kestikleri o ineğin özellikleri hakkında birçok soru sordular [1].</p>
<p>&#8216;Kestiğiniz sığırın bir parçasıyla o maktûlün cesedine vurun&#8217; (Vurulunca da o diriliverdi.) İşte Allah bunu nasıl dirilttiyse ölüleri de öyle diriltir. Aklınızı iyice kullanasınız diye âyetlerini size gösterir.&#8221; (Bakara Suresi, 2/73, 74)</p>
<p>“Yahudiler, Mısırda gördükleri putperestlikten oldukça etkilenmişlerdir. Buzağıya tapmaları ve daha sonra -puta tapan bir topluluğu görünce- Hz. Musa (as)’a “Ne olur biz de böyle gözle görünen bazı ilahları edinelim!” şeklinde öneride bulunmaları, puta tapma düşüncesinin Yahudilerin iliklerine kadar işlediğini göstermektedir. Bu batıl ilahların başında Mısır’da gördükleri inek-perestlik safsatasıdır. Bu çarpıcı mucize olayda ilah diye baktıkları bir ineğin kesilmesi, aslında onlara bunun bir ilah olmadığı fikrini zihinlerinde canlandırmaya ve bu konuda kalıcı mesaj vermeye yöneliktir. Yahudilerin, kesilmesi istenen inek hakkındaki -ardı arkası kesilmez- soruları, onların bir ilah gibi görmeye alışık oldukları bu hayvanın öldürülmesine taraftar olmadıklarını gösteren önemli bir ipucudur. Kur’an’da, bir “ineğin kesilmesi” penceresinden “inek-perestlik” fikrinin öldürüldüğüne işaret edilmiştir.”[3].</p>
<p>Bakara Süresi Kuranı Kerimin <a href="https://www.islamicvideos.org/tr/ayetel-kursi/">en önemli ayetlerinden biri olan Ayetel Kürsi</a>&#8216;yi içermektedir. <a href="https://www.islamicvideos.org/tr/ayetel-kursi/">Detaylar &gt;&gt;&gt;</a></p>
<p><span class="VIiyi" lang="tr"><span class="JLqJ4b ChMk0b" data-language-for-alternatives="tr" data-language-to-translate-into="en" data-phrase-index="2" data-number-of-phrases="3"><span class="Q4iAWc">50&#8217;den fazla dilde altyazılı Dünya&#8217;nın En İyi Kuranı Kerim videolarından biri olan kelime kelime takip imkanı olan ve muhteşem manzaralara sahip Bakara Suresi&#8217;nin yukarıdaki videosunu izleyin.</span></span></span></p>
<h3><span class="VIiyi" lang="tr"><span class="JLqJ4b" data-language-for-alternatives="tr" data-language-to-translate-into="en" data-phrase-index="0" data-number-of-phrases="1"><span class="Q4iAWc">BAKARA SURESİ&#8217;NİN BU VİDEOSU HAKKINDA </span></span></span></h3>
<p><span class="VIiyi" lang="tr"><span class="JLqJ4b" data-language-for-alternatives="tr" data-language-to-translate-into="en" data-phrase-index="0" data-number-of-phrases="1"><span class="Q4iAWc">Bakara Suresi&#8217;nin bu videosu, kelime kelime takip özelliğiyle ile dünyanın en iyi Kuran videolarından biridir. Altyazı olarak 50&#8217;den fazla Dilde Kuran Çevirileri (İngilizce Kuran, Hintçe Kuran, Urdu Kuran, &#8230;) vardır. Çözünürlük FULL HD&#8217;dir. DÜNYADA İLK KEZ Kuran videoları, videolarda 50&#8217;den fazla DİL&#8217;de altyazılı olarak yayınlanmaktadır. </span></span></span></p>
<p>Ayrıca rahatlatıcı çok güzel full HD doğa manzaraları ve ayet ayet izleme ve kelime kelime takip özelliği ile çok güzel ve okunabilir Arapça yazı tipi içerir.</p>
<p><strong>Okuyan:</strong> Davut Kaya</p>
<p><strong><span class="VIiyi" lang="tr"><span class="JLqJ4b" data-language-for-alternatives="tr" data-language-to-translate-into="en" data-phrase-index="0" data-number-of-phrases="1"><span class="Q4iAWc">VİDEOYU ÇALIŞTIRMAK İÇİN YUKARIDAKİ OYNAT DÜĞMESİNE veya VİDEOYA DOKUNUN.</span></span></span></strong></p>
<p><strong>!! ÇEVİRİYİ DİLİNİZDE GÖRMEK İÇİN LÜTFEN CC DÜĞMESİNİ AÇINIZ. YANİ, KAPALI İSE ALTYAZILARI AÇIN.</strong></p>
<h3><strong style="font-size: 16px;">NEDEN KURAN VİDEOLARIMIZ, DÜNYANIN EN İYİLERİNDENDİR? (BUNLARDAN BAZILARI ALANINDA BİZCE EN İYİSİDİR)</strong></h3>
<ul>
<li>Tüm Kuran videolarımız 50’den fazla dil sahibidir. Araştırmamıza göre, dünyadaki kuran videolarının çoğunda altyazı bulunmamaktadır. Dünyadaki hiçbir Kuran videosunda bu özellik yoktur. Biz şimdiye kadar, bu alanda çalışmamıza ve araştırmamıza rağmen tespit etmedik.</li>
<li>Kur’an videolarımız doğaya ve ayetlere ilişkin muhteşem görüntülere sahiptir. Yine, dünyadaki çok az sayıda Kuran videosunda ayetlere ilişkin görüntüleri vardır. Ayet ile ilgili Kuran videolarımız bu türün en iyilerden biridir.</li>
<li>Kur’an videolarımız okunan ayetteki kelimeleri gösterme özelliğine sahiptir (bazı daha önce yüklediğimiz videolarımız bu özelliğe sahip değildir). Dünyadaki çok az Kuran videosunun bu özelliği vardır.</li>
<li>Videolarımızı geliştirirken en son teknolojiyi kullanmaktayız. İlgili konular da yeni teknolojiler geliştirmekteyiz.</li>
</ul>
<p><a href="https://www.islamicvideos.org/explanation-in-other-languages/"> <span class="VIiyi" lang="tr"><span class="JLqJ4b ChMk0b" data-language-for-alternatives="tr" data-language-to-translate-into="en" data-phrase-index="0" data-number-of-phrases="1"><span class="Q4iAWc">Bu Web Sitesinin Videoları Hakkında Diğer Dillerde Kısa Açıklamalar</span></span></span></a></p>
<h2><strong>BAKARA SURESİNİN FAZİLETLERİ</strong></h2>
<p>Bakara süresinin faziletleriyle ilgili meşhur 6 hadis kitabında (Kütüb-i sitte) aşağıdaki hadisler bulunmaktadır;</p>
<ul>
<li>Cibril (a.s.), Hz. Peygamber (sav)&#8217;in yanında otururken yukarıda kapı sesine benzer bir ses işitti. Başını göğe doğru kaldırdı. Cibril(a.s) dedi ki: &#8220;İşte gökten bir kapı açıldı, bugüne kadar böyle bir kapı asla açılmamıştır Derken oradan bir melek indi. Cibril (a.s.) tekrar konuştu: &#8220;İşte arza bir melek indi, şimdiye kadar bu melek hiç inmemiştir. Melek selam verdi ve Hz. Peygamber (sav)&#8217;e: &#8220;Sana verilen iki nuru müjdeliyorum. Bunlar, senden önce başka hiçbir peygambere verilmemişlerdi: Onların biri Fatiha Süresi, diğeri de Bakara Süresi&#8217;nin son kısmı. Onlardan okuduğun her harfe mukabil sana mutlaka büyük sevap verilecektir&#8221; dedi.  (İbnu Abbas &#8211; Müslim, nesai)</li>
<li>Hz. Peygamber (sav)&#8217;i işittim, diyordu ki: &#8220;Kur&#8217;an-ı Kerim&#8217;i okuyun. Zira Kur&#8217;an, kendini okuyanlara kıyamet günü şefaatçi olarak gelecektir.&#8221; Zehraveyn&#8217;i yani Bakara ve Al-i İmran surelerini okuyun! Çünkü onlar kıyamet günü, iki bulut veya iki gölge veya saf tutmuş iki grup kuş gibi gelecek, okuyucularını müdafaa edeceklerdir. Bakara suresini okuyun! Zira onu okumak berekettir. Terki ise pişmanlıktır. Onu tahsil etmeye sihirbazlar muktedir olamazlar.&#8221; (Bir rivayette şu ziyade mevcuttur: Bir rekatta, secdeden önce, bir kul onu okur, sonra da Allah&#8217;tan birşey isterse Allah istediğini mutlaka verir.&#8221;)  (Ebu Ümame &#8211; Müslim)</li>
<li>Resulullah (sav) kalabalık bir askerin katıldığı orduyu sefere çıkardı. Askerlere Kur&#8217;an okumalarını tenbihledi. Ayrıca teker teker görerek herbirine Kur&#8217;an&#8217;dan bildikleri yerleri okumalarını tenbihliyordu. Derken sıra yaşça en genç birisine gelmişti. Ona: &#8220;Kur&#8217;an&#8217;dan sen ne biliyorsun ey falanca?&#8221; diye sordu. Genç: &#8220;Ben,&#8221; dedi, &#8220;falan falan sureleri ve bir de Bakara suresini biliyorum.&#8221; Resulullah (sav): Yani sen Bakara&#8217;yı biliyor musun?&#8221; diye sordu. &#8220;Evet!&#8221; cevabı üzerine: &#8220;Haydi yürü, seni askerlere komutan tayin ettim&#8221; dedi. Askerlerin ileri gelenlerinden biri atılıp: &#8220;Yemin olsun, Bakara&#8217;yı ezberlememe mani olan şey, hükümleriyle amel edememek korkusundan başka birşey değildir&#8221; dedi. Resulullah (sav) şu tenbihte bulundu: &#8220;Kur&#8217;an&#8217;ı öğrenin ve onu okuyun. Kur&#8217;an-ı Kerim&#8217;in onu öğrenip okuyan ve onunla amel eden kimse için durumunu, içi ağzına kadar misk dolu bir kutuya benzetebiliriz. Bu her tarata koku neşreder. Kur&#8217;an&#8217;ı öğrendiği halde, ezberinde olmasına rağmen okumayıp yatan kimse de ağzı sıkıca bağlanmış, hiç koku neşretmeyen misk kabı gibidir.&#8221; (Ebu Hüreyre &#8211; Tirmizi)</li>
<li>Resulullah (sav)&#8217;ın şöyle söylediğini işittim: &#8220;Kıyamet günü Kur&#8217;an-ı Kerim ve ona dünyada iken sahip çıkıp onunla amel edenler getirilirler. Bu gelişte. Bakara ve Al-i İmran süreleri Kur&#8217;an-ı Kerim&#8217;in önünde yer alırlar.&#8221; Resulullah (sav) bir iki sure için üç teşbihte bulundu ki, bir daha onları unutmadım. Şöyle demişti: &#8220;Onlar sanki iki bulut veya aralarında nur ve aydınlık olan iki siyah gölgelik veya sahiplerini müdafaa vaziyeti almış saflar halinde iki kuş sürüsü gibidirler.&#8221; (Nevvas İbnu Sem&#8217;an &#8211; Müslim)</li>
<li>Resulullah (sav) buyurdular ki: &#8220;Evlerinizi kabirlere çevirmeyin, içerisinde Bakara suresi okunan evden şeytan kaçar.&#8221; (Ebu Hüreyre &#8211; Müslim)</li>
<li>Resulullah (sav) şöyle buyurdular: &#8220;Bakara Suresinin sonundaki iki ayeti geceleyin kim okursa o iki ayet ona kafi gelir.&#8221; (İbnu Mes&#8217;ud &#8211; Buhari, Müslim, Ebu Davud, İbnu Mace, Tirmizi)</li>
<li>Resulullah (sav) buyurdular ki: &#8220;Allah, arz ve semavatı yaratmazdan iki bin yıl önce bir kitap yazdı. O kitaptan iki ayet indirip onlarla Bakara suresini sona erdirdi. Bu iki ayet bir evde üç gece okundu mu artık şeytan ona yaklaşamaz.&#8221;  (Nu&#8217;man İbnu Beşir &#8211; Tirmizi)</li>
<li>Hz. Peygamber (sav) şöyle buyurdular: &#8220;Her şeyin bir şerefesi var. Kur&#8217;an-ı Kerim&#8217;in şerefesi de Bakara süresidir. Bu surede bir ayet vardır ki, Kur&#8217;an ayetlerinin efendisidir: Ayetü&#8217;l-Kürsi (Ebu Hüreyre &#8211; Tirmizi)</li>
<li>Resulullah (sav) bana: &#8220;Ey Ebu&#8217;l-Münzir, Allah&#8217;ın Kitabından ezberinde bulunan hangi ayetin daha büyük olduğunu biliyor musun?&#8221; diye sordu. Ben: &#8220;O Allah ki, O&#8217;ndan başka ilah yoktur, O, Hayy&#8217;dır, Kayyum&#8217;dur (yani diridir her şeye kıyam sağlayandır) (Bakara, 225) -ki buna Ayet&#8217;ü&#8217;l-Kürsi denir- dedim. Göğsüme vurdu ve: &#8220;İlim sana mübarek olsun ey Ebu&#8217;l-Münzir! dedi.&#8221; (Übey İbnu Ka&#8217;b &#8211; Müslim, Ebu Davud)</li>
<li>Cenab-ı Hakk&#8217;ın şu mealdeki sözü nazil olunca: &#8220;İçinizdekini açıklasanız da gizleseniz de Allah sizi onunla hesaba çeker ve dilediğini bağışlar, dilediğine azab eder&#8230;&#8221; (Bakara, 284) bu ihbar Sahabe (ra)&#8217;ye çok ağır geldi. Resulullah (sav)&#8217;a geldiler, diz çöküp oturdular ve dediler ki: &#8220;Ey Allah&#8217;ın elçisi, bize yapabileceğimiz işler emredildi: Namaz, oruç, cihad ve sadaka, bunları yapıyoruz. Ama Cenab-ı Hakk sana şu ayeti inzal buyurdu. Onu yerine getirmemiz mümkün değil.&#8221; Resulullah (sav) onlara: &#8220;Yani sizler de sizden önceki Yahudi ve Hıristiyanlar gibi &#8220;dinledik ama itaat etmiyoruz&#8221; mu demek istiyorsunuz? Hayır öyle değil şöyle deyin: &#8220;İşittik itaat ettik. Ey Rabbimiz affını dileriz, dönüş sanadır.&#8221; Ce-maat bunu okuyup, dilleri ona alışınca, bir müddet sonra Cenab-ı Hakk şu vahyi inzal buyurdu: &#8220;Peygamber ve inananlar, O&#8217;na Rabbi&#8217;nden indirilene inandı. Hepsi Allah&#8217;a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine inandı. Peygamberleri arasında hiçbirini ayırdetmeyiz, işittik, itaat ettik, Rabbimiz! Affını dileriz, dönüş sanadır&#8221; dediler (Bakara 285). Ashab bunu yapınca Allah, önceki ayeti neshetti ve şu ayeti inzal buyurdu: &#8220;Allah kişiye ancak gücünün yeteceği kadar yükler; kazandığı iyilik lehine, ettiği kötülük de aleyhinedir. Rabbimiz! Eğer unutacak veya yanılacak olursak bizi sorumlu tutma. (Resululah bu duayı yapınca Allah Teala hazretleri: Pekala, yaptım buyurmuştur). Rabbimiz bizden öncekilere yüklediğin gibi bize de ağır yük yükleme! (Allah Teala hazretleri: Pekiyi, buyurmuştur). Rabbimiz! Bize gücümüzün yetmiyeceği şeyi taşıtma (Rabb Teala hazretleri: Pekiyi, dedi). Bizi affet, bizi bağışla, bize acı. Sen Mevlamızsın, kafirlere karşı bize yardım et (Rabb Teala buna da Pekiyi demiştir). (Ebu Hüreyre &#8211; Müslim)</li>
</ul>
<h2 data-fontsize="28" data-lineheight="33.6px"><strong>BAKARA SURESİ&#8217;NİN MUCİZESİ</strong></h2>
<p data-fontsize="28" data-lineheight="33.6px"><strong>Bakara Suresi&#8217;nin 23-24 ayette şöyle buyurulmaktadır;</strong></p>
<p data-fontsize="28" data-lineheight="33.6px"><strong>&#8220;23: Eğer kulumuz (Muhammed)a indirdiğimiz (Kur&#8217;ân)dan şüphe içinde iseniz, haydi onun gibi bir sûre getirin, Allah&#8217;tan başka güvendiklerinizin hepsini çağırın; eğer doğru iseniz.</strong><br />
<strong>24: Yok yapamadıysanız, ki hiçbir zaman yapamayacaksınız, o halde yakıtı insanlar ve taşlar olan, inkârcılar için hazırlanmış ateşten sakının.&#8221;</strong></p>
<p data-fontsize="28" data-lineheight="33.6px">&#8220;Zira dokuz dereceye baliğ olan tahaddinin, yani muarazaya davet etmenin tabirleri, tabakaları vardır.<br />
1- Yüksek Nazmıyla (düzenleme, tanzim, sıra, tertip, düzen), İhbarat-ı Gaybiyesiyle (gayb olan geçmiş veya gelecek zamana ait verilen haberler), ihtiva ettiği Ulûmu (ilimler) ve Âlî (yüksek) Hakaikıyla (hakikatleriyle) beraber tam bir Kur&#8217;anın mislini, Ümmi bir Şahıstan getiriniz.<br />
2- Eğer böylece mislini getirmek tâkatinizin (güç, kuvvet) fevkinde ise, beliğ (belâgatle, düzgün ve sanatlı olarak meramını anlatan) bir Nazımla uydurma şeylerden olsun, getiriniz.<br />
3- Eğer buna da Kudretiniz olmazsa, on Sure kadar bir mislini yapınız.<br />
4- Bu da mümkin olmadı ise, uzun bir Surenin mislini yapınız.<br />
5- Eğer bu da size kolay değilse, kısa bir Surenin misli olsun.<br />
6- Eğer ümmi bir şahıstan imkân bulamadı iseniz, âlim ve kâtib bir adamdan olsun.<br />
7- Bu da olmadığı takdirde, birbirinize yardım etmek suretiyle yapınız.<br />
8- Buna da imkân bulunamadığı takdirde, bütün ins ve cinlerden yardım isteyiniz ve bütün efkârın (fikirlerin, görüşlerin) neticelerinden istimdad (yardım) ediniz. Neticeleri, tamamen yanınızda bulunan Kütüb-ü Arabiyede (arapça kitaplarda) mevcuddur. Bütün Kütüb-ü Arabiye ile Kur&#8217;an arasında bir mukayese yapılırsa, Kur&#8217;an mukayeseye gelmez. Çünki hiçbirine benzemiyor. Öyle ise Kur&#8217;an ya hepsinden aşağıdır veya hepsinden yukarıdır. Birinci ihtimal bâtıl ve muhaldir. Öyle ise hepsinden yukarı, fevk-al küll (hepsinin üstünde) bir Kitabdır. Onüç asırdan beri misli vücuda gelmemiştir, bundan sonra da vücuda gelemeyecektir vesselâm.<br />
