Ashabı Kehf – Mağara Arkadaşları Dizisi Hakkında
Mağaranın Arkadaşları olarak da bilinen Ashabı Kehf dizisi, İslami görüşe (yani inancına uygun olarak) göre Yedi Uyuyanların (Kehf Suresi’nde (18:9-26) bahsedilen) hikayesini anlatır. Hıristiyan ve İslam geleneğinde, Ashabı Kehf (Yedi Uyuyanlar), dini bir zulümden kaçmak için MS 250 civarında Efes kentinin dışındaki bir mağaranın içine saklanan, orada 300 yıl uyuyan ve yaklaşık 300 yıl sonra Allah’ın izniyle uyanarak (yada dirilerek) ortaya çıkan bir grup gencin hikayesidir.
“Hazreti İsa’nın doğumundan 137. Roma İmparatorluğu’nun doğusundan 890 yıl sonra yaşanmış gerçek bir olay.. Baskı ve zulmün kol gezdiği Roma topraklarında tek tanrı inancı her geçen gün yayılmaktadır. Bu, Roma için tahammül edilemez bir durumdur. İman hakikatinin peşindeki cesur insanlar her türlü baskıya rağmen tek tanrıya olan inançlarını haykırmaktadır. Romalılar buna seyirci kalmazlar ve yeni dine girenleri yakalayarak işkencelerden geçirmeye başlarlar. Ancak her şeye rağmen İseviliğin yayılmasını bir türlü önleyemezler. Bir yanda kendi elleriyle taptıkları putlara tapan Romalılar, diğer yanda Hz. İsa’nın öğretisine sadık gerçek İseviler, büyük bir mücadele vermektedir. İmparatorluğunun Filedefilya (bugünkü Ürdün’ün başkenti Amman) eyaleti ileride Kur’an-ı Kerim’de bahsi geçecek muhteşem bir mucizeye tanıklık edecektir. Bu inançları uğruna tüm zorlukları göze alan yedi cesur adamın, Romalıların zulmünden kaçarken bir gecede yüzlerce yıllık uykuya dalan yedi uyurların mucizesinin keyifle izleyeceğiniz muhteşem bir dizi” [1]
IMDb Puanı: 7.1/10
İngilizce ismi: Men of Angelos
Ashabı Kehf Kıssası – Kuranı Kerim
Kuranı Kerim’de ashabı kefh hikayesi şu şekilde anlatılır (Elmalı Hamdi Yazır Meali ve Hak Dini Kuran Dili Tefsiri);
9: Yoksa sen Ashabı Kehf’i ve Rakim’i (isimlerinin yazılı bulunduğu taş kitabeyi) şaşılacak ayetlerimizden mi sandın?
10: O gençler mağaraya sığınınca şöyle dediler: “Rabbimiz! Bize katından bir rahmet ver ve bizim için şu işimizden bir kurtuluş yolu hazırla.”
11: Bunun üzerine biz de kulaklarını tıkayarak mağarada onları yıllarca uyuttuk.
12: Sonra da iki gruptan hangisinin, onların mağarada kaldıkları süreyi daha iyi hesapladığını anlamak için, onları tekrar uyandırdık.
13: Biz sana onların kıssalarını gerçek olarak anlatacağız. Hakikaten onlar, Rablerine iman eden birkaç genç idi. Biz de onların hidayetlerini artırdık.
14: (Oranın hükümdarı karşısında) ayağa kalkarak dediler ki: “Bizim Rabbimiz, göklerin ve yerin Rabbidir. Biz, O’ndan başkasına ilâh deyip tapmayız, yoksa saçma sapan konuşmuş oluruz.
Ashabı Kehf Kıssası Tefsiri
Biz O’ndan başkasına hiçbir zaman ilah demeyiz. Doğrusu o vakit akıldan uzak, haddinden fazla bir yalan söylemiş oluruz. Çünkü O’ndan başka ilâh imkansızdır, yalandır. İşte bu yiğitlerin işlerinin aslı şu idi: Müşriklere karşı ayaklanma ile tevhidi ilân.
Bu ayaklanmanın meydana gelme şekli hakkında değişik rivayetler vardır. Muhammed b. İshak’ın nakline göre şöyle zikredilmiştir: İncil ehlinin işi altüst oldu, içlerinde suçlar büyüdü, krallar azgınlık etti. Bu krallar putlara tapıyor, putlar için kurbanlar kesiyorlardı. Bu konuda pek ileri gidenlerden biri de Rum krallarından Dekyanus idi. Rum ülkesini dolaşıp putperestliği kabul etmeyen hıristiyanları öldürüyordu. Nihayet Ashab-ı Kehf’in şehri olan “Dekinos”a indi. İner inmez iman ehlinin takip edilmesini ve yakalanmasını emretti. İman edenler, şuraya buraya kaçıp gizlenmişlerdi. Şehrin kâfirlerinden tayin ettiği zabıtaları iman edenleri takip ediyor, gizlendikleri yerlerden çıkarıp Dekyanus’a getiriyorlardı. O da putlara kurban kesilen mezbahalara sevkedip putperestlikle öldürülme arasında seçim yapmalarını öneriyordu. Alçak dünya hayatına rağbet edip bu ölümden korkanlar, onun dediğini yapıyorlar. Ebedî hayatı tercih edenleri de öldürüp, parçalayıp şehrin suruna ve kapılarına asıyordu.