9- &#8220;Bizim şahidlerimiz yoktur. Eğer muarazaya girişsek, bizi destekleyecek kimse yoktur.&#8221; diye gösterdikleri o bahaneyi de def&#8217;etmek için, &#8220;Şühedanıza da müsaade edilmiştir. Onları da çağırın, size yardım etsinler.&#8221;<br />
İşte bu tabakalara dikkat edilirse, muarazanın şu mertebelerine işareten, Kur&#8217;an-ı Kerim&#8217;in yaptığı Îcaz ile gösterdiği İ’caza bir şua görünür.</p>
<p>Arkadaş! Kur&#8217;an-ı Kerim&#8217;den en kısa bir Sureye muaraza etmekten beşerin aczi, mezkûr izahat ile sabit oldu.&#8221; [*]
<p>*: İşaratül İcaz, Bediuzzaman Said Nursi</p>
<p>İşaratül İcaz kitabı fatiha süresinin ve bakara süresinin 31. ayete kadar tefsirini içermektedir.</p>
<p><a href="https://www.islamicvideos.org/wp-content/uploads/2022/07/ISARATUL-ICAZ.pdf">İşaratül İcaz orjinal metnini oku</a></p>
<p><a href="https://www.islamicvideos.org/tr/risale-i-nur-oku-sozler/">Risale-i Nur Külliyatı Oku ve İndir</a></p>
<p>Bakara Suresinde <a href="https://www.islamicvideos.org/tr/ayetel-kursi/">Ayetel Kürsi</a> bulunmaktadır. <a href="https://www.islamicvideos.org/tr/ayetel-kursi/">Ayetel Kürsi</a>&#8216;nin mucizesi hakkında <a href="https://www.islamicvideos.org/tr/ayetel-kursi/">detaylar &gt;&gt;&gt;</a></p>
<h2><span class="VIiyi" lang="tr"><span class="JLqJ4b" data-language-for-alternatives="tr" data-language-to-translate-into="en" data-phrase-index="0" data-number-of-phrases="1"><span class="Q4iAWc">Bakara Suresinin Türkçe Meali</span></span></span></h2>
<p><span class="VIiyi" lang="tr"><span class="JLqJ4b" data-language-for-alternatives="tr" data-language-to-translate-into="en" data-phrase-index="0" data-number-of-phrases="1"><span class="Q4iAWc">Bakara Suresi&#8217;nin Türkçe Meali (Elmalılı Hamdi Yazır) şöyledir; </span></span></span></p>
<p><span class="VIiyi" lang="tr"><span class="JLqJ4b" data-language-for-alternatives="tr" data-language-to-translate-into="en" data-phrase-index="0" data-number-of-phrases="1"><span class="Q4iAWc"><div class="su-expand su-expand-collapsed su-expand-link-style-button" data-height="400"><div class="su-expand-content su-u-trim" style="color:#333333;max-height:400px;overflow:hidden"> </span></span></span></p>
<p><span class="VIiyi" lang="tr"><span class="JLqJ4b" data-language-for-alternatives="tr" data-language-to-translate-into="en" data-phrase-index="0" data-number-of-phrases="1"><span class="Q4iAWc">Surenin Türkçe Meali şu şekildedir (ilk 100 ayet);</span></span></span></p>
<p>Rahmân ve Rahîm olan Allah&#8217;ın ismiyle (<span class="script-arabic script-Arab" dir="rtl">﷽</span>‎).</p>
<p>1: (Elif, Lâm, Mîm.)<br />
2: İşte o kitap, bunda şüphe yok, müttakiler (kötülükten korunacaklar) için hidayettir.<br />
3: Onlar ki gaybe iman edip namazı dürüst kılarlar ve kendilerine verdiğimiz rızıktan (Allah yolunda) harcarlar.<br />
4: Ve onlar ki hem sana indirilene iman ederler, hem senden önce indirilene. Ahirete de bunlar kesinlikle iman ederler.<br />
5: Bunlar, işte Rabblerinden bir hidayet üzerindedirler ve bunlar işte felaha erenlerdir.<br />
6: Şu muhakkak ki inkâr edenleri uyarsan da, uyarmasan da onlar için birdir. Onlar inanmazlar.<br />
7: Allah onların kalplerini ve kulaklarını mühürlemiştir. Gözlerinin üzerinde bir de perde vardır. Ve büyük azab onlaradır.<br />
8: İnsanlardan öyleleri de vardır ki, inanmadıkları halde, &#8220;Allah&#8217;a ve ahiret gününe inandık.&#8221; derler.<br />
9: Allah&#8217;ı ve müminleri aldatmaya çalışırlar. Halbuki sırf kendilerini aldatırlar da farkına varmazlar.<br />
10: Kalplerinde hastalık vardır. Allah da onların hastalığını arttırmıştır. Yalan söylemelerine karşılık onlara elem verici bir azab vardır.<br />
11: Hem onlara: &#8220;Yeryüzünde fesat çıkarmayın.&#8221; denildiğinde: &#8220;Biz ancak ıslah edicileriz.&#8221; derler.<br />
12: İyi bilin ki, onlar ortalığı bozanların ta kendileridir, fakat anlamazlar.<br />
13: Onlara: &#8220;İnsanların (müslümanların) inandığı gibi inanın.&#8221; denilince, &#8220;Biz de o beyinsizlerin inandığı gibi mi inanacağız?&#8221; derler. İyi bilin ki, asıl beyinsiz kendileridir fakat bilmezler.<br />
14: Onlar iman edenlere rastladıkları zaman: &#8220;İnandık&#8221; derler. Fakat şeytanlarıyle yalnız kaldıkları zaman: &#8220;Biz, sizinle beraberiz, biz sadece (onlarla) alay ediyoruz.&#8221; derler.<br />
15: (Asıl) Allah onlarla alay eder ve taşkınlıkları içinde serserice dolaşmalarına mühlet verir.<br />
16: İşte onlar o kimselerdir ki, hidayet karşılığında sapıklığı satın aldılar da, ticaretleri kâr etmedi, doğru yolu da bulamadılar.<br />
17: Onların durumu, bir ateş yakanın durumu gibidir. (Ateş) çevresini aydınlatır aydınlatmaz Allah onların (gözlerinin) nurlarını giderdi ve onları karanlıklar içinde bıraktı, artık görmezler.<br />
18: (Onlar) sağırdırlar, dilsizdirler, kördürler. Artık (hakka) dönmezler.<br />
19: Yahut (onların durumu), gökten boşanan, içinde karanlıklar, gök gürlemesi ve şimşek(ler) bulunan bir yağmur(a tutulmuşun hali) gibidir. Yıldırımlardan ölmek korkusuyla parmaklarını kulaklarına tıkarlar. Oysa Allah, inkârcıları tamamen kuşatmıştır.<br />
20: O şimşek nerdeyse gözlerini (n nûrunu) kapıverecek. Önlerini aydınlattımı ışığında yürürler, karanlık üzerlerine çöktümü de dikilip kalırlar. Allah dilemiş olsaydı işitmelerini, görmelerini de alıverirdi. Şüphesiz Allah her şeye kâdirdir.<br />
21: Ey insanlar! Sizi ve sizden öncekileri yaratan Rabb&#8217;inize kulluk edin ki (Allah&#8217;ın) azabından korunasınız.<br />
22: O (Rabb) ki yeri sizin için bir döşek, göğü de bir bina yaptı. Gökten su indirdi, onunla size rızık olarak çeşitli ürünler çıkardı. Öyleyse siz de, bile bile, Allah&#8217;a eşler koşmayın.<br />
23: Eğer kulumuz (Muhammed)a indirdiğimiz (Kur&#8217;ân)den şüphe içinde iseniz, haydi onun gibi bir sûre getirin, Allah&#8217;tan başka güvendiklerinizin hepsini çağırın; eğer doğru iseniz.<br />
24: Yok yapamadıysanız, ki hiçbir zaman yapamayacaksınız, o halde yakıtı insanlar ve taşlar olan, inkârcılar için hazırlanmış ateşten sakının.<br />
25: İnanıp yararlı işler yapanlara, altlarından ırmaklar akan cennetlerin kendilerine ait olduğunu müjdele! Onlardaki herhangi bir meyveden rızıklandırıldıklarında: &#8220;Bu daha önce de rızıklandığımız şeydir&#8221; derler ve o rızık birbirinin benzeri olmak üzere, kendilerine sunulacak. Orada çok temiz zevceler de onların. Hem onlar orada ebedî kalacaklar.<br />
26: Muhakkak ki Allah bir sivri sineği, hatta daha üstününü misal getirmekten çekinmez. İman edenler bilirler ki, o şüphesiz haktır, Rabb&#8217;lerındandır. Ama küfre saplananlar: &#8220;Allah böyle bir misal ile ne demek istedi?&#8221; derler. Allah onunla birçoklarını şaşırtır, yine onunla birçoklarını yola getirir. Onunla ancak o fasıkları şaşırtır.<br />
27: Onlar ki, söz verip andlaştıktan sonra Allah&#8217;a verdikleri sözü bozarlar. Allah&#8217;ın birleştirmesini emrettiği şeyi (iman ve akrabalık bağlarını) keserler ve yeryüzünde bozgunculuk yaparlar. İşte zarara uğrayanlar onlardır.<br />
28: Allah&#8217;ı nasıl inkâr edersiniz ki, ölü idiniz sizleri diriltti. Sonra sizleri yine öldürecek, sonra yine diriltecek, sonra da döndürülüp ona götürüleceksiniz.<br />
29: O ki, yeryüzünde ne varsa hepsini sizin için yarattı. Sonra göğe yöneldi, onları yedi gök olarak düzenledi. O, her şeyi bilir.<br />
30: Bir zamanlar Rabb&#8217;in meleklere: &#8220;Ben yeryüzünde bir halife yaratacağım&#8221; demişti. (Melekler): &#8220;A!.. Orada bozgunculuk yapacak ve kan dökecek birisini mi yaratacaksın? Oysa biz seni överek tesbih ediyor ve seni takdis ediyoruz&#8221; dediler. (Rabb&#8217;in): &#8220;Ben sizin bilmediklerinizi bilirim.&#8221; dedi.<br />
31: Ve Âdem&#8217;e isimlerin hepsini öğretti, sonra onları meleklere gösterip: &#8220;Haydi davanızda sadıksanız bana şunları isimleriyle haber verin.&#8221; dedi.<br />
32: Dediler ki: &#8220;Yücesin sen (ya Rab!). Bizim, senin bize öğrettiğinden başka bir bilgimiz yoktur. Şüphesiz sen bilensin, hakîmsin&#8221;.<br />
33: (Allah): &#8220;Ey Âdem, bunlara onları isimleriyle haber ver.&#8221; dedi. Bu emir üzerine Âdem onlara isimleriyle onları haber verince, (Allah): &#8220;Ben size, ben göklerin ve yerin gayblarını bilirim, sizin açıkladığınızı da, içinizde gizlediğinizi de bilirim&#8221; dememiş miydim?&#8221; dedi.<br />
34: Ve o zaman meleklere: &#8220;Âdem&#8217;e secde edin!&#8221; dedik, hemen secde ettiler. Yalnız İblis dayattı, kibrine yediremedi, inkârcılardan oldu.<br />
35: Dedik ki: &#8220;Ey Âdem, sen ve eşin cennette oturun, ikiniz de ondan dilediğiniz yerde bol bol yeyin, fakat şu ağaca yaklaşmayın, yoksa zalimlerden olursunuz.&#8221;<br />
36: Bunun üzerine şeytan onları(n ayağını) oradan kaydırdı, içinde bulundukları (cennet yurdu)ndan çıkardı. Biz de: &#8220;Birbirinize düşman olarak inin, orada belirli bir vakte kadar sizin için bir karar yeri ve bir nasib vardır.&#8221; dedik.<br />
37: Derken Âdem Rabb&#8217;ından birtakım kelimeler aldı, (onlarla tevbe etti. O da) tevbesini kabul etti. Muhakkak O, tevbeyi çok kabul eden, çok esirgeyendir.<br />
38: Onlara dedik ki: &#8220;Hepiniz oradan inin. Size benim tarafımdan bir hidayet rehberi geldiğinde, kim o hidayetçimin izinde giderse, onlar için hiçbir korku yoktur, onlar mahzun da olmayacaklardır.<br />
39: İnkâr edip âyetlerimizi yalanlayanlara gelince, onlar da cehennem ehlidirler. Orada ebedî olarak kalacaklardır.<br />
40: Ey İsrailoğulları, size verdiğim nimetimi hatırlayın, bana verdiğiniz sözü tutun ki, ben de size verdiğim sözü tutayım ve sadece benden korkun!<br />
41: Yanınızdakini (Tevrat&#8217;ı) tasdik edici olarak indirdiğim (Kur&#8217;ân)a iman edin, O&#8217;nu, inkar edenlerin ilki siz olmayın, benim âyetlerimi birkaç paraya değişmeyin. Ancak benden korkun.<br />
42: Hakk&#8217;ı batıla karıştırıp da, bile bile hakkı gizlemeyin.<br />
43: Hem namazı dosdoğru kılın, zekatı verin, rükû edenlerle birlikte siz de rükû edin.<br />
44: İnsanlara iyiliği emreder de kendinizi unutur musunuz? Halbuki kitab (Tevrat)ı okuyorsunuz. Hâlâ aklınızı başınıza almayacak mısınız?<br />
45: Bir de sabırla, namazla yardım isteyin. Şüphesiz bu, (Allah&#8217;a) saygılı olanlardan başkasına ağır gelir.<br />
46: Onlar ki, Rablerine kavuşacaklarını ve gerçekten O&#8217;na döneceklerini bilirler.<br />
47: Ey İsrailoğulları! Size verdiğim nimeti ve vaktiyle sizi âlemlere üstün kıldığımı hatırlayın.<br />
48: Ve öyle bir günden korunun ki, kimse kimsenin yerine bir şey ödeyemez, kimseden şefaat da kabul edilmez, kimseden fidye de alınmaz ve onlara hiçbir yardım da yapılmaz.<br />
49: (Hem hatırlayın ki bir zaman) sizi Firavun ailesinden de kurtardık, (onlar) size azabın en kötüsünü reva görüyor, oğullarınızı boğazlıyor, kadınlarınızı sağ bırakıyorlardı. Ve bunda size Rabbiniz tarafından büyük bir imtihan vardı.<br />
50: Hani bir zamanlar sizin için denizi yarıp, sizi kurtardık da Firavun&#8217;un adamlarını suda boğduk, siz de bakıp duruyordunuz.<br />
51: Hani bir zamanlar Musa&#8217;ya kırk gecelik vaad verdik de sonra siz onun arkasından buzağıyı put edindiniz ve o halinizle zalimler idiniz.<br />
52: Sonra yine de sizi affettik, artık şükretmeniz gerekiyordu.<br />
53: Ve hani bir zamanlar Musa&#8217;ya o kitabı ve furkanı verdik, gerekirdi ki, doğru yolda gidesiniz.<br />
54: Hani bir zamanlar Musa kavmine dedi ki; Ey kavmim cidden siz o buzağıyı put edinmekle kendi kendinize zulmettiniz, bari gelin Rabbinize tevbe ile dönün de nefislerinizi öldürün. Böyle yapmanız Bârî Teâlânız katında sizin için hayırlıdır, böylece tevbenizi kabul buyurdu. Gerçekten de o Tevvab ve Rahîm&#8217;dir.<br />
55: Hani bir zamanlar &#8220;Ey Musa biz Allah&#8217;ı açıkça görmedikçe senin sözünle asla inanmayacağız.&#8221; demiştiniz de bunun üzerine sizi yıldırım çarpmıştı ve siz de bakakalmıştınız.<br />
56: Sonra şükredesiniz diye sizi ölümünüzün ardından yeniden diriltmiştik.<br />
57: Ve üstünüze o bulutu gölge yaptık, ve size ihsan ettiğimiz hoş rızıklardan yiyin, diye üzerinize kudret helvası ve bıldırcın indirdik. Onlar, bize zulmetmediler, lakin kendi nefislerine zulmediyorlardı.<br />
58: Hani bir zamanlar &#8220;Şu şehre girin de onun nimetlerinden dilediğiniz şekilde bol bol yiyin ve kapıdan secde ederek girin ve &#8220;hıtta&#8221; (bizi bağışla!) deyin ki, size, hatalarınızı mağfiret ediverelim, iyilik yapanlara nimetlerimizi daha da arttıracağız&#8221; dedik.<br />
59: Bunun üzerine o zulme devam edenler sözü değiştirdiler, onu kendilerine söylenildiğinden başka bir şekle soktular. Biz de kötülük yaptıkları için o zalimlere murdar bir azap indirdik.<br />
60: Hani bir zamanlar Musa, kavmi için su istemişti, biz de &#8220;asanla taşa vur!&#8221; demiştik, bunun üzerine o taştan on iki pınar fışkırmıştı. Her kısım insan kendi su alacağı yeri bildi. Allah&#8217;ın rızkından yiyin ve için de bozgunculuk ve saldırganlık yaparak yeryüzünü fesada vermeyin.<br />
61: Hani bir zamanlar, &#8220;Ey Musa, biz tek çeşit yemeğe asla katlanamayacağız, yeter artık bizim için Rabbine dua et de bize yerin yetiştirdiği şeylerden; sebzesinden, kabağından, sarmısağından, mercimeğinden ve soğanından çıkarsın.&#8221; dediniz. O da size &#8220;O üstün olanı daha aşağı olanla değiştirmek mi istiyorsunuz? Bir kasabaya konaklayın o vakit istediğiniz elbette olacaktır.&#8221; dedi. Üzerlerine zillet ve meskenet damgası vuruldu ve nihayet Allah&#8217;dan bir gazaba uğradılar. Evet öyle oldu, çünkü Allah&#8217;ın âyetlerini inkâr ediyorlar ve haksız yere peygamberleri öldürüyorlardı. Evet öyle oldu, çünkü isyana dalıyorlar ve aşırı gidiyorlardı.<br />
62: Şüphe yok ki, iman edenler, yahudiler, hıristiyanlar ve sabiîler, bunlardan her kim Allah&#8217;a ve ahiret gününe gerçekten iman eder ve salih amel işlerse elbette Rabbleri katında bunların ecirleri vardır, bunlara bir korku yoktur, bunlar mahzun da olacak değillerdir.<br />
63: Hani bir zamanlar sizden mîsak (sağlam bir söz) almıştık, Tur&#8217;u üstünüze kaldırıp demiştik ki; size verdiğimiz kitaba kuvvetle tutunun ve içindekilerden gafil olmayın, gerek ki, korunursunuz.<br />
64: Sonra verdiğiniz sözün arkasından yüz çevirdiniz, eğer üzerinizde Allah&#8217;ın lütfu ve rahmeti olmasa idi herhalde zarara uğrayanlardan olurdunuz.<br />
65: İçinizden cumartesi günü yasağını çiğneyenleri elbette bilirsiniz. İşte bundan dolayı onlara &#8220;sefil maymunlar olun!&#8221; dedik.<br />
66: Bu ibret dolu cezayı öncekilere ve sonrakilere bir ders, korunacaklara da bir nasihat, bir öğüt yaptık.<br />
67: Hani bir zamanlar Musa kavmine demişti ki Allah, size bir bakara (sığır) boğazlamanızı emrediyor. Onlar da &#8220;ayol sen bizimle eğleniyor, alay mı ediyorsun?&#8221; dediler. Musa da: &#8220;Böyle cahillerden biri olmaktan Allah&#8217;a sığınırım.&#8221; dedi.<br />
68: Onlar, &#8220;Bizim için Rabbine dua et, her ne ise onu bize açıklasın.&#8221; dediler. Musa, &#8220;Rabbim buyuruyor ki, o ne pek yaşlı, ne de pek taze, ikisi arası dinç bir sığırdır, haydi emrolunduğunuz işi yapınız.&#8221; dedi.<br />
69: Onlar, &#8220;Bizim için Rabbine dua et, rengi ne ise onu bize açıklasın.&#8221; dediler. Musa, &#8220;Rabbim buyuruyor ki, o, bakanlara sürur veren, sapsarı bir sığırdır.&#8221; dedi.<br />
70: Onlar, &#8220;Bizim için Rabbine dua et, o nedir bize iyice açıklasın, çünkü o bize biraz karışık geldi, bununla beraber Allah dilerse onu elbette buluruz.&#8221; dediler.<br />
71: Musa, &#8220;Rabbim buyuruyor ki o, ne çifte koşulup tarla süren, ne de ekin sulayan, ne de salma gezen ve hiç alacası olmayan bir sığırdır&#8221;. Onlar da: &#8220;İşte tam şimdi gerçeği ortaya koydun.&#8221; dediler. Nihayet onu bulup boğazladılar. Az kaldı yapmayacaklardı.<br />
72: Hani bir zamanlar siz bir adam öldürmüştünüz de onun hakkında birbirinizle atışmış ve onu üstünüzden atmıştınız, halbuki Allah, saklamış olduğunuzu açığa çıkaracaktı.<br />
73: İşte bundan dolayı, o sığırın bir parçası ile o ölüye vurun, dedik. Allah ölüleri işte böyle diriltir ve size âyetlerini gösterir, belki aklınızı başınıza toplarsınız.<br />
74: Sonra bunun arkasından yine kalbleriniz katılaştı, şimdi de taş gibi, ya da taştan da beter hale geldi. Çünkü taşlardan öylesi var ki; içinden nehirler kaynıyor, yine öylesi var ki, çatlıyor da bağrından sular fışkırıyor, öylesi de var ki, Allah korkusundan yerlerde yuvarlanıyor&#8230; Ve sizin neler yaptığınızdan Allah gafil değildir.<br />
75: Şimdi bunların, size hemen inanacaklarını ümit mi ediyorsunuz? Halbuki bunlardan bir grup vardı ki, Allah&#8217;ın kelâmını işitirlerdi de sonra ona akılları yattığı halde bile bile onu tahrif ederlerdi.<br />
76: Üstelik iman edenlere rastladıklarında inandık derler, birbirleriyle başbaşa kaldıkları zaman, &#8220;Rabbinizin huzurunda aleyhinize delil olarak kullansınlar diye mi tutup Allah&#8217;ın size açıkladığı gerçekleri onlara da söylüyorsunuz? Hiç aklınız yok mu be?&#8221; derlerdi.<br />
77: Peki bilmezler mi ki, onlar neyi sır olarak saklar ve neyi açıkça söylerlerse Allah hepsini bilir.<br />
78: Bunların bir de ümmî (okuma yazması olmayan) kısmı vardır, kitabı bilmezler, ancak birtakım kuruntu yığınına, boş saplantılara kapılır ve zan içinde dolaşır dururlar.<br />
79: Artık o kimselerin vay haline ki, kendi elleriyle kitap yazarlar da sonra biraz para almak için &#8220;Bu Allah katındandır.&#8221; derler. Artık vay o elleriyle yazdıkları yüzünden onlara, vay o kazandıkları vebal yüzünden onlara!..<br />
80: Bir de dediler ki: &#8220;Bize sayılı birkaç günden başka asla ateş azabı dokunmaz&#8221;. De ki; &#8220;Siz Allah&#8217;dan bir ahit mi aldınız? Böyle ise Allah sözünden dönmez. Yoksa siz Allah&#8217;a karşı bilemeyeceğiniz şeyleri mi söylüyorsunuz?&#8221;<br />
81: Evet kim bir günah işlemiş de kendi günahı kendisini her yandan kuşatmış ise, işte öyleleri ateş ehlidirler ve orada ebedî kalıcıdırlar.<br />
82: İman edip salih ameller işleyenler, işte öyleleri de cennet ehlidirler ve orada ebedî kalıcıdırlar.<br />
83: Hani bir vakitler İsrailoğulları&#8217;ndan şöylece mîsak (kesin bir söz) almıştık: Allah&#8217;dan başkasına tapmayacaksınız, anababaya iyilik, yakınlığı olanlara, öksüzlere, çaresizlere de iyilik yapacaksınız, insanlara güzellikle söz söyleyecek, namazı kılacak, zekatı vereceksiniz. Sonra çok azınız müstesna olmak üzere sözünüzden döndünüz, hâlâ da dönüyorsunuz.<br />
84: Yine bir zamanlar mîsakınızı almıştık; birbirinizin kanlarını dökmeyeceksiniz, nüfusunuzu diyarınızdan çıkarmıyacaksınız. Sonra siz buna ikrar da verdiniz ve ikrarınıza şahit de oldunuz.<br />
85: Sonra sizler öyle kimselersiniz ki, kendilerinizi öldürüyorsunuz ve sizden olan bir grubu diyarlarından çıkarıyorsunuz, onlar aleyhinde kötülük ve düşmanlık güdüyor ve bu konuda birleşip birbirinize arka çıkıyorsunuz, şayet size esir olarak gelirlerse fidyeleşmeye kalkıyorsunuz. Halbuki yurtlarından çıkarılmaları size haram kılınmış idi. Yoksa siz kitabın bir kısmına inanıp bir kısmını inkâr mı ediyorsunuz? Şu halde içinizden böyle yapanlar, netice olarak dünya hayatında perişanlıktan başka ne kazanırlar, kıyamet gününde de en şiddetli azaba uğratılırlar. Allah, yaptıklarınızdan gafil değildir.<br />
86: Bunlar ahireti, dünya hayatına satmış kimselerdir. Onun için bunlardan azap hafifletilmez ve kendilerine bir yerden yardım da gelmez.<br />
87: Celâlim hakkı için Musa&#8217;ya o kitabı verdik, arkasından birtakım peygamberler de gönderdik, hele Meryem oğlu İsa&#8217;ya apaçık mucizeler verdik, onu Rûhu&#8217;lKudüs ile de destekledik. Size nefislerinizin hoşlanmayacağı bir emirle gelen her peygambere kafa mı tutacaksınız? Kibrinize dokunduğu için onların bir kısmına yalan diyecek, bir kısmını da öldürecek misiniz?<br />
88: (Yahudiler, peygamberimize karşı alaylı bir ifade ile): &#8220;Bizim kalblerimiz kılıflıdır.&#8221; dediler. Bilakis Allah, onları kâfirlikleri yüzünden lanetledi. Bundan dolayı çok az imana gelirler.<br />
89: Yanlarındakini tasdik etmek üzere onlara Allah katından bir kitap gelince, daha önceleri inanmayanlara karşı onunla yardım isteyip durdukları halde, o tanıdıkları kendilerine gelince, bu sefer kendileri onu inkâr ettiler. İşte bundan dolayı Allah&#8217;ın laneti kâfirleredir.<br />
90: Ne kadar çirkindir o uğruna kendilerini sattıkları şey ki; Allah&#8217;ın kullarından dilediğine kendi lütuf ve kereminden vahiy indirmesine kafa tutarak, Allah ne indirdiyse hepsini inkâr ettiler. İşte bu yüzden de gazap üstüne gazaba uğradılar. Can yakıcı azap asıl kâfirler içindir.<br />
91: Onlara, &#8220;Allah ne indirdiyse ona iman edin.&#8221; denildiği zaman, onlar &#8220;Biz kendimize indirilene iman ederiz.&#8221; derler ve ondan başkasını inkâr ederler. Oysa yanlarındaki Tevrat&#8217;ı tasdik eden gerçek vahiy odur. Onlara de ki; &#8220;Peki madem gerçek mümin sizsiniz de ne diye daha önce Allah&#8217;ın peygamberlerini öldürüyordunuz?<br />
92: Celâlim hakkı için Musa size belgelerle gelmişti de onun arkasından tuttunuz o buzağıya taptınız. Siz işte o zâlimlersiniz.<br />
93: Bir zamanlar size, &#8220;verdiğimiz kitaba kuvvetle sarılın ve onu dinleyin.&#8221; diye Tûr&#8217;u tepenize kaldırıp mîsakınızı aldık. (O yahudiler): &#8220;Duyduk, dinledik, isyan ettik.&#8221; dediler, kâfirlikleri yüzünden o danayı yüreklerinde besleyip büyüttüler. De ki, &#8221; Eğer siz mümin kimseler iseniz, bu imanınız size ne çirkin şeyler emrediyor!<br />
94: De ki; Allah yanında ahiret yurdu (cennet) başkalarının değil de yalnızca sizin ise, eğer iddianızda da sadık iseniz haydi hemen ölümü temenni ediniz, ölmeyi cana minnet biliniz.<br />
95: Fakat elleriyle işledikleri yüzünden onu hiçbir zaman temenni edemiyecekler. Allah o zâlimleri bilir.<br />
96: Elbette onları insanların hayata en hırslı, en düşkün olanları olarak bulacak, hatta müşriklerden bile daha düşkün bulacaksın. Onların her biri bin sene ömür sürmeyi arzular, oysa uzun yaşamak kendisini azaptan kurtarıp uzaklaştıracak değildir. Allah, onların neler yaptığını görüp duruyor.<br />
97: Söyle; her kim Cebrail&#8217;e düşman ise iyi bilsin ki, Kur&#8217;ân&#8217;ı senin kalbine Allah&#8217;ın izniyle kendinden önceki vahiyleri onaylayıcı, müminlere hidayet ve müjde kaynağı olmak üzere o indirdi.<br />
98: Her kim Allah&#8217;a, Allah&#8217;ın meleklerine, peygamberlerine, Cebrail ile Mîkâil&#8217;e düşman olursa, iyi bilsin ki, Allah da o kâfirlerin düşmanıdır.<br />
99: Şanım hakkı için sana çok açık âyetler; parlak mucizeler indirdik. Öyle ki, iman sahasından uzaklaşmış fasıklardan başkası onları inkâr etmez.<br />
100: O fasıklar hem bunları tanımıyacaklar, hem de ne zaman bir ahd üzerine antlaşma yapsalar, her defasında mutlaka içlerinden bir güruh çıkıp onu bozacak ve atıverecek öyle mi? Hatta az bir güruh değil, onların çoğu ahit tanımaz imansızlardır.<br />
101:286: Videolardaki altyazıya bakınız.</p>
</div><div class="su-expand-link su-expand-link-more" style="text-align:center"><a href="javascript:;" style="color:#045194;border-color:#045194"><i class="sui sui-angle-double-down" style="" aria-label=""></i><span style="border-color:#045194"><strong>SHOW MORE</strong></span></a></div><div class="su-expand-link su-expand-link-less" style="text-align:center"><a href="javascript:;" style="color:#045194;border-color:#045194"><i class="sui sui-angle-double-up" style="" aria-label=""></i><span style="border-color:#045194"><strong>SHOW LESS</strong></span></a></div></div>
<p><strong>NOTE: All of QURAN VIDEOS have 50+ languages&#8217; translations (subtitles). You can see translations of this Surah  from the subtitles of the video above.</strong></p>
<h2><span class="VIiyi" lang="tr"><span class="JLqJ4b" data-language-for-alternatives="tr" data-language-to-translate-into="en" data-phrase-index="0" data-number-of-phrases="1"><span class="Q4iAWc">Bakara Suresinin Diğer Dillerdeki Çevirileri </span></span></span></h2>
<p><span class="VIiyi" lang="tr"><span class="JLqJ4b" data-language-for-alternatives="tr" data-language-to-translate-into="en" data-phrase-index="0" data-number-of-phrases="1"><span class="Q4iAWc">Bakara Suresi&#8217;nin İngilizce çevirisi ve diğer dillerin çevirileri yukarıdaki ve aşağıdaki videolarda yer almaktadır. YouTube video oynatıcısında (sağ altta) altyazıları açmaya tıklamanız gerekebilir. Videodaki altyazı simgesine tıklayarak farklı altyazı dilleri seçebilirsiniz;</span></span></span></p>
<ul>
<li><span class="VIiyi" lang="tr"><span class="JLqJ4b" data-language-for-alternatives="tr" data-language-to-translate-into="en" data-phrase-index="0" data-number-of-phrases="1"><span class="Q4iAWc">Video ekranının altındaki ayarlar simgesine tıklayın.</span></span></span></li>
<li><span class="VIiyi" lang="tr"><span class="JLqJ4b" data-language-for-alternatives="tr" data-language-to-translate-into="en" data-phrase-index="0" data-number-of-phrases="1"><span class="Q4iAWc">[CC] Altyazılar&#8217;ı tıklayın.</span></span></span></li>
<li><span class="VIiyi" lang="tr"><span class="JLqJ4b" data-language-for-alternatives="tr" data-language-to-translate-into="en" data-phrase-index="0" data-number-of-phrases="1"><span class="Q4iAWc">Listeden istediğiniz dili seçin.</span></span></span></li>
</ul>
<p><span class="VIiyi" lang="tr"><span class="JLqJ4b" data-language-for-alternatives="tr" data-language-to-translate-into="en" data-phrase-index="0" data-number-of-phrases="1"><span class="Q4iAWc">Yukarıdaki ve aşağıdaki videoda Bakara Suresi&#8217;nin aşağıdaki dillerdeki çevirilerini görebilirsiniz; </span></span></span></p>
<p><span class="VIiyi" lang="tr"><span class="JLqJ4b" data-language-for-alternatives="tr" data-language-to-translate-into="en" data-phrase-index="0" data-number-of-phrases="1"><span class="Q4iAWc">Arnavutça, Amharca, Arapça, Azerice, Bengalce, Boşnakça, Bulgarca, Katalanca, Çince, Hırvatça, Çekçe, Felemenkçe, İngilizce, Fince, Fransızca, Almanca, Hausa dili, Hintçe, İzlandaca, Endonezyaca, İtalyanca, Japonca, Kazakça, Korece, Kürtçe, Letonca, Malayca, Malayalamca, Marathi, Norveççe, Peştuca, Farsça, Lehçe, Portekizce, Romence, Rusça, Sindhi, Slovakça, Somalice, İspanyolca, Swahili, İsveççe, Tacik, Tamilce, Tatarca, Telugu dili, Tay dili, Türkçe, Urduca, Uygurca, Özbekçe</span></span></span></p>
<p>Hemen hemen tüm VİDEOLARIMIZ 50&#8217;den fazla dilde altyazıya sahiptir. YouTube video oynatıcısında altyazı düğmesini açmanız gerekebilir (çok çok kolaydır).</p>
<h2>Bakara Suresi Arapça Oku veya İzle</h2>
<ol>
<li style="list-style-type: none;">
<ol>
<li><strong><span class="VIiyi" lang="tr"><span class="JLqJ4b" data-language-for-alternatives="tr" data-language-to-translate-into="en" data-phrase-index="0" data-number-of-phrases="1"><span class="Q4iAWc">En Yukarıdaki ve en Aşağıdaki Videoda Arapça Kuran Dinleyebilir ve Okuyabilirsiniz (Ayet Ayet ve /veya Kelime Kelime takip etme özelliğiyle)</span></span></span></strong></li>
<li><strong><a href="https://www.islamicvideos.org/miraculous-quran-1-juz/" target="_blank" rel="noopener noreferrer"><span class="VIiyi" lang="tr"><span class="JLqJ4b" data-language-for-alternatives="tr" data-language-to-translate-into="en" data-phrase-index="0" data-number-of-phrases="1"><span class="Q4iAWc">Tevafuklu Kuran&#8217;da Arapça Bakara ve Fatiha Suresi&#8217;ni okuyun (Cüz 1)</span></span></span> </a>  <a href="https://www.islamicvideos.org/miraculous-quran-2-juz/"><span class="VIiyi" lang="tr"><span class="JLqJ4b" data-language-for-alternatives="tr" data-language-to-translate-into="en" data-phrase-index="0" data-number-of-phrases="1"><span class="Q4iAWc">Bölüm 2&#8217;yi okuyun (Cuz 2)</span></span></span></a> <a href="https://www.islamicvideos.org/miraculous-quran-3-juz/"><span class="VIiyi" lang="tr"><span class="JLqJ4b" data-language-for-alternatives="tr" data-language-to-translate-into="en" data-phrase-index="0" data-number-of-phrases="1"><span class="Q4iAWc">Bölüm 3&#8217;ü okuyun (Cuz )</span></span></span></a></strong></li>
<li><strong><a href="https://www.islamicvideos.org/wp-content/plugins/pdfjs-viewer-shortcode/pdfjs/web/viewer.php?file=https://www.islamicvideos.org/wp-content/uploads/2020/04/Holy-Quran-in-Arabic-Language.pdf&amp;attachment_id=0&amp;dButton=true&amp;pButton=true&amp;oButton=false&amp;sButton=true&amp;editButtons=true&amp;v=3.0.2&amp;_wpnonce=2757652bf3#%5B%7B%22num%22%3A1%2C%22gen%22%3A0%7D%2C%7B%22name%22%3A%22FitH%22%7D%2C827%5D" target="_blank" rel="noopener noreferrer"><span class="VIiyi" lang="tr"><span class="JLqJ4b" data-language-for-alternatives="tr" data-language-to-translate-into="en" data-phrase-index="0" data-number-of-phrases="1"><span class="Q4iAWc">Bakara Suresini ve Tüm Kuran&#8217;ı Arapça okuyun</span></span></span></a> </strong></li>
</ol>
</li>
</ol>
<h2><span class="VIiyi" lang="tr"><span class="JLqJ4b" data-language-for-alternatives="tr" data-language-to-translate-into="en" data-phrase-index="0" data-number-of-phrases="1"><span class="Q4iAWc">Bakara Suresi ve Kuran&#8217;ı Dinleyin, Okuyun ve Öğrenin (Arapça, İngilizce ve Sesli)</span></span></span></h2>
<h3><strong><a href="https://www.islamicvideos.org/english-quran/?language_id=1&amp;sora_id=2"><span class="VIiyi" lang="tr"><span class="JLqJ4b" data-language-for-alternatives="tr" data-language-to-translate-into="en" data-phrase-index="0" data-number-of-phrases="1"><span class="Q4iAWc">Arapça, İngilizce ve Sesli Bakara Suresi</span></span></span></a></strong></h3>
<h3><strong><a href="https://www.islamicvideos.org/quran/"><span class="VIiyi" lang="tr"><span class="JLqJ4b" data-language-for-alternatives="tr" data-language-to-translate-into="en" data-phrase-index="0" data-number-of-phrases="1"><span class="Q4iAWc">29 Kuran çevirisi ve Sesli Kuran (32 Ünlü Okuyucudan Kuran Sesini Dinleyin)</span></span></span></a></strong></h3>
<p><span class="VIiyi" lang="tr"><span class="JLqJ4b" data-language-for-alternatives="tr" data-language-to-translate-into="en" data-phrase-index="0" data-number-of-phrases="1"><span class="Q4iAWc">Kuran-ı Kerim ve Kuran Tercümelerini okuyabilir, 32 Ünlü Kuran Okuyucusundan Kuran Seslerini dinleyebilir ve indirebilirsiniz.</span></span></span></p>
<h2>? ÖNEMLİ İÇERİKLER</h2>
<p>Ayat-al Kürsi https://www.youtube.com/watch?v=GHvzA9zX-Z0&amp;t=4538s<br />
En Büyük Dua, Amana Rasul En Büyük Dua, Amana Rasul https://www.youtube.com/watch?v=GHvzA9zX-Z0&amp;list=WL&amp;t=5306s</p>
<h2><strong><span class="VIiyi" lang="tr"><span class="JLqJ4b" data-language-for-alternatives="tr" data-language-to-translate-into="en" data-phrase-index="0" data-number-of-phrases="1"><span class="Q4iAWc">Bakara Suresi Tefsirini (Ayrıntılı Açıklama) Okuyun</span></span></span></strong></h2>
<p><a href="https://www.islamicvideos.org/wp-content/uploads/2022/07/ISARATUL-ICAZ.pdf">Bediüzzaman Said Nursi’nin Orijinal İşaratül İcaz kitabını .pdf formatında indir ve oku- Bakara Suresi (Ayet 1-33 tefsiri)</a></p>
<p><a href="https://can-ada.net/wp-content/uploads/2020/04/isaratul-icaz.pdf" rel="noopener">Bediüzzaman Said Nursi’nin Orijinal İşaratül İcaz kitabını .pdf formatında her sayfada kelime sözlüklü olarak indir ve oku- Bakara Suresi (Ayet 1-33 tefsiri)</a></p>
<h3><a href="https://www.islamicvideos.org/tafseer-surah-baqarah-1/"><span class="VIiyi" lang="tr"><span class="JLqJ4b" data-language-for-alternatives="tr" data-language-to-translate-into="en" data-phrase-index="0" data-number-of-phrases="1"><span class="Q4iAWc">İbni Kesir Bakara Suresi Tefsirini İngilizce Oku (1-185)</span></span></span></a></h3>
<h3><a href="https://www.islamicvideos.org/tafseer-surah-baqarah-2/"><span class="VIiyi" lang="tr"><span class="JLqJ4b" data-language-for-alternatives="tr" data-language-to-translate-into="en" data-phrase-index="0" data-number-of-phrases="1"><span class="Q4iAWc">İbni Kesir Bakara Suresi Tefsirini İngilizce Oku (186-286)</span></span></span></a></h3>
<h2><a href="https://www.youtube.com/islamicvideosorg?sub_confirmation=1" rel="noopener"><span class="VIiyi" lang="tr"><span class="JLqJ4b" data-language-for-alternatives="tr" data-language-to-translate-into="en" data-phrase-index="0" data-number-of-phrases="1"><span class="Q4iAWc">YENİ HD VİDEOLAR İÇİN LÜTFEN YOTUBE KANALIMIZA ABONE OLUNUZ.</span></span></span></a></h2>
<p><strong>Referanslar</strong></p>
<ol>
<li>arabicwindow.com/the-virtues-of-surat-al-baqarah/</li>
<li><a href="https://www.islamicvideos.org/hd-surah-baqarah-amazing-views-with-1-1-words-tracing-1-of-worlds-best-quran-video-in-50-langs-2/">https://www.islamicvideos.org/hd-surah-baqarah-amazing-views-with-1-1-words-tracing-1-of-worlds-best-quran-video-in-50-langs</a></li>
<li>sorularlaislamiyet.com/bakara-suresi-73-ayette-oldurulen-adama-ineg-parcasiyla-vurun-deniliyor-neden-oluyu-diriltmek-icin</li>
</ol>
<h2><span class="VIiyi" lang="tr"><span class="JLqJ4b" data-language-for-alternatives="tr" data-language-to-translate-into="en" data-phrase-index="0" data-number-of-phrases="1"><span class="Q4iAWc">Bakara Suresinin Yavaş Okunuşunu İzle</span></span></span></h2>
<p class="fv-flowplayer-feed"><a href="https://www.islamicvideos.org/tr/hd-bakara-suresi-dunyanin-en-iyi-kuran-videolarindan-biri/" title="Click to watch the video">[This post contains video, click to play]<br /><img decoding="async" src="https://i.ytimg.com/vi/KuDnwBJ2oow/maxresdefault.jpg#auto" width="400" /></a></p>
<p>&lt;p&gt;The post <a rel="nofollow" href="https://www.islamicvideos.org/tr/hd-bakara-suresi-dunyanin-en-iyi-kuran-videolarindan-biri/">Bakara Suresi, Dünya&#8217;nın En İyi Kuranı Kerim Videolarından 1&#8217;i</a> first appeared on <a rel="nofollow" href="https://www.islamicvideos.org">Dini Videolar</a>.&lt;/p&gt;</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.islamicvideos.org/tr/hd-bakara-suresi-dunyanin-en-iyi-kuran-videolarindan-biri/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ayetel Kürsi, Nazardan Korunma, En İyi Dua, 100 KEZ</title>
		<link>https://www.islamicvideos.org/tr/ayetel-kursi/</link>
					<comments>https://www.islamicvideos.org/tr/ayetel-kursi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 07 Aug 2022 10:43:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kuranı Kerim Videoları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.islamicvideos.org/?p=4492</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ayetel Kursi &#124; Ayat al-Kursi &#124; Muhteşem Dua Ayat al-Kursi (Ayetel Kürsi), 100 KEZ, Nazardan Korunma, Kelime Kelime Kuran, En İyi Dua Ayat Al Kursi&#8217;den bir çok fayda &#8230;. Bunu günde 100 defa okuyun veya dinleyin&#8230;. Nazardan, şeytanlardan ve kötü olaylardan korunma, sağlığa faydaları, dileklerin yerine getirilmesi ve daha niceleri&#8230;. Kuran-ı Kerim bütün hastalıklara şifadır. [&#8230;]</p>
<p>&lt;p&gt;The post <a rel="nofollow" href="https://www.islamicvideos.org/tr/ayetel-kursi/">Ayetel Kürsi, Nazardan Korunma, En İyi Dua, 100 KEZ</a> first appeared on <a rel="nofollow" href="https://www.islamicvideos.org">Dini Videolar</a>.&lt;/p&gt;</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h2><strong>Ayetel Kursi | Ayat al-Kursi | Muhteşem Dua</strong></h2>
<p>Ayat al-Kursi (Ayetel Kürsi), 100 KEZ, Nazardan Korunma, Kelime Kelime Kuran, En İyi Dua<br />
Ayat Al Kursi&#8217;den bir çok fayda &#8230;.<br />
Bunu günde 100 defa okuyun veya dinleyin&#8230;.</p>
<p class="fv-flowplayer-feed"><a href="https://www.islamicvideos.org/tr/ayetel-kursi/" title="Click to watch the video">[This post contains video, click to play]<br /><img decoding="async" src="https://i.ytimg.com/vi/5-pnC_PRnak/maxresdefault.jpg#auto" width="400" /></a></p>
<p>Nazardan, şeytanlardan ve kötü olaylardan korunma, sağlığa faydaları, dileklerin yerine getirilmesi ve daha niceleri&#8230;.<br />
Kuran-ı Kerim bütün hastalıklara şifadır. Arş ayeti olarak da bilinen âyet-i kürsi (Bakara: 255), Peygamberimiz (sav)&#8217;in hadislerinde rivayet edildiği şekliyle Kuran&#8217;daki en büyük âyettir. Bu ses, her türlü hastalıktan Yüce Allah&#8217;ın izniyle bir rokya (tedavi) vesilesi olarak dinlenmelidir.</p>
<p>Peygamber (sav) bu ayet hakkında şöyle buyurmuştur:<br />
Her şeyin bir zirvesi vardır ve Kuran&#8217;ın zirvesi Bakara Suresidir. İçinde Kuran&#8217;ın en büyük âyeti vardır: Ayetü&#8217;l-Kürsi [at-Tirmizi]
Peygamber (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: &#8220;Onu (Ayetü&#8217;l-Kürsi) okuyarak, Allah&#8217;tan üzerinize geceleyin sizi koruyacak bir veli görevlendirecek ve şeytan sabaha kadar size yaklaşamayacak.&#8221; [Buhari]
<p>Ayet ayet takip ile muhteşem görüntüler eşliğinde Kur&#8217;an-ı Kerim&#8217;in en uzun süresi. Bakara Suresi, bu surede geçen sığır  hikayesinden ve sığırın putlaştırılmasından daha dolayı bu ismi almıştır.</p>
<p><span class="VIiyi" lang="tr"><span class="JLqJ4b ChMk0b" data-language-for-alternatives="tr" data-language-to-translate-into="en" data-phrase-index="2" data-number-of-phrases="3"><span class="Q4iAWc">50&#8217;den fazla dilde altyazılı Dünya&#8217;nın En İyi Kuranı Kerim videolarından biri olan kelime kelime takip imkanı olan Ayetel Kürsi&#8217;nin yukarıdaki videosunu izleyin.</span></span></span></p>
<h3><span class="VIiyi" lang="tr"><span class="JLqJ4b" data-language-for-alternatives="tr" data-language-to-translate-into="en" data-phrase-index="0" data-number-of-phrases="1"><span class="Q4iAWc">AYETEL KÜRSİ&#8217;NİN BU VİDEOSU HAKKINDA </span></span></span></h3>
<p><span class="VIiyi" lang="tr"><span class="JLqJ4b" data-language-for-alternatives="tr" data-language-to-translate-into="en" data-phrase-index="0" data-number-of-phrases="1"><span class="Q4iAWc">Ayetel Kürsi&#8217;nin bu videosu, kelime kelime takip özelliğiyle ile dünyanın en iyi Kuran videolarından biridir. Altyazı olarak 50&#8217;den fazla Dilde Kuran Çevirileri (İngilizce Kuran, Hintçe Kuran, Urdu Kuran, &#8230;) vardır. Çözünürlük FULL HD&#8217;dir. DÜNYADA İLK KEZ Kuran videoları, videolarda 50&#8217;den fazla DİL&#8217;de altyazılı olarak yayınlanmaktadır. </span></span></span>Kelime kelime takip özelliği ile çok güzel ve okunabilir Arapça yazı tipi içerir.</p>
<p><strong>Okuyan:</strong> Davut Kaya</p>
<p><strong><span class="VIiyi" lang="tr"><span class="JLqJ4b" data-language-for-alternatives="tr" data-language-to-translate-into="en" data-phrase-index="0" data-number-of-phrases="1"><span class="Q4iAWc">VİDEOYU ÇALIŞTIRMAK İÇİN YUKARIDAKİ OYNAT DÜĞMESİNE veya VİDEOYA DOKUNUN.</span></span></span></strong></p>
<p><strong>!! ÇEVİRİYİ DİLİNİZDE GÖRMEK İÇİN LÜTFEN CC DÜĞMESİNİ AÇINIZ. YANİ, KAPALI İSE ALTYAZILARI AÇIN.</strong></p>
<h3><strong style="font-size: 16px;">NEDEN KURAN VİDEOLARIMIZ, DÜNYANIN EN İYİLERİNDENDİR? (BUNLARDAN BAZILARI ALANINDA BİZCE EN İYİSİDİR)</strong></h3>
<ul>
<li>Tüm Kuran videolarımız 50’den fazla dil sahibidir. Araştırmamıza göre, dünyadaki kuran videolarının çoğunda altyazı bulunmamaktadır. Dünyadaki hiçbir Kuran videosunda bu özellik yoktur. Biz şimdiye kadar, bu alanda çalışmamıza ve araştırmamıza rağmen tespit etmedik.</li>
<li>Kur’an videolarımız doğaya ve ayetlere ilişkin muhteşem görüntülere sahiptir. Yine, dünyadaki çok az sayıda Kuran videosunda ayetlere ilişkin görüntüleri vardır. Ayet ile ilgili Kuran videolarımız bu türün en iyilerden biridir.</li>
<li>Kur’an videolarımız okunan ayetteki kelimeleri gösterme özelliğine sahiptir (bazı daha önce yüklediğimiz videolarımız bu özelliğe sahip değildir). Dünyadaki çok az Kuran videosunun bu özelliği vardır.</li>
<li>Videolarımızı geliştirirken en son teknolojiyi kullanmaktayız. İlgili konular da yeni teknolojiler geliştirmekteyiz.</li>
</ul>
<p><a href="https://www.islamicvideos.org/explanation-in-other-languages/"> <span class="VIiyi" lang="tr"><span class="JLqJ4b ChMk0b" data-language-for-alternatives="tr" data-language-to-translate-into="en" data-phrase-index="0" data-number-of-phrases="1"><span class="Q4iAWc">Bu Web Sitesinin Videoları Hakkında Diğer Dillerde Kısa Açıklamalar</span></span></span></a></p>
<h2><strong>AYETEL KÜRSİ&#8217;NİN FAZİLETLERİ</strong></h2>
<p>Ayetel Kürsi&#8217;nin faziletleriyle ilgili meşhur 6 hadis kitabında (Kütüb-i sitte) aşağıdaki hadisler bulunmaktadır;</p>
<ul>
<li>Hz. Peygamber (sav) şöyle buyurdular: &#8220;Her şeyin bir şerefesi var. Kur&#8217;an-ı Kerim&#8217;in şerefesi de Bakara süresidir. Bu surede bir ayet vardır ki, Kur&#8217;an ayetlerinin efendisidir: Ayetü&#8217;l-Kürsi (Ebu Hüreyre &#8211; Tirmizi)</li>
<li>Resulullah (sav) bana: &#8220;Ey Ebu&#8217;l-Münzir, Allah&#8217;ın Kitabından ezberinde bulunan hangi ayetin daha büyük olduğunu biliyor musun?&#8221; diye sordu. Ben: &#8220;O Allah ki, O&#8217;ndan başka ilah yoktur, O, Hayy&#8217;dır, Kayyum&#8217;dur (yani diridir her şeye kıyam sağlayandır) (Bakara, 225) -ki buna Ayet&#8217;ü&#8217;l-Kürsi denir- dedim. Göğsüme vurdu ve: &#8220;İlim sana mübarek olsun ey Ebu&#8217;l-Münzir! dedi.&#8221; (Übey İbnu Ka&#8217;b &#8211; Müslim, Ebu Davud)</li>
<li>&#8220;Kur&#8217;an&#8217;ı öğrenin ve onu okuyun. Kur&#8217;an-ı Kerim&#8217;in onu öğrenip okuyan ve onunla amel eden kimse için durumunu, içi ağzına kadar misk dolu bir kutuya benzetebiliriz. Bu her tarata koku neşreder. Kur&#8217;an&#8217;ı öğrendiği halde, ezberinde olmasına rağmen okumayıp yatan kimse de ağzı sıkıca bağlanmış, hiç koku neşretmeyen misk kabı gibidir.&#8221; (Ebu Hüreyre &#8211; Tirmizi)</li>
<li>Resulullah (sav) beni Ramazan zekatını muhafazaya tayin etmişti. Derken kara bir adam gelerek zahireden avuç avuç almaya başladı. Ben derhal kendisini yakaladım ve: &#8220;Seni Resulullah (sav)&#8217;a çıkaracağım&#8221; dedim. Bana: &#8220;Ben fakir ve muhtaç bir kimseyim, üstelik üzerimde bakmak zorunda olduğum çoluk-çocuk var, ihtiyaçlarım cidden çoktur, şiddetlidir&#8221; dedi. Ben de onu salıverdim. Sabah olunca, Hz. Peygamber (sav): &#8220;Ey Ebu Hüreyre! Dün akşamki esirini ne yaptın?&#8221; diye sordu. Ben: &#8220;Ey Allah&#8217;ın Resulü, bana şiddetli ihtiyacından ve çoluk-çocuktan dert yandı. Bunun üzerine ona acıyarak salıverdim&#8221; dedim. Resulullah (sav): &#8220;Ama o sana muhakkak yalan söyledi. Haberin olsun, o tekrar gelecek!&#8221; buyurdu. Bu sözünden anladım ki, herif tekrar gelecek. Binaenaleyh onu beklemeye başladım. Derken yine geldi ve zahireden avuçlamaya başladı. Ben de derhal yakaladım ve: &#8220;Seni mutlaka Resulullah (sav)&#8217;a çıkaracağım&#8221; dedim. Yine yalvararak: &#8220;Beni bırak, gerçekten çok muhtacım, üzerimde çoluk-çocuk var, bir daha yapmam&#8221; dedi. Ben yine acıdım ve salıverdim. Ertesi gün Resulullah (sav): &#8220;Ey Ebu Hüreyre, dün geceki esirini ne yaptın?&#8221; diye sordu. Ben: &#8220;Ey Allah&#8217;ın Resulü, bana ihtiyacından çoluk-çocuğundan dert yandı. Ben de acıdım ve salıverdim&#8221; dedim. &#8220;Ama&#8221; dedi, Resulullah: &#8220;O yalan söyledi fakat yine gelecek.&#8221; Üçüncü sefer yine gözetledim. Yine geldi ve zahireden avuç avuç almaya başladı. Onu yine yakalayıp: &#8220;Seni mutlaka Hz. Peygamber (sav)&#8217;e götüreceğim. Bu üçüncü gelişin, üstelik sıkılmadan başka gelmeyeceğim deyip yine de geliyorsun&#8221; dedim. Yine bana rica ederek şöyle söyledi: &#8220;Bırak beni, sana birkaç kelime öğreteyim de Allah onlarla sana fayda ulaştırsın&#8221;. Ben: &#8220;Nedir bu kelimeler söyle!&#8221; dedim. Bana dedi ki: &#8220;Yatağa girdin mi Ayetü&#8217;l-Kürsi&#8217;yi sonuna kadar oku. Bunu yaparsan Allah senin üzerine muhafız bir melek diker, sabah oluncaya kadar sana şeytan yaklaşamaz&#8221;. Ben yine acıdım ve serbest bıraktım. Sabah oldu, Resulullah (sav): &#8220;Dün akşamki esirini ne yaptın?&#8221; diye sordu. Ben: &#8220;Ey Allah&#8217;ın Resulü, bana birkaç kelime öğreteceğini, bunlarla Allah&#8217;ın bana faide ihsan buyuracağını söyledi, ben de kendisini yine serbest bıraktım&#8221; dedim. Resul-i Ekrem (sav): &#8220;Neymiş onlar?&#8221; dedi. Ben: &#8220;Efendim, döşeğine uzandığın vakit Ayetü&#8217;l-Kürsi&#8217;yi başından sonuna kadar oku. (Bunu okursan) Allah&#8217;ın koyacağı bir muhafız üzerinden eksik olmaz ve ta sabaha kadar şeytan sana yaklaşmaz!&#8221; dedi, cevabını verdim. Resulullah (sav) bunun üzerine: &#8220;(Bak hele!) o koyu bir yalancı olduğu halde, bu sefer doğru söylemiş. Ey Ebu Hüreyre! Üç gecedir kiminle konuştuğunu biliyor musun?&#8221; dedi. Ben: &#8220;Hayır!&#8221; cevabını verdim. &#8220;O bir şeytandı&#8221; buyurdular.  (Ebu Hüreyre &#8211; Buhari)</li>
</ul>
<p>Ayetel Kürsi Bakara Süresinin 255. ayetidir. <a href="https://www.islamicvideos.org/tr/hd-bakara-suresi-dunyanin-en-iyi-kuran-videolarindan-biri/">Bakara Süresi hakkında detaylara bakınız.</a></p>
<p>&#8220;Kur&#8217;an-ı Hakîm&#8217;in herbir harfinin bir sevabı var, bir hasenedir. Fazl-ı İlahîden o harflerin sevabı sünbüllenir, bazan on tane verir, bazan yetmiş, bazan yediyüz (Âyet-ül Kürsî harfleri gibi), bazan binbeşyüz (Sure-i İhlas&#8217;ın harfleri gibi),<br />
&#8230;..<br />
Kur&#8217;an-ı Hakîm&#8217;in herbir harfinin bir sevabı var, bir hasenedir. Fazl-ı İlahîden o harflerin sevabı sünbüllenir, bazan on tane verir, bazan yetmiş, bazan yediyüz (Âyet-ül Kürsî harfleri gibi), bazan binbeşyüz (Sure-i İhlas&#8217;ın harfleri gibi),<br />
&#8230;<br />
Hem şu âyet ism-i a&#8217;zamın mazharı olduğundan, hakaik-i İlahiyeye ait manaları a&#8217;zamî derecededir<br />
Sözler ( 421 )</p>
<p>&#8221; [*]
<p>Sözler, Bediuzzaman Said Nursi</p>
<h2><strong>AYETEL KÜRSİ&#8217;NİN FAYDALARI</strong></h2>
<p class="whitespace-pre-wrap">Kurandaki Ayetel Kursi, müslümanlar için önemli olduğu için müslümanlar arasında yaygın bir şekilde okunur. Ayetel Kursi&#8217;nin birçok faydası vardır, bazıları şunlardır:</p>
<ol>
<li>
<p class="whitespace-pre-wrap">Koruma: Ayetel Kursi, okuyan kişiyi kötü ruhlardan, şeytanlardan, cinlerden ve diğer zararlı varlıklardan korur. Bu nedenle, evlerde, işyerlerinde ve diğer yerlerde okunması önerilir.</p>
</li>
<li>
<p class="whitespace-pre-wrap">Ruhani güç: Ayetel Kursi, okuyan kişinin ruhani gücünü artırır ve sıkıntı, korku ve endişeye karşı korur.</p>
</li>
<li>
<p class="whitespace-pre-wrap">Rahatlama: Ayetel Kursi, okuyan kişinin sıkıntı ve stresten kurtulmasına yardımcı olur. Bu nedenle, birçok Müslüman, zor zamanlarda veya kaygılandıklarında okumayı tercih eder.</p>
</li>
<li>
<p class="whitespace-pre-wrap">Dua kabulü: Ayetel Kursi, okuyan kişinin dualarının kabul edilmesine yardımcı olur. Bu nedenle, dua etmek isteyen kişiler, önce Ayetel Kursi okuyarak Allah&#8217;a yakarma şansı bulabilirler.</p>
</li>
</ol>
<h2 data-fontsize="28" data-lineheight="33.6px"><strong>AYETEL KÜRSİ&#8217;NİN MUCİZESİ</strong></h2>
<p>Ayetel Kursinin mucizesi şu şekildedir.</p>
<p>&#8220;Önce Ayetel Kürsi&#8217;nin mealini cümle cümle yazalım:</p>
<p>1: Allah ki ondan başka ilah yoktur. Hayy&#8217;dır, Kayyum&#8217;dur. (Diridir, ayakta tutandır.)<br />
2: Kendisine ne bir uyku gelir, ne de bir uyuklama.<br />
3: Göklerde ve yerdekilerin hepsi onundur.<br />
4: Onun izni olmadan katında kim şefaat edebilir?<br />
5: O, önlerindekini ve arkalarındakini bilir.<br />
6: Onun bildirdiklerinin dışında, onun ilminden hiçbir şeyi bilemezler.<br />
7: Onun kürsüsü (hükmü) gökleri ve yeri kapsar.<br />
8: Onları koruyup gözetmek kendisine zor gelmez.<br />
9:O Aliyy ve Azim&#8217;dir. (Yüce ve büyüktür.)</p>
<p><strong>Bu dokuz cümlenin arasında çok şaşırtıcı bir uyum var. İlk cümle ile son cümle, 2. ile sondan 2., 3. ile sondan 3. cümleler vd. çok açık biçimde birbirine bakıyor, birbirini tamamlıyorlar.</strong></p>
<p>Şöyle ki:</p>
<p>1. cümle Allah&#8217;ın iki ismi <strong>&#8221;Hayy ve Kayyum&#8221;</strong> ile biterken, 9. cümlede yine Allah&#8217;ın iki ismi zikrediliyor: <strong>&#8221;Aliyy ve Azim.&#8221;</strong></p>
<p>İlk ve son cümleler arasında açık bir benzerlik var yani.</p>
<p>Geçelim ikinci çifte:</p>
<p>2. cümle <strong>&#8221;Kendisini uyuklama ve uyku tutmaz.&#8221;</strong>anlamına geliyor. 8. yani sondan 2. cümlede ise <strong>&#8221;Onları koruyup gözetmek kendisine zor gelmez.&#8221; </strong>şeklinde, aynı manayı destekleyen bir ifade bulunuyor.</p>
<p>Şöyle ki, bir şeyi koruyup gözeten kişinin, bunu hakkıyla yapabilmesi için, uyku ve uyuklamadan uzak olması gerekir, malum.</p>
<p>İlginç bir uyum daha çıktı.</p>
<p>Sonrasına bakalım:</p>
<p>3. cümle ile sondan 3. yani 7. cümle de birbirine benzer ve tamamlayıcı anlamlar içeriyor.</p>
<p>Öncelikle, her iki cümlede <strong>&#8221;gökler ve yer&#8221; </strong>ifadeleri ortak.</p>
<p>Bunun yanında 3. cümlede <strong>&#8216;mâlik&#8217; </strong>kavramı geçiyor. Yani <strong>&#8221;Herşey Onundur.&#8221;</strong></p>
<p>7. cümlede ise benzer ama biraz farklı olan <strong>&#8216;melik&#8217;</strong> kavramı var: <strong>&#8221;Herşeyi o idare eder.&#8221;</strong></p>
<p>Zira bir şahıs bir bölgenin sahibi olabilir ama yöneticisi olmayabilir. Ya da tersine, yöneticisi olur da sahibi değildir. İkisi birden olursa, o zaman hâkimiyeti tartışılmaz, kusursuzdur. İşte <strong>Allah göklerin ve yerin hem sahibi hem de yöneticisidir.</strong></p>
<p>Görüldüğü gibi, bu iki cümle anlam olarak birbirini tamamlıyor ve uyum silsilesi devam ediyor.</p>
<p>Biz de devam ediyoruz:</p>
<p>4. cümle, onun katında kimsenin şefaat edemeyeceğini vurguluyor. Buna karşın &#8216;illa&#8217; (ancak) kaydı ile bir istisna sunuluyor: <strong>&#8221;Onun izin verdikleri dışında.&#8221;</strong></p>
<p>Ve aynı anlatım sondan 4. yani 6. cümlede de var: <strong>&#8221;Onun ilminden hiçbir şeyi kavrayamazlar.&#8221; </strong>hükmü yine bir &#8216;illa&#8217; (ancak) kaydı ile sınırlanıyor: <strong>&#8221;Onun dilediği kadarı dışında.&#8221;</strong></p>
<p>Yine cümleler birbirine bakıyor, birbirine benziyor ve birbirini tamamlıyor.</p>
<p>Özetle, 1. cümle 9. ile, 2. cümle 8. ile, 3. cümle 7. ile, 4. cümle 6. ile hayret verici derecede uyumlu çiftler oluşturuyor, birbirlerini tamamlıyorlar.</p>
<p>Peki 5. cümle ne olacak? Zira o tek başına kalıyor. Bakalım meali neymiş: <strong>&#8221;O, önlerindekini ve arkalarındakini bilir.&#8221;</strong></p>
<p>Muhteşem bir final. &#8221;Bu cümleden öncekileri ve sonrakileri, yani aralarındaki bağlantıyı da bilir.&#8221; anlamını da içeren bir cümle. Öncesindeki ve sonrasındaki cümleler arasındaki ilişkiyi ve uyumu bilen birinin sözü, belli ki.</p>
<p><strong>İşte burada hayretimizden &#8221;sübhanallah&#8221; diyoruz. Ve Kur&#8217;an&#8217;ın tek bir ayetinde bile nice mucizeler olduğunu anlıyoruz. Allah anlayışımızı artırsın.</strong></p>
<p>&#8230;</p>
<p>Not: Bu yazıda Nouman Ali Khan&#8217;ın tespitlerinden istifade edilmiştir.&#8221; [*]
<p>*: https://www.zaferdergisi.com/makale/11870-ayetel-kursideki-mucize.html adresinden temin edilmiştir.</p>
<p>Nouman Ali Khan&#8217;ın tespitlerinin bulunduğu video&#8217;yu aşağıdan izleyebilirsiniz.</p>
<p class="fv-flowplayer-feed"><a href="https://www.islamicvideos.org/tr/ayetel-kursi/" title="Click to watch the video">[This post contains video, click to play]<br /><img decoding="async" src="https://i.ytimg.com/vi/Pu-8CeK-zQQ/maxresdefault.jpg#auto" width="400" /></a></p>
<h2><span class="VIiyi" lang="tr"><span class="JLqJ4b" data-language-for-alternatives="tr" data-language-to-translate-into="en" data-phrase-index="0" data-number-of-phrases="1"><span class="Q4iAWc">Ayetel Kürsi&#8217;nin Arapçası ve Türkçe Meali</span></span></span></h2>
<p><span class="script-arabic script-Arab" dir="rtl">﷽</span>‎</p>
<p>اَللّٰهُ لَا اِلٰهَ اِلَّا هُوَ اَلْحَیُّ الْقَيُّومُ لَا تَاْخُذُهُ سِنَةٌ وَلَا نَوْمٌ لَهُ مَا فِى السَّمٰوَاتِ وَمَا فِى الْاَرْضِ مَنْ ذَا الَّذٖى يَشْفَعُ عِنْدَهُ اِلَّا بِاِذْنِهٖ يَعْلَمُ مَا بَيْنَ اَيْدٖيهِمْ وَمَا خَلْفَهُمْ وَلَا يُحٖيطُونَ بِشَیْءٍ مِنْ عِلْمِهٖ اِلَّا بِمَا شَاءَ وَسِعَ كُرْسِيُّهُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضَ وَلَا يَؤُدُهُ حِفْظُهُمَا وَهُوَ الْعَلِىُّ الْعَظٖيمُ</p>
<p><span class="VIiyi" lang="tr"><span class="JLqJ4b" data-language-for-alternatives="tr" data-language-to-translate-into="en" data-phrase-index="0" data-number-of-phrases="1"><span class="Q4iAWc">Ayetel Kürsi&#8217;nin Türkçe Meali (Elmalılı Hamdi Yazır) şöyledir;</span></span></span></p>
<p>Rahmân ve Rahîm olan Allah&#8217;ın ismiyle (<span class="script-arabic script-Arab" dir="rtl">﷽</span>‎).</p>
<p>255: Allah&#8217;tan başka hiçbir ilâh yoktur. O daima diridir (hayydır), bütün varlığın idaresini yürüten (kayyum)dir. O&#8217;nu ne gaflet basar, ne de uyku. Göklerde ve yerde ne varsa hepsi O&#8217;nundur. İzni olmadan huzurunda şefaat edecek olan kimdir? O, kullarının önlerinde ve arkalarında ne varsa hepsini bilir. Onlar ise, O&#8217;nun dilediği kadarından başka ilminden hiç bir şey kavrayamazlar. O&#8217;nun kürsisi, bütün gökleri ve yeri kucaklamıştır. Onların her ikisini de görüp gözetmek O&#8217;na bir ağırlık vermez. O çok yücedir, çok büyüktür.</p>
<p><strong>NOTE: All of QURAN VIDEOS have 50+ languages&#8217; translations (subtitles). You can see translations of this Surah  from the subtitles of the video above.</strong></p>
<h2><span class="VIiyi" lang="tr"><span class="JLqJ4b" data-language-for-alternatives="tr" data-language-to-translate-into="en" data-phrase-index="0" data-number-of-phrases="1"><span class="Q4iAWc">Ayetel Kürsi&#8217;nin Diğer Dillerdeki Çevirileri </span></span></span></h2>
<p><span class="VIiyi" lang="tr"><span class="JLqJ4b" data-language-for-alternatives="tr" data-language-to-translate-into="en" data-phrase-index="0" data-number-of-phrases="1"><span class="Q4iAWc">Ayetel Kürsi&#8217;nin İngilizce çevirisi ve diğer dillerin çevirileri yukarıdaki ve aşağıdaki videolarda yer almaktadır. YouTube video oynatıcısında (sağ altta) altyazıları açmaya tıklamanız gerekebilir. Videodaki altyazı simgesine tıklayarak farklı altyazı dilleri seçebilirsiniz;</span></span></span></p>
<ul>
<li><span class="VIiyi" lang="tr"><span class="JLqJ4b" data-language-for-alternatives="tr" data-language-to-translate-into="en" data-phrase-index="0" data-number-of-phrases="1"><span class="Q4iAWc">Video ekranının altındaki ayarlar simgesine tıklayın.</span></span></span></li>
<li><span class="VIiyi" lang="tr"><span class="JLqJ4b" data-language-for-alternatives="tr" data-language-to-translate-into="en" data-phrase-index="0" data-number-of-phrases="1"><span class="Q4iAWc">[CC] Altyazılar&#8217;ı tıklayın.</span></span></span></li>
<li><span class="VIiyi" lang="tr"><span class="JLqJ4b" data-language-for-alternatives="tr" data-language-to-translate-into="en" data-phrase-index="0" data-number-of-phrases="1"><span class="Q4iAWc">Listeden istediğiniz dili seçin.</span></span></span></li>
</ul>
<p><span class="VIiyi" lang="tr"><span class="JLqJ4b" data-language-for-alternatives="tr" data-language-to-translate-into="en" data-phrase-index="0" data-number-of-phrases="1"><span class="Q4iAWc">Yukarıdaki ve aşağıdaki videoda Ayetel Kürsi&#8217;nin aşağıdaki dillerdeki çevirilerini (YouTube video oynatıcısında altyazı düğmesini açmanız gerekebilir) görebilirsiniz; </span></span></span></p>
<p><span class="VIiyi" lang="tr"><span class="JLqJ4b" data-language-for-alternatives="tr" data-language-to-translate-into="en" data-phrase-index="0" data-number-of-phrases="1"><span class="Q4iAWc">Arnavutça, Amharca, Arapça, Azerice, Bengalce, Boşnakça, Bulgarca, Katalanca, Çince, Hırvatça, Çekçe, Felemenkçe, İngilizce, Fince, Fransızca, Almanca, Hausa dili, Hintçe, İzlandaca, Endonezyaca, İtalyanca, Japonca, Kazakça, Korece, Kürtçe, Letonca, Malayca, Malayalamca, Marathi, Norveççe, Peştuca, Farsça, Lehçe, Portekizce, Romence, Rusça, Sindhi, Slovakça, Somalice, İspanyolca, Swahili, İsveççe, Tacik, Tamilce, Tatarca, Telugu dili, Tay dili, Türkçe, Urduca, Uygurca, Özbekçe</span></span></span></p>
<p>Hemen hemen tüm VİDEOLARIMIZ 50&#8217;den fazla dilde altyazıya sahiptir. YouTube video oynatıcısında altyazı düğmesini açmanız gerekebilir (çok çok kolaydır).</p>
<h2>Kuranı Kerimi Arapça Oku</h2>
<ol>
<li style="list-style-type: none;">
<ol>
<li><strong><span class="VIiyi" lang="tr"><span class="JLqJ4b" data-language-for-alternatives="tr" data-language-to-translate-into="en" data-phrase-index="0" data-number-of-phrases="1"><span class="Q4iAWc">Videolarda Arapça Kuran Okuyabilirsiniz (Ayet Ayet ve /veya Kelime Kelime takip etme özelliğiyle)</span></span></span></strong></li>
<li><strong><a href="https://www.islamicvideos.org/read-quran-and-translations/read-quran/" target="_blank" rel="noopener noreferrer"><span class="VIiyi" lang="tr"><span class="JLqJ4b" data-language-for-alternatives="tr" data-language-to-translate-into="en" data-phrase-index="0" data-number-of-phrases="1"><span class="Q4iAWc">Tüm Kuran&#8217;ı Arapça okuyun</span></span></span></a> </strong></li>
<li>
<h3><strong><a href="https://www.islamicvideos.org/quran/"><span class="VIiyi" lang="tr"><span class="JLqJ4b" data-language-for-alternatives="tr" data-language-to-translate-into="en" data-phrase-index="0" data-number-of-phrases="1"><span class="Q4iAWc">29 Kuran çeviri ve Sesli Kuran (32 Ünlü Okuyucudan Kuran Sesini Dinleyin)</span></span></span></a></strong></h3>
<p><span class="VIiyi" lang="tr"><span class="JLqJ4b" data-language-for-alternatives="tr" data-language-to-translate-into="en" data-phrase-index="0" data-number-of-phrases="1"><span class="Q4iAWc">Kuran-ı Kerim ve Kuran Tercümelerini okuyabilir, 32 Ünlü Kuran Okuyucusundan Kuran Seslerini dinleyebilir ve indirebilirsiniz.</span></span></span></li>
</ol>
</li>
</ol>
<h2><strong><span class="VIiyi" lang="tr"><span class="JLqJ4b" data-language-for-alternatives="tr" data-language-to-translate-into="en" data-phrase-index="0" data-number-of-phrases="1"><span class="Q4iAWc">Ayetel Kürsinin Tefsiri (Ayrıntılı Açıklaması) </span></span></span></strong></h2>
<h3>Elmalılı Hamdi Yazır Efendi&#8217;nin tefsirinde Ayetel Kürsi:</h3>
<h4>Ayetel Kürsi&#8217;nin Meali</h4>
<p>255- Allah odur ki kendisinden başka hiçbir ilah yoktur. O daima diridir (hayydır), bütün varlığın idaresini yürüten (kayyum)dir. O&#8217;nu ne gaflet basar, ne de uyku. Göklerde ve yerde ne varsa hepsi O&#8217;nundur. O’nun izni olmadan huzurunda şefaat edecek olan kimdir? O, kullarının önlerinde ve arkalarında (geçmişlerinde ve geleçeklerinde) ne varsa hepsini bilir. Onlar ise, O&#8217;nun dilediği kadarından başka ilminden hiç bir şey kavrayamazlar. O&#8217;nun kürsisi, bütün gökleri ve yeri kuşatmıştır. Onların her ikisini de görüp gözetmek O&#8217;na bir ağırlık vermez. O çok yücedir, çok büyüktür.</p>
<h4>Ayetel Kürsi&#8217;nin Tefsiri</h4>
<p><strong>اَللّٰهُ لاَ اِلٰهَ اِلاَّ هُوَ</strong> Allah o biricik hak mabuddur ki, gerçekte ondan başka hak mabud yoktur, çünkü <strong>الْحَيُّ الْقَيُّومُ</strong> yok olmaktan ve ölümlü olmaktan uzak, hayy ve kayyum (diri ve bütün kainatın idaresini bizzat yürüten) ancak O&#8217;dur. Ezelden ebediyete (sonsuza) kadar bütün hayat ve ebedilik O&#8217;nun zatı ile zatından dolayı kaim, vacibülvücuttur, (varlığı zatının gereğidir) ve her an tüm varlık alemini idare eden ve herşeyi ayakta tutan ancak O&#8217;dur. O olmasaydı ne hayattan eser olurdu, ne de varlık aleminden. ilahi hayat, ilim ve iradenin başlangıcı olan ezeli bir sıfattır.</p>
<p>Kayyum: <strong>قَيُّومٌ</strong> Kıyamdan &#8220;Fey&#8217;ul&#8221; vezninde (kalıbında) bir mübalağa kipidir ki, kendi kaim, diğerleri mukim (ayakta tutan) ve mukavvim (yöneten) demektir. Ve bunda eşyanın ayakta durmasının ilahi kıyamda fani olduğuna lafzında bir ima (işaret) vardır. İbn Sina bunun vacibü&#8217;l-vücud kavramına eşit olduğunu söylemiş ise de, buna vacibü&#8217;l-vücud kavramının, kendinden başka, ondan ayrılmaz bir kavramı olan, külli mucid (herşeyi yoktan var eden) külli müdebbir (herşeyi idare eden, yöneten) gibi diğer kemal kavramlarının hepsi de anlam itibariyle dahildir. Ayetin devamı bunun açıklamasıdır. Ve bu isimlerin &#8220;İsm-i Azam&#8221; olduğu da söylenmiştir. O öyle bir hayy ve kayyumdur ki, <strong>لاَ تَاْخُذُهُ سِنَةٌ وَلاَ نَوْمٌ</strong> O&#8217;nu ne gaflet basar, ne uyku; daima alim, daima habir (her şeyden haberli)dir. <strong>لَهُ مَا فى السَّمٰوَاتِ وَمَا فى اْلاَرْضِ</strong> Göklerde ve yerde, yukarılarda, aşağıda ne varsa O&#8217;nun; görünür, görünmez, bütün varlık O&#8217;nun mülküdür. Tüm sebeb O, tüm gaye O, herşeyin maliki olan O; Allah&#8217;ın mülkü olan bu yaratıklardan مَنْ ذَا الَّذ۪ى يَشْفَعُ عِنْدَهُۤ اِلاَّ بِاِذْنِه۪ kimin haddi ki Allah&#8217;ın izni olmaksızın yüce huzurunda şefaat edebilsin, bu halde hangi budaladır ki Allah&#8217;ın emri olmadan bunların birinden şefaat dilenebilsin. Çünkü <strong>يَعْلَمُ مَا بَيْنَ اَيْد۪يهِمْ وَمَا خَلْفَهُمْ</strong> Allah yukarıların aşağıların, önlerindekini ve arkalarındakini, geçmişlerini, geleceklerini bildiklerini ve bilmediklerini bilir, O&#8217;nun ilminden gizli hiçbir şey yoktur. <strong>وَلاَ يُح۪يطُونَ بِشَىْءٍ مِنْ عِلْمِه۪ۤ</strong> Bunlar ise O&#8217;nun bildiklerinden hiçbirini bilemezler. اِلاَّ بِمَا شَآءَ Ancak dilediği kadarını kavrayabilirler. Bu bakımdan bizzat O&#8217;nun izni ve emri olmadıkça herkes başından korkmadan nasıl şefaate kalkabilir. Herhangi bir şeyde ister bir parça olsun tasarrufa kimin yetkisi olabilir. Ancak bu, O&#8217;nun iznini ve emrini almış sevgililerinden olabilir.</p>
<p>Bilindiği üzere şefaat hürmete layık birinin kendinden düşük bir diğeri hesabına rica ve yakarma ile yardım ederek O&#8217;na katılması demektir ki, bu bir bilinmezi bildirme veya bir isteği ortaya çıkarma ile bir beraberlik anlamını kapsar. Bunu da kendini ve kıymetini bilen ve şefaat olunan kimseye şefaat istenenden daha çok bir ilişkisi bulunan ve zarar getirmeyeceğinden emin olan kimseler yapabilir. Oysa Allah&#8217;ın mülkü olan şu yaratıklardan herhangi biri ile Allah&#8217;tan daha çok birlikte bulunmaya ve O&#8217;na bilgiçlik satmaya ve ilerisini gerisini tamamen idrak etmeden ve önünü ardını hesap etmeden ilahi huzurda kendine bir mertebe verip de şefaate kalkışmak, gerek şefaat eden ve gerek şefaat olunan için ne kadar tehlikelidir? Eğer Allah bildirmemiş ise şefaat edecek olanın hali, şefaat edilecek olandan daha çok endişeye değer olmadığı nereden bilinir? Bu hal içinde, isterse melekler ve peygamberler olsun, kimdir o ki Allah&#8217;ın izni ve güç vermesi olmadan önünü ardını hesaplamayıp Allah&#8217;ın kullarına Allah&#8217;tan daha çok sahip çıkma, koruma yetkisini kendinde görsün de şefaate cesaret edebilsin. Ancak Cenab-ı Hak dilerse, özel veya genel şefaate ilahi irade çıkar da kendilerine bildirilmiş bulunursa o başka… Demek ki yüce Allah&#8217;ın ululuğundan şefaat umulamaz değildir. Fakat şefaat da herkesten önce O&#8217;nun kendi elindedir ve O&#8217;nun izni ve emri ile gerçekleşebilir. O zaman şefaat kapısı açılır. Ve şefaat etmesine izin verilenler kendi dilediklerine değil, yine Allah&#8217;ın dilediklerine şefaat imkanını bulabilir. Bundan anlaşılır ki önce, hak tanımayan Allah düşmanlarının kendilerine şefaat etmesi umulan bir Allah dostu bulabilmelerine, aynı şekilde müşriklerin putları gibi ilim şanından olmayanların şefaatçı olabilmelerine, asla ihtimal yoktur. Sonra kendisine izin verilebilecek her şefaatçinin şefaat sınırı da Allah katındaki derecesi ve o oranda elde edebileceği izin ve gücün kapsamı ile uyumlu olabilecektir. Bu bakımdan eninde sonunda izin çıktığı zaman en genel biçimde şefaat sahibi, yukarda peygamberlerin makamları hakkındaki ilahi açıklamadan anlaşıldığı üzere, hepsinin üstünde &#8220;sahib-i derecat&#8221; (dereceler sahibi) olan Resulullah, peygamberlerin en üstünü olabilecektir. Bu konudaki naslara göre, Cenab-ı Hak O&#8217;na şefaat için izin isteme yetkisini de bahşetmiş ve en yüksek peygamberlik makamı, &#8220;Şefaat-ı uzma&#8221; en büyük şefaat makamı olmuştur ki, Makam-ı Mahmud&#8217;a şefaat hadisi gelecektir.</p>
<p>Allah öyle bir ilim ve saltanat sahibidir ki, <strong>وَسِعَ كُرْسِيُّهُ السَّمٰوَاتِ وَاْلاَرْضَ</strong> hükmünün tecelli yeri olan kürsüsü bütün gökleri ve yeri geniş geniş tutmuştur. Yerlerde ve göklerdeki bütün varlıklar ve cisimler içinden, dışından hep bu kürsü ile kuşatılmıştır. Herbirinin kıyamı (ayakta durması) onun içindedir. Bu arada hiçbir nokta bulunmaz ki, orada yüce Allah&#8217;ın kürsüsünün hükmü geçerli olmasın. Yeryüzünün içinden çıkamayan insanlar onun yerleri, gökleri kuşatmış kürsüsünü nasıl kavrarlar. وَ<strong>مَا قَدَرُوا اللّٰهَ حَقَّ قَدْرِه۪ وَاْلاَرْضُ جَم۪يعاً قَبْضَتُهُ يَوْمَ الْقِيٰمَةِ وَالسَّمٰوَاتُ مَطْوِيَّاتٌ بِيَم۪ينِه۪ سُبْحَانَهُ وَتَعَاليٰ عَمَّا يُشْرِكُونَ</strong> &#8220;Onlar Allah&#8217;ı, gereği ve layıkı biçimde takdir etmediler. Halbuki kıyamet günü bütün yeryüzü O&#8217;nun tasarrufundadır. Gökler O&#8217;nun kudretiyle dürülmüş olacaktır. O müşriklerin ortak koşmalarından yüce ve münezzehtir&#8221;. (Zümer, 39/67) Gökler ve yeryüzü denince hapsedilmiş birisi gibi bunlarla her taraftan kuşatılmış olan insanlar madde ve kuvvetin, duygunun, hayalin, kuruntunun, aklın, tasavvurun, hükmün ve bütün itibari belirlemelerin içinden son sınırına dayanır. Bunların ötesi deyince kayıtsız şartsız, kalbi bir merakla sonsuz bir ortama, sınırsız mutlak bir emel sahasına geçmek için çırpınırlar. İnsanlar kendilerince, yerkürenin küçük bir parçası üzerinde bile bir devlet ve hükümet ele geçirip idare ve muhafaza etmenin ne kadar zor bir iş olduğunu ve asırlardan beri gelen nice nice devletlerin, milletlerin bu yüzden memleketlerini koruyamayarak yıkılıp gittiklerini görüp bildiklerinden nihayet tasavvur edemedikleri bu göklerin ve yerin bir kabza-i tasarruf (tasarruf avucun)da vahdet kürsüsünden bir saltanat ile idare olunur bir memleket olduğunu düşündükleri zaman, &#8220;koruması ne kadar zor ve ağırdır&#8221; gibi bir zanna düşebilirler. Fakat o ilahi kürsü, bütün gökleri ve yeri tutmuş olmakla birlikte, <strong>وَلاَ يَؤُدُهُ حِفْظُهُمَا</strong> bu gökleri ve yeri o vahdet (birlik) kürsüsünden tasarruf avucunda tutup muhafaza etmek ve korumak Allah&#8217;a ağır da gelmez. O&#8217;nun için bu hiçbir şey değildir. <strong>وَهُوَ</strong> O şanı yüce Allah <strong>الْعَلِيُّ الْعَظ۪يمُ</strong> pek yüksek, pek büyüktür. Biricik yüce, biricik ulu olan ancak O&#8217;dur. Bu bakımdan bundan başka gerçek bir ilah nasıl mümkün olur? Ve buna karşı başkalarına tapılıp da şefaatleri nasıl umulur? Ve böyle yapan kafirler ne kadar bedbahttır!</p>
<p>Bu ayete “Ayetü&#8217;l-Kürsi” denilir ve bundan dolayı bu sureye “Suretü&#8217;l-Kürsi” de denilir. Görüldüğü üzere bu ayet, ilahi saltanatın ve hükümdarlığın son derece açık ve özet anlatımını ve Allah Teala&#8217;nın zatını ve sıfatını hem tarif ve hem gökler ve yeryüzünün ve çevrelerinin yaratılması, ayakta durması ve düzeni, miktar ve genişliğinin muhafazası, hayat sırrı, ilim sırrı, hakimiyet sırrı vb. gibi maddi ve manevi kuvvetlerinin son derece açık şahitliği ile isbat ederek bütün ilahiyat meselelerinin ana noktasını, Allah&#8217;ın kürsüsü gibi geniş bir kapsam ile kapsamış bulunduğundan bütün Kur&#8217;an ayetleri arasında konusu ile uygun olmak üzere en yüksek bir şeref ve kıymete sahiptir. Nitekim Resulullah (s.a.v.): “Kur&#8217;an&#8217;da en büyük ayet, Ayetü&#8217;l-Kürsi’dir. Bunu her kim okursa, Allah o saat bir melek gönderir, ertesi güne kadar iyiliklerini yazar ve günahlarını siler. Bu ayet bir evde okunsun da şeytanlar onu otuz gün bırakmasın, olmaz ve kırk gün ona ne sihirbaz kadın, ne sihirbaz erkek girmez, ey Ali bunu evladına ve ailene ve komşularına öğret, bundan büyük bir ayet nazil olmadı”; (Ahmed b. Hanbel, V, 142, 178) “Her kim farz namazların her birinin arkasında Ayetü&#8217;l-Kürsi’yi okursa onu ölümden başka cennete girmekten engelleyecek hiçbir şey kalmaz. Yani ölünce doğru cennete gider ve ona ancak sıddık veya abid olanlar devam eder.” (Alusi, a.g.e., II, 11; el-Hindi, Kenzü&#8217;l-Ummal, I, 2534, 2569, 2580; Süyuti, a.g.e., II, 6) “Ve bunu her kim yatağına yatarken okursa Allah onu kendisine ve komşusuna ve komşusunun komşusuna ve etrafındaki evlere emin kılar”; (Süyuti, a.g.e., II, 8) “Günlerin efendisi cuma günü, sözlerin efendisi Kur&#8217;an, Kur&#8217;an&#8217;ın efendisi, Bakara Suresi, Bakara Suresinin efendisi de Ayetü&#8217;l-Kürsi’dir.” (Ramuzü&#8217;l-Ehadis, 302) buyurmuştur.<br />
Kürsi: Sözlükte, üzerine tek başına oturulan belli bir şeydir ki, aslında taht ve şerefli ilmin ayni şekilde olan özel ve seçkin makamı demektir. İlmin kendisine ve alime de denir. Daha sonra iskemle ve sandalye gibi şeylere de bu isim söylenmiştir. Dilimizde en çok ilim makamında kullanılmıştır. Herhangi bir şeyin aslına ve toplandığı yere de kürsi denir. Nitekim memleket kürsisi, “başkent” anlamına gelir. Bunun aslı olan “kürs” kelimesinde bir araya toplanıp karışma ile keçe gibi giriftleşip sağlamlaşmak manası vardır. Kısaca gerçek manasıyla kürsi, ancak bir kişinin oturabildiği en yüksek bir çeşit sandalyedir. Bundan dolayı, yerleri gökleri kaplamış bir kürsi düşüncesinin, bu bilinen mananın aynı olmayacağı da şüphesizdir. Aynı zamanda bu kelimenin bize bir hakimiyet (egemenlik) ve saltanat, bir ilim, bir şeref ve büyüklük ve söz geçerliliği anlamı ifade ettiğinde de şüphe yoktur. Biz bir memlekette bir kürsi, bir taht düşündüğümüz zaman, önce bir memleket, ikinci olarak onun içinde bir başkent, üçüncü olarak o başkent içinde bir arş, bir saray, dördüncü olarak o saray içinde bir taht, beşinci olarak o taht üzerinde hükmü elinde bulunduran bir hükümdar, altıncı olarak bu hükümdardan bütün memleketi kapsayan bir nüfuz tasavvur ederiz ki, bunda hükümdar, zarf zarf içinde memleketle tamamen kuşatılmış ve aynı zamanda nüfuzuyla o memleketi kuşatmıştır. Bunda en çok hayrete değer nokta da, bir şeyin hem kuşatan ve hem de kuşatılan olabilmesindeki sırdır ki, ilmin kendisinde de vardır. Ve bu nokta insanlara, Allah&#8217;ın birliğini en güzel şekilde telkin edecek olan bir işarettir. Ayetü&#8217;l-Kürsi, bize bu manayı telkin etmekle beraber gösteriyor ki, Allah&#8217;ın mülkü göklerle yerdir. Fakat Allah&#8217;ın kürsisi, bunlarla kuşatılmış değil, onları kuşatmaktadır. Bizim kürsi düşüncemizin aksinedir. Allah&#8217;ı düşünürken hep kuşatılmış olanlardan, kuşatıcıya doğru geçmelidir. Taht veya başkent, göklerle yer memleketini kuşatmış; Arş, tahtı kuşatmış; Rahman olan Allah, Arşın içinde değil, üzerinde ve Allah hiç kuşatılmış değil, hep kuşatıcı ve yöneticidir ve öbüründeki zıtlığı kaldıran budur. Şu halde Allah&#8217;ın kürsisi, bize ancak bir isim ve kuşatılandan kuşatana geçerek, nihayet gökler ve yer tasavvurunun ötesinden, kapalı ve tahayyülü imkansız bir büyüklük kavramıyla bilinebilir. Bunun gerçek mahiyetini tayin edebilmemize imkan yoktur. Bununla beraber tefsirciler, bunun tarifinde birkaç şekil rivayet etmişlerdir. Şöyle ki:<br />
1- Kürsi, gökleri ve yeri kaplamış büyük bir cisimdir. Buna “Arş&#8217;ın kendisi” diyenler de olmuştur. Fakat sahih haberler, “Kürsi, Arşın altında ve göklerin üzerinde bir cisimdir.” diye gelmiştir. Kürsi, iki ayak yeridir. Süddi&#8217;den nakledilmiş olduğu üzere, gökler ve yer Kürsi&#8217;nin içinde, Kürsi, Arşın altında ve iki ayağının yeridir. (Süyuti, a.g.e., II, 18) Burada iki ayak yerinin, Arş&#8217;ın ayağının yeri olduğu açıktır. Bunu en büyük Ruh&#8217;un veya hamele-i Arş&#8217;tan (Arşı taşıyan meleklerden) büyük bir meleğin iki ayağının yeri diye gösterenler de vardır. İşte bu iki ayak yeri tarifi, Kürsi&#8217;nin başkent, yani hükümet karargahı manasıyla ilgili olduğunu açıkça gösteriyor. Gökler ve yer, bilinen bütün cisim alemlerinin ifadesi olduğuna göre, bunları kaplamış olan Kürsi&#8217;nin içinin bir cisim olması, göklerde ve yerde bilinen cisimlerin, cisimliklerinden başka bir cisimlik demek olduğunu da unutmamak gerekir. Yani Kürsi, boşlukta yer tutan bir cisim değil, yerin kendisi olan bir cisim (bir boşluk) demek oluyor ki, bunun cisimliğinin, madde ile değil, mutlak uzunluk, diğer bir deyimle genel olarak yer ve mekan denilen soyut bir uzaklık ve bütün bir boşlukla tasavvur edilmesi mümkündür. Çünkü mutlak mekan denilen soyut uzaklık, feza, madde uzantısının mahiyetini ifade eden soyut bir uzantıdır. Boyut ve uzantı ise cisimliğin en genel manasıdır. Fakat maddi cisimler burada yer tuttuğu halde, bu başkaca bir yerde yer tutmuş değildir ve diğer cisimlerle iç içe bulunması mümkündür. Fakat şu madde aleminde görülen maddi güçler ve varlığa ait işlerin ortaya çıktığı yer de budur. Bütün yüksek cisimler burada yerleşmiş ve aralarındaki esiri aleme (fezada gök cisimleri arasında ışık ve sıcaklığı nakleden, havadan daha hafif cisimlere) varıncaya kadar bütün toplu dalgalar burada bulunmaktadır. Hareket ve sakinlik burada meydana gelmektedir. Ancak zaman ve ruhlar alemi bundan daha geniştir.<br />
Bir zamanlar fen bilgilerine sabit bir kıymet isnad eden ve Allah&#8217;ın indirdiklerinin sınırının, fen sınırlarından daha geniş bulunduğunu düşünmeyerek, Kur&#8217;an ayetlerini zamanının fen bilgilerine göre açıklayıp yorumlamaktan zevk alanlar, o zaman kainatın şekli hakkında Batlemyus&#8217;un astronomi ilminin, en yüksek fen bilimi yerinde bulunması ve kendilerinin de bu ilmin mütehassıslarından olmaları dolayısıyla gökleri ve yeri ona göre düşünüp yorumladıkları gibi, Kürsi&#8217;nin cisimliği hakkındaki haberleri de o fennin teorileriyle (varsayımlarıyla) açıklamaya çalışmışlar ve dolayısıyla “Kürsi, sekizinci gök olan sabit gök cisimlerinin bulunduğu gök, Arş da dokuzuncu gök olan Atlas göğü (en büyük gök) dür.” diye tevil etmişler (yorumlamışlar), “Kürside yedi gök, bir kalkan içine atılmış yedi para gibidir.” (Süyuti, a.g.e., II, 18), “Arş&#8217;ta Kürsi, büyük bir sahraya atılmış demir bir halka gibi bir şeyden ibarettir.” (Süyuti, a.g.e., II, 17; Alusi, a.g.e. II, 9) mealinde rivayet edilmiş olan iki hadisi şerifi de buna delil gibi kabul etmişlerdir. Bugün görüyoruz ki, fennin bu dokuz gök varsayımı gücünü kaybetmiş olduğu halde, Kur&#8217;an ayetleri ve Peygamberimizin hadisleri, gönüllerde yine bugünkü gökler ve yer gibi bütün kıymetiyle ortaya çıkıp durmaktadır. Şu halde bunları, mutlaka kendi bilgilerimizin çerçevesi içine alarak açıklamaya çalışmak, ilmin gereklerine de dinin gereklerine de uygun değildir.<br />
Bu iki hadisi şerif, bize Kürsi&#8217;nin, sekizinci gök veya sabit yıldızların bulunduğu gök olduğunu değil, nihayet göklere ve yere göre büyük bir yer, Arş&#8217;a göre de pek küçük bir daire olduğunu misal yoluyla anlatmaktadır. Bu yüzden asrımızdaki fen bilimlerine göre buna bir mana vermek gerekirse, Kürsi&#8217;yi mutlak bir yer manasıyla tasavvur etmek, elbette daha uygundur ve bu bizim kendi düşüncemiz değildir. İmam Fahreddin Razi, bu ayette değil, fakat Fatiha tefsirinde Kürsi&#8217;yi mekan, Arş&#8217;ı da zaman teorileriyle ele almıştır (Fahru&#8217;r-Razi, a.g.e., I, 282-283). Çünkü mutlak mekan, gökleri ve yeri içine almış, kaplamıştır. Halbuki bütün mekan uzunlukları, şu andaki bir anlık zamanın içine sığmış, geçmişin ve geleceğin, aralıksız cereyanı içinde bu hal dairesi (şimdiki zaman çerçevesi) tıpkı büyük bir sahrada küçük bir halka gibi kalmıştır. Bununla birlikte diğer taraftan Kürsi ve Arş&#8217;ın manevi değerleri hakkında da rivayetler vardır. İnsan şu görüşleri düşünürken bile farkına varır ki, gökleri ve yeri mekandan başka kuşatan, kuvvet ve kudret, akıl ve ilim ve bunların üzerinde ruh vardır. Ve hatta zaman, mekanı kuşatmış görünürken bunun da ruhta meydana gelen bir durum olduğunu ve buna göre ilim ve ruh aleminin, zamanı da kaplayan bir deniz olduğunu takdir eder. Nitekim Kürsi, en büyük Ruh&#8217;un veya diğer büyük bir meleğin iki ayağının yeri denilmişti. Şu halde bunların aslı, Arş&#8217;ın sınırına dahil ise de, Kürsi&#8217;nin Kürsi olması, sırf cisimlikten ve bir uzantıya sahip olmasından değil, bu manevi kuvvetlerin de bir tesellisine sahne olmasındandır. Ve Allah&#8217;a nispet edilmesi de bundan olmalıdır. Buna göre:<br />
2- Kürsi, saltanat, kudret ve mülk demektir. Çünkü ilahlık, ancak kudret ve var etme ile ortaya çıkacağı gibi, dilde de taht ve Kürsi dendiği zaman, doğrudan doğruya egemenlik gücünün kastedildiği vardır.<br />
3- Allah&#8217;ın kürsisi, Allah&#8217;ın ilmi demektir. Çünkü ilim Kürsisi, taht manasından daha çok bilinmektedir ve bu münasebetle ilmin kendisine de mecazi olarak kürsi denilir. Bu rivayet, İbn Abbas hazretlerinden nakledilmiştir. İbn Cerir et-Taberi gibi bir çok tefsirciler, bunu tercih etmişlerdir.<br />
4- Bu sözden maksat, sırf Allah&#8217;ın yücelliğini ve büyüklüğünü anlatmaktır. Cenab-ı Allah, halka zat ve sıfatlarını tarif ederken, insanların hükümdarlar ve büyükler hakkında alışmış oldukları şekillerle hitap buyurmuştur. Nitekim Kabe&#8217;yi kendine ev yapmış, tavaf ve ziyaretini emretmiştir. Çünkü insanlar, hükümdarlarının saraylarını ziyaret ederler. Hacerü&#8217;l-Esved&#8217;in yer yüzünde “yeminüllah” (Allah&#8217;ın eli) olduğunu söylemiş ve öpme yeri kılmıştır. Nitekim insanlar, hükümdarlarının ellerini ve eteklerini öperler. Yine bu türden olarak kıyamet günü kullarının hesaba çekilmesi hakkında, meleklerin, peygamberlerin, şehitlerin huzurda bulunacaklarını ve mizanlar konulacağını söylemiştir. İşte bunlar gibi kendisine de Arş isbat etmiş,<br />
<strong>اَلرَّحْمٰنُ عَليٰ الْعَرْشِ اسْتَويٰ</strong><br />
“Rahman olan Allah, Arş&#8217;ın üzerine hükmetti.” (Taha, 20/5) buyurmuş ve bunu anlatarak,<br />
<strong>وَتَريٰ الْمَلٰۤئِكَةَ حَآفّ۪ينَ مِنْ حَوْلِ الْعَرْشِ يُسَبِّحُونَ بِحَمْدِ رَبِّهِمْ</strong><br />
“Meleklerin, Arş&#8217;ın etrafını kuşatarak Rablerini hamd ile tesbih ettiklerini görürsün.” (Zümer, 39/75),<br />
<strong>وَيَحْمِلُ عَرْشَ رَبِّكَ فَوْقَهُمْ يَوْمَئِذٍ ثَمَانِيَةٌ</strong><br />
“O gün Rabbinin Arş&#8217;ını, onların üzerinde sekiz melek taşır.” (Hakka, 69/17),<br />
<strong>اَلَّذ۪ينَ يَحْمِلُونَ الْعَرْشَ وَمَنْ حَوْلَهُ</strong><br />
“Arş&#8217;ı taşıyanlar ve onun etrafında bulunanlar…” (Gafir, 40/7) buyurmuş, sonra kendine Kürsi de isnad etmiş,<br />
<strong>وَسِعَ كُرْسِيُّهُ السَّمٰوَاتِ وَاْلاَرْضَ</strong><br />
“O&#8217;nun kürsisi gökleri ve yeri kuşatmıştır” (Bakara, 2/255) buyurmuştur. Bundan anlaşılır ki, Arş ve Kürsi gibi, benzetmeyi andıran lafızlar (sözler) Kabe, tavaf ve Hacerü’l-Esved hakkında daha fazlasıyla mevcuttur. Halbuki bunlar da mesela Kabe&#8217;nin “beytullah” (Allah&#8217;ın evi) olmasında, Allah&#8217;ın, geceyi orada geçirmesi gibi bir benzetme ve cisim manası kastedilmiş olmadığı hususunda nasıl görüş birliği varsa; Arş ve Kürsi hakkında da maksadın, Allah&#8217;ın yücelik ve büyüklüğünü anlatmaktan ibaret olduğunda tereddüt edilmemesi gerekir. “Kaffal” ve “Keşşaf” tefsircileri gibi araştırmacılar da bunu tercih etmişlerdir. Buna göre Kürsi&#8217;den maksat nedir, ve nasıl bir şeydir, diye düşünmeye lüzum yoktur.<br />
Bu açıklama Cenab-ı Allah&#8217;ı cisim olma şüphelerinden tenzih için pek güzel olmakla beraber, Allah&#8217;ın Kürsi&#8217;sinin gerçekte delalet ettiği bir şeyin bulunmadığını kabul etmek de zahire (bu konudaki açık ifadelere) aykırıdır. Evet bilinen gerçek manasıyla bir Kürsi, bir taht kastedilmediği yukarda geçtiği üzere muhakkaktır. Bununla birlikte bir beytullah (Allah&#8217;ın evi) bulunduğuna iman etmek gerektiği gibi Allah&#8217;ın bir Kürsisi bulunduğuna iman etmek de gereklidir. Bunun az çok cisimle ilgili bir kavramı içermesi Cenab-ı Allah&#8217;a -haşa- bir cisimlik isnadını gerekli kılmaz. Meselenin ruhu, Kürsi&#8217;nin Allah&#8217;a nisbetini layıkiyle düşünebilmekte, bunun bir “oturma nisbeti” olmayıp bir “Rablık nisbeti” olduğunu anlamaktadır. Ayetten anlaşıldığına göre Allah&#8217;ın Kürsisi, bir taraftan maddi cisimler toplamı olan göklerin ve yerin hepsini kaplayıp tutan, cisimleri kuşatan bir şeydir. Biz bunun “Kürsi” ismiyle varlığına iman eder ve gerçek mahiyetini idrak edip tam olarak bilemeyeceğimizi anlarız. Diğer taraftan az çok bir tasavvur edinebilme gereğine kanaat getirirsek, Allah&#8217;ın Kürsisinde saltanat tahtı ile ilim kürsisi kavramlarındaki mükemmellik içeriklerini bir araya toplama, kısaltma ve fani olma anlamlarını,<br />
<strong>حَيٌّ قَيُّومٌ</strong><br />
“Daima diridir, evrenin yöneticisidir.”<br />
<strong>لَيْسَ كَمِثْلِه۪ شَىْءُ</strong><br />
“O&#8217;nun misli gibi bir şey yoktur.” ifadelerinin delaletleri gereğince dürüp katlayarak onu mutlak bir ilim ve saltanatın tecelli edeceği (ortaya çıkacağı) bir yer olmak üzere ele alıp düşünürüz. Ve bu bakımdan aslında yüce Allah&#8217;ın büyüklüğünün soyut bir tasavvuru değil, kudretinin ortaya çıkış biçiminin de bir ifadesini içine almış bulunduğunu tasdik ederiz. Bütün cisimler, yüksek ve alçak kütleler, Kürsi&#8217;nin içinde kaldığından, onun üzerinde hüküm yürüten ilim ve saltanat sahibinin, cisim olmanın üzerinde çok yüce bir varlık olduğunu da kesin olarak anlarız. Ve daha açık olması için Kürsi&#8217;nin büyüklüğünü anlatan haberlere bakarak diyebiliriz ki, Allah&#8217;ın Kürsisi, göklerde ve yerde görünen bütün maddelerin, kuvvetlerin kaynaşıp durduğu mutlak bir boyut, yani ilim, irade ve kuvvetten soyutlanmış olan sadece mücerret feza değil, bunların tecelli ettiği bir ayna bulunması bakımından mekan ve her şeyin yeri olması muhtemeldir.<br />
Burada yerleşmiş olan Allah değil, gökler ve yer denilen cisimler ve yer işgal eden kütleler toplamıdır. Bunun üzerinde daha geniş olarak zaman uzantısı, akıllar ve ruhlar alemini içeren ve mukarrep (Allah&#8217;a yakın) meleklerle kuşatılmış olan Arş vardır. Ve burası mekan üstüdür. Artık burada cisimlik manası yoktur. Ve<br />
<strong>اَلرَّحْمٰنُ عَليٰ الْعَرْشِ اسْتَويٰ</strong><br />
“Rahman olan Allah Arş&#8217;a hükmetti.” (Taha, 20/5) ifadesinin delalet ettiği üzere Allah Teala Arş&#8217;ın içinde değil, rahmanlık sıfatıyla üzerindedir ve bu üzerinde bulunma, mekanla ilgili olmayan bir üstünlüktür. رَبَّنَا وَسِعْتَ كُلَّ شَىْءٍ رَحْمَةً وَعِلْماً &#8220;Ey Rabbimiz sen her şeyi rahmetinle ve ilminle kuşattın. &#8221; (Gafir, 40/7) ayeti gereğince de Allah&#8217;ın kuşatması, rahmet ve ilim yönüyledir. Kürsi, bu ilim ve rahmetin, bizim alemimize bir tecelli yeridir. Bu bakımdan ne Kürsi&#8217;nin, ne Arş&#8217;ın Allah&#8217;la ilgisi bir yer tutma şeklinde değildir. Hükümranlık ve tasarruf, zapt etme ve emre hazır tutma, hüküm ve emir gibi tecellilerle bir rablık ilişkisidir. Bu ilgi, bu tecelli sayesindedir ki, ruhlarla cisimler, zihin ile dış alem birleşerek gerçekleşme noktalarında Hakk&#8217;ın varlığının bir parıltısına ayna olurlar da yerlerin, göklerin, mekanların, zamanların, Kürsi&#8217;nin, Arş&#8217;ın, kuşatamadığı Allah&#8217;ın varlığını, müminin kalbi, eşyanın her zerresinde, mekanın her noktasında, zamanın her anında marifete (Allah&#8217;ı tanımaya) yol bulur ve her şeyi anlamayı ancak bununla başarabilir. Hak demeden hiç bir şeyi bilemez ve Hakk&#8217;ın zatı ile ilgili en yüksek marifeti (bilgisi) de, مَا عَرَفْنَاكَ حَقَّ مَعْرِفَتِكَ &#8220;Seni gerçek bir şekilde tanıyamadık.&#8221; ifadesidir. Bunun için de sadece marifeti, iman olamaz. İmanın kapsamı, marifetin kapsamından geniştir. Marifette bir kayıt vardır. İman ise kayıtsız, şartsız bir teslimiyet, ilahi bir ilgidir ve en büyük temaşa ondadır. Bunun yeri olan müminin kalbi de yerlerden göklerden geniştir. Bunun için mutlak mekanın, tecelli eden kuvvetleriyle beraber gökler ve yer cümlesinde dahil olması daha çok muhtemel bulunduğundan en sağlam iman, Allah&#8217;ın Kürsüsüne, Allah&#8217;ın açıkladığı şekilde iman edip, marifet taslamamaktır.</p>
<h3>Celal Yıldırım Tefsirinde Ayetel Kursi</h3>
<h4>Celal Yıldırım Tefsiri &#8211; BAKARA SURESİ &#8211; 2.255 MEÂLİ:</h4>
<p>255 &#8211; Allah ki, Oʹndan başka hiçbir ilâh yoktur, ancak O vardır; hep diridir O; yarattıklarını kudretiyle tedbiriyle tutup duran O; ne uyuklama tutar Oʹnu, ne de uyku&#8230; Göktekiler ve yerdekiler O’nun. İzni olmaksızın Oʹnun katında şefaat edecek olan kim? Yarattıklarının önünde ne var, arkalarında ne var bilir. Onlar ise Oʹnun dilediğinden başka, ilminden hiçbir şey kavrayamazlar. Kürsü’sü (yüce kudret ve saltanatı) gökleri ve yeri kuşatıp kaplamıştır. Her ikisini görüp gözetmek O’na ağır gelmez. O, çok yüce ve çok büyüktür.</p>
<h4>AYETEL KÜRSİYLE İLGİLİ HADÎSLER</h4>
<p>«Her şeyin bir üst noktası (doruğu) var, Kur’ânʹın üst noktası Baka­ra sûresidir. Bu surede bir âyet vardır ki o Kurʹân âyetlerinin önde gele­nidir; o, Âyet-i Kürsîʹdir. » (Buharî &#8211; Tirmizî: Ebû Hüreyre (R. A. )den.)<br />
Ebû Munzir (R. A. ) diyor ki:<br />
Resûlüllâh (A. S. ) Efendimiz bana sordu:<br />
&#8211; Ey Ebâ Münzir! bilir misin Allah kitabından hangi âyet sana göre daha büyük ve kadri daha yücedir?<br />
&#8211; Allah ve Peygamberi daha iyi bilir, dedim.<br />
Tekrar sordu:<br />
&#8211; Ya Ebâ Münzir! bilir misin Allah kitabında hangi âyet sana göre daha büyük ve kadri daha yücedir?<br />
Cevap verdim:<br />
&#8211; ALLAHU LÂ İLÂHE İLLÂ HUVEʹL-HAYYUʹL-KAYYUM âyetidir, de­dim. Bunun üzerine Resûlüllâh (A. S. ) Efendimiz eliyle göğsüme dokuna­rak şöyle buyurdu:<br />
&#8211; İlim senin için kolay, yararlı ve yüceltici olsun! (Müslim &#8211; Ebû Münzir (R. A. )den.)<br />
«Kim sabahlarken Âyet-i Kürsiʹyi ve HÂ-MÎM TENZİLÜʹL-KİTAB sû­resinin ilk iki âyetini okursa, o gün akşama kadar korunmuş olur. Kim de akşamlarken bunları okursa o gece sabaha kadar korunmuş olur. » (Tirmizî: Ebû Hüreyre (R. A. )den.).<br />
«Ya Ebâ Zer! yedi gök Kürsüʹyle birlikte çöle atılmış bir halka gibi­dir. Arş’ın Kürsîʹye üstünlüğü, çölün halkaya nisbetle olan üstünlüğü gi­bidir. » (Beyhakî / Sahîh senedle rivâyet etmiştir.).<br />
ALLAHʹIN VARLIĞINA BİRLİĞİNE DOSDOĞRU İNANAN MÜ’MİN SEKİZ SIRRA ERİŞİR<br />
«Allah ki, O’ndan başka hiçbir ilâh yok­tur&#8230;. »<br />
1. HAYY sıfatına mazhar olarak ruhunun sonsuzluk sırrı içinde as­lına tertemiz dönmesini sağlar.<br />
2. Yaratıldığı özelliği doğrultusunda İlâhî kudretle varlığını korur ve ebediyyen O sonsuz kudretin rahmetiyle mutlu olur.<br />
3. Nefs, şeytan, madde ve şehvetin, İlâhî nûrun kalbe yansımasını engelliyen bulanık perdelerini yırtar; ruhunu gaflete sürükleyen bu güç­lerin etkisini imânındaki zevk ve kuvvet oranında hafifletir.<br />
4. Mülkün Allah’a ait olduğunu algılar; göklerde ve yerde hakiki an­lamda tek tasarruf sâhibinin Allah olduğunu için için düşünerek O’nun yüce huzurunda, O’nun mülkünde ve O’nun lütfettiği nîmete el uzatarak helâl ve haram sınırlarını bilme şuuru içinde tam bir edeple ve imân kuv­vetinden gelen titizlikle teslimiyet gösterir.<br />
5. O’nun katında O’nun izni olmaksızın kimsenin şefaat etme yet­kisi bulunmadığını anlar; bunun için günlük işlerinde ve hayatı boyunca Allah için verir, Allah için alır, Allah ile konuşur, Allah ile düşünür ve Al­lah için dost edinir.<br />
6. Allah’ın, yarattıklarının önlerindekini de arkalarındakini de, geç­miş ve geleceklerini de noksansız bildiğini anlar; günlük hayatım bu öl­çü ve anlam sınırı içinde düzene sokma erdemliğine erişir.<br />
7. Mahlûkatın ise Allah’ın dilediği kadarından başka, Oʹnun bildiğin­den hiçbir şey kavrayamadıklarını düşünerek sınırsız olan ilâhî kudret karşısında aczini, bilgisizliğini, çaresizliğini anlar ve tam. bir teslimiyet içinde Hakk’a bağlanır.<br />
8. Varlık âleminin büyüklüğü, genişliği ve bir bakıma bizlere göre sı­nırsızlığı karşısında insan aklının ve bilgisinin ne kadar az bir mesafe aldığını, ne kadar az şey bildiğini gözlerinin önüne getirerek ilâhî aza­met ve kudretin, saltanat ve ilmin sınırsızlığını ve görkemliğini astrono­mik rakamlarla olsun belirlemenin imkân kapsamına girmediğine inancı bir kat daha artar ve bu durumda Allah’a yönelmekten başka çare ol­madığını duyar. Böylece O çok yüce Allah’a kul olma bahtiyarlığına eriş­menin zevkini için İçin kalbinde duymaya başlar.</p>
<h4>ALLAHʹIN VARLIĞI</h4>
<p>«Allah ki, Oʹndan başka ilâh yoktur. »<br />
Âyet-i Kürsî’de Allah’ın varlığı ve birliği söz konusu edilerek giriş ya­pılıyor, sonra da O’nun yüce kudreti çok anlamlı bir anlatım dizisiyle özetleniyor.<br />
Hemen söyleyelim ki Allah, hiçbir zaman matematiksel bir denklem gibi çözülmez. Bu konuda önce kendi yaratılışımızdaki akıllara durgunluk veren plân ve düzene, sonra da dışımızdaki varlık âleminin şaşmaz ka­nunlarla fakat insan aklının çok zor anlayabileceği ince hesaplar ve plân­larla idâre edildiğine bakacak olursak, eserden müessire, sanattan sa­natkâra bir geçiş ve idrâk sağlayabiliriz, şöyle ki:<br />
a) Varlık âleminde matematiğe dayalı ölçülerle mutlak anlamda bir düzen varsa, mutlaka bir düzenleyici vardır.<br />
b) Mükemmel bir plân ve proğram varsa, mutlaka bir proğramlayan vardır.<br />
c) Dengeli bir hareket, ölçülü bir düzen varsa, mutlaka bir denge sağlayan ve düzen kuran vardır.<br />
d) Yaratılıştan mevcut olup, ruhumuzun derinliğinden sökülüp atılamıyan Allah fikri ve duygusu varsa, bu fikir ve duygunun çekirdeğini, ya da mayasını mutlaka oluşturan bir kudret vardır.<br />
e) Varlık âleminde güneş sistemi gibi birçok sistemler varsa ve bu sistemler belli kanunlara bağlı kalıyorsa, mutlaka bir sistemleştiren ve belli kanunlarına göre idare eden vardır.<br />
İşte Âyet-i Kürsîʹnin ilk cümlesiyle Allah’ın varlığını, birliğini ve O’n­dan başka ilâh olmadığını Kur’ân açıklarken insan kalbini ve kafasını şu hakikatlere çevirmektedir:<br />
1. Allah, yaratıklarını sonsuz kudretiyle, erişilmez önlemleriyle ayak­ta tutmaktadır. Bu kudret (a) ve (b) maddelerinde anlatımını bulmuştur.<br />
2. Oʹnu ne uyuklama, ne de uyku tutar. Bu, (c) maddesinde belirtil­diği gibi, ezelden ebede aralıksız ve arızasız sürüp giden kudretin varlık âlemini şaşmadan belli ve belirli kanunlarıyla gayesine uygun yönettiğini sembolize eder.<br />
3. İnsan önce, ruhunun derinliğine yerleştirilen Allah fikri ve duygusu oranında yaradanım bilebilir. Sonra çevre, aile, akıl ve duygu, eğitim ala­nında bu düşünceyi belli ölçüde geliştirir. Onun ilminden kavrayabildiği­miz her zaman sınırlıdır. Sadece O’nun bize sağladığı imkân nisbetinde bir şeyler biliyoruz. Ne var ki yaratan hakkındaki duygu ve düşüncemiz geçmiş zamankinden çok daha anlamlı ve kuvvetlidir. Çünkü bugün kâi­nat hakkında ilim bize çok şeyler kazandırmıştır. Ama yine de çok az ve sınırlıdır ve hep sınırlı kalacaktır.<br />
«İzni olmaksızın Oʹnun katında şefaat edecek olan kim? »<br />
Âyet-i Kürsî’de geçen bu cümle, âhirette bile Allah’ın izni olmadan hiç kimsenin şefaatte bulunma yetkisi taşımadığını hatırlatmakta ve özel­likle şu dünyada bazı fânilerin, günahkârların günah çıkarmasına kendini yetkili görmesinin İlâhî hakka bir tecavüz olduğundan habersiz bulunma­larına dolayısıyla işâret edilmektedir. Hıristiyanlıkta Baba, Oğul ve Kutsal Ruh adına yapılan vaftiz, bir çeşit günah çıkarma ve günahları bağışlat­ma işlemidir. Protestanlar da bunu tanrı mağfiretinin bir sembolü olarak benimsemişlerdir. Vaftiz’in alanı genişletilerek, her yaştaki insanın papaz huzurunda günahlarını dile getirmesinden, kutsal su ile yıkanıp günah­lardan kurtulmuş sayılmasına kadar uzatılmıştır. Aslında böyle bir iş­lem, Tevhîd diniyle çelişkilidir. Günahları bağışlama hakkı sadece Allah’a ve O’nun kıyâmet günü yetkili kılacağı kişilerin şefaatine ait bir konudur. Günahkâr bile olmasa bir insanın, günahkâr başka bir insanın günahla­rını affettirmesi, o sayede ilâhî mağfirete eriştiği hakkında ona kesin ko­nuşması, İlâhî hakka saygısızlıktır. İslâm dini bu tür inanç ve işlemleri kökünden kaldırmış, beşerin kendine ait sınırı aşmamasını emretmiş, İlâ­hî hak ve sınırlara tecâvüzü büyük günahlardan saymıştır.<br />
İşte yukarıda meâlini verdiğimiz âyet, İslâmʹın bu konudaki inanç esas ve anlamını, kapsam ve maksadını en açık bir anlatımla yansıtmak­tadır. Günahları ikiye ayıran İslâm, yaratılanla yaratan arasındaki günah­ların tevbe, istiğfar, duâ ve ibâdetlerle bağışlanacağına ümit kapısını açık tutmuş; insan haklarıyla ilgili bulunan günahların ancak ödenmek sûretiyle bağışlanabileceğini açıklamıştır. Böylece İslâm hem İlâhî adâletin hedefinden şaşmıyacağını belirtmiş, hem de hakların korunmasına ağırlık ve Kesinlik kazandırmıştır. En son ve en mükemmel din olmasının özel­liklerinden biri de budur!.</p>
<h4>ÂYET-İ KÜRSÎ İLE İLGİLİ YORUMLAR, RİVÂYETLER</h4>
<p>EL-KAYYUM<br />
a) Yarattığını İlâhî tedbiriyle belli bir düzen içinde yürüten ve kendi kudretiyle hep var olan,<br />
b) Her can üzerinde kudretiyle, ilmiyle hükümran olan, kimin ne gibi işte ve eylemde bulunduğunu noksansız bilip ona göre her iş ve eylemin karşılığını takdir eden,<br />
c) Hiç değişmiyen ve hiç yok olmayan, kudretinin üstün hükümran­lığıyla varlığına bir başlangıç ve son bulunmayan, (Bu, İbn Abbas’a (R. A. ) göredir.).<br />
d) Hiç uyumayan, (Beyhakî Uyunuttefsîr’den.).<br />
e) Eşi, dengi ve benzeri olmayan, (Bu, Kelbiy’e göredir.).<br />
KÜRSÎ<br />
a) O bizim bilmediğimiz anlam ve özellikte sade incidendir. Kalem de incidendir. Kalemin uzunluğu yediyüz yıllık mesafededir. Kürsî’nin uzunluğunu Allah’tan başkası bilmez. (İbn Asâkir kendi tarihinde Hz. Ali (R. A. )den rivâyet etmiştir.).<br />
b) Allah’ın ilmidir. (Taberânî: İbn Abbas’dan rivâyet etmiştir.). Bu manayla, büyük ilim adamlarına «Kürsî» denilmiştir.<br />
c) Oʹnun varlık âlemini kuşatan sonsuz, sınırsız ve benzersiz kudreti­dir.<br />
d) Arş ile birlikte anılan Kürsî’nin niteliğini, büyüklüğünü ancak Allah bilir.<br />
e) Arş’ın önünde İlâhî hükümranlığın tecelli ettiği iki kadem misali bir yerdir.<br />
f) Rahmân’ın Arş’ına oranla sadece iki ayak konulacak kadar bir basamaktır.<br />
Bütün bu rivâyet ve yorumlardan şu sonucu çıkarabiliriz:<br />
Varlık âlemi tasavvur edemiyeceğimiz kadar büyük ve geniştir. Devamlı genişlemekte olan kâinattaki cisimlerin birbirinden ne kadar uzak olduğu ancak ışık yılıyla kısmen olsun anlatılabilmektedir. Yapılan tesbitlere göre, teleskoplarla görülebilen yıldızlara oranla dünya boşluğa fırlatılmış bir parmak ucu büyüklüğünde çamur parçasından farksızdır. Arş ve Kürsî denilen ve İlâhî saltanatın görkemliğini yansıtan varlıkların cidden büyüklüğünü anlamak çok zordur. Dünyadan milyar defa büyük­lükte yıldızlar mevcuttur. Bu rakamın çok üstünde büyüklükte olan yıldız­lar da vardır. İlim bize bu konuda çok az bilgi sunabilmiştir.<br />
Son yıllarda Wilson Rasathanesinde çekilen bir fotoğraf bize binler­ce ışık yılı uzaklığındaki yıldız grubunu göstermektedir.<br />
Fezanın ve kâinatın gerçek büyüklüğünü bilmek çok zordur. Bu ko­nuda belli olmayan bir fikir ne kadar doyurucudur? Astronomi bilginleri iki bin seneden beri uğraşıp didinmişler, ama kesin rakama dayalı bir so­nuç elde edememişlerdir. Bunun nedeni, göğe çıplak gözle bakıldığı za­man yıldızların, ay’ın ve güneşin bize olan uzaklığını tahmini bir şekilde olsa bile anlamanın imkânsız oluşudur. Kâinatın büyüklüğünü anlamak için yıldızlar arası uzaklığı hesaplamak gerektir.<br />
Işığın hızını düşünürsek dört saatte vardığı uzaklığın ne kadar uzun olduğu hemen anlaşılır. Hakikaten de öyledir: Pluton bize beş milyar ki­lometreden daha uzaktır. Peki Pluton’dan sonra ne vardır? Hiçbir şey yoktur. Yüzlerce, binlerce, milyarlarca kilometre boyunca hiçbir şey mevcut değildir. Ancak ondan sonra bize hemen hemen dört ışık yılı uzaklıkta olup, bir bakıma bize en yakın iki yıldız vardır: Alfa ve Proksima yıldızları.<br />
Bize 15 ışık yılı kadar uzakta on kadar güneş vardır. Bütün diğer yıl­dızlar ondan da uzaktadır. Bizim içinde bulunduğumuz Samanyoluʹnu meydana getiren yıldızlar fırıl fırıl dönen bir yuvarlak küme oluştururlar. Saniyede 300 bin kilometre hızla gelen ışık Samanyoluʹnu bir başından öbür ucuna ancak 200 bin yılda gidebilir.<br />
Bunları anlatmamızdan maksat, kâinatın büyüklüğü hakkında az da olsa bir bilgi vermek ve henüz bize ışığı ulaşamıyan yıldızlardan da ötede buludan Arş ve Kürsî’nin hem büyüklüğünü, hem uzaklığını anlatmaktır. Artık kâinatın büyüklüğünü tahmin edebilirsiniz.. İşte yukarıdaki rivâyet­ler bu hakikatı bize yansıtmakta, İlâhî hükümranlığın ne kadar muhteşem olduğuna dikkatlerimizi çekmektedir.<br />
«O’nun Kürsüsü gökleri ve yeri kuşatıp kaplamıştır. » cümlesi, Kürsî’nin uzaklık ve büyüklüğü hakkında bir fikir vermekte ve insanoğlunun dikkatini fezaya çekmektedir. Çünkü biz kâi­natın nasıl bir düzen içinde bulunduğunu, İlâhî saltanatın şaşmayan ka­nunlarla nasıl bir önlem içinde varlık âlemini ayakta tuttuğunu anladığı­mız oranda Allah’a daha çok yaklaşmış, yani O’nu daha iyi anlamış olu­ruz.</p>
<h2><a href="https://www.youtube.com/islamicvideosorg?sub_confirmation=1" rel="noopener"><span class="VIiyi" lang="tr"><span class="JLqJ4b" data-language-for-alternatives="tr" data-language-to-translate-into="en" data-phrase-index="0" data-number-of-phrases="1"><span class="Q4iAWc">YENİ HD VİDEOLAR İÇİN LÜTFEN YOTUBE KANALIMIZA ABONE OLUNUZ.</span></span></span></a></h2>
<h2><span class="VIiyi" lang="tr"><span class="JLqJ4b" data-language-for-alternatives="tr" data-language-to-translate-into="en" data-phrase-index="0" data-number-of-phrases="1"><span class="Q4iAWc">Ayetel Kürsi&#8217;nin Yavaş Okunuşunu İzle</span></span></span></h2>
<p class="fv-flowplayer-feed"><a href="https://www.islamicvideos.org/tr/ayetel-kursi/" title="Click to watch the video">[This post contains video, click to play]<br /><img decoding="async" src="https://i.ytimg.com/vi/KBcEbc9JzsY/maxresdefault.jpg#auto" width="400" /></a></p>
<p>&lt;p&gt;The post <a rel="nofollow" href="https://www.islamicvideos.org/tr/ayetel-kursi/">Ayetel Kürsi, Nazardan Korunma, En İyi Dua, 100 KEZ</a> first appeared on <a rel="nofollow" href="https://www.islamicvideos.org">Dini Videolar</a>.&lt;/p&gt;</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.islamicvideos.org/tr/ayetel-kursi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