Bunu gören o birkaç genç, Rum soylularından ve bir görüşe göre kralın ileri gelenlerinden hür gençlerdi, çok etkilendiler. Bu fitnenin def edilmesi için Allah Teâlâ’ya göz yaşları ile boyun eğerek namaz kılıp dua ediyorlardı.
Zorba kralın yardımcıları bu gençleri ihbar ettiler, bundan dolayı onları, hücrelerinde bastırıp huzuruna getirtti ve bazı şeyleri söyledikten sonra bunları ya putlara ibadet veya ölüm arasında seçim yapmalarını teklif etti. O vakit o yiğitler de dediler ki: “Bizim bir ilâhımız vardır ki, ululuk ve yüceliği gökleri ve yeri doldurmuştur. Biz ondan başka birine ilâh demeyiz, asla putlara tapmayız, senin teklifini kabul etme ihtimalimiz sonsuza dek yoktur, hükmün ne ise yap!” Bundan dolayı üzerlerindeki kıymetli elbiselerin soyulmasını emredip onları yanından çıkardı ve kendisi önemli bir iş için Ninova şehrine gitti ve geri dönünceye kadar onlara düşünme için mühlet verdi, Onlara uyarlarsa uyarlar, yoksa diğer müslümanlara yaptığını yapacaktı. Bunun üzerine yiğitler dinlerini korumak için karar verip şehrin yakınındaki “Benclüs” dağında sarp bir mağaraya gizlenmeye karar verdiler. Her biri babasının evinden bir şey aldı, bir kısmını sadaka verdiler, kalan kısmını nafaka edindiler ve gidip mağaraya sığındılar; gece gündüz namaz kılıyorlar, Allah Teâlâ’ya inleyiş ve feryad ile yalvarıyorlardı. Nafaka işini Yemlihaya bıraktılar. O sabahleyin bir miskin kıyafetine girerek şehre giriyor, lazım olanı alıyor, biraz da havadis araştırıp arkadaşlarına dönüyordu.
Zorba kral, şehre dönünceye kadar bu şekilde durdular. Kral gelir gelmez bu gençleri aradı ve babalarını yanına getirtti. Babaları onların kendilerine isyan ve mallarını yağma etmekle çarşılarda israf edip dağa kaçtıklarını söyleyerek özür dilediler. Yemliha, bu kötülüğü görünce, pek az miktarda azık alıp ağlayarak vardı ve arkadaşlarına dehşeti anlattı. Onlar, ağlaşarak secdelere kapanıp Allah’a yalvardılar, sonra başlarını kaldırıp oturdular, yapacakları iş hakkında konuşuyorlardı. Derken Allah Teâlâ, bunlara bir uyku verdi, yattılar, nafakaları baş uçlarında uyudular kaldılar. Beride Dekyanus hiddetinden ne yapacağını düşünüyordu. Onları uyutan Allah Teâlâ bunun gönlüne de mağaranın kapısını kapatmayı getirdi. Bunun üzerine Dekyanos mağaranın kapısının ördürülmesini emretti. “Açlıktan, susuzluktan ölsünler, mağaraları kabirleri olsun” dedi, öyle yaptılar. Dekyanos’un evinde imanını gizleyen iki mümin vardı. Birinin adı “Pendros”, diğerinin ki “Runas” idi. Bunlar, Ashab-ı Kehf’in isimlerini ve neseplerini ve kıssalarını iki kurşun levhaya yazıp bir bakır tabuta koyarak yapılan duvarın içine koymayı kararlaştırdılar ve yaptılar.”
Özetle bu yiğitler Allah’dan başka ilâh tanımaz, gerçekten mümin idiler. İşleri de Allah’ın hidayet ve korumasıyla dinlerini korumak için zorba müşriklerin zor ve baskısına karşı ayaklanma olmuştu. Şirke sapan ve İsa’ya Rab ilâh diyen, dünya süsüne ve hayatına rağbet eden hıristiyanlara benzemiyorlardı. Kalktılar, sözü bir edip tam bir bağlılık ve kalb sağlamlığı ile tevhidi ilân ederek dediler ve kendileri ile beraber böyle demeyip şirke sapan milletlerini küçümsemek ve çirkin görmek için de şöyle söylediler:
15: Şu bizim kavmimiz, Allah’tan başka ilâh edindiler. Onların ilâh olduğuna dair açık bir delil getirselerdi ya! Allah’a karşı yalan uydurandan daha zalim kim olabilir?
16: (İçlerinden biri şöyle demişti:) “Mademki siz, onlardan ve Allah’tan başka taptıkları putlardan ayrıldınız, o halde mağaraya sığının ki, Rabbiniz rahmetinden size genişlik versin ve işinizi rast getirip kolaylaştırsın.”
17: Ey Muhammed! Baksaydın güneşin doğduğu zaman mağaranın sağ tarafına yöneldiğini, batarken de sol taraftan onları makaslayıp geçtiğini görürdün. Onlar, mağaranın geniş bir yerinde idiler. İşte bu Allah’ın mucizelerindendir. Allah kime hidayet ederse, işte o, hakka ulaşmıştır; kimi de hidayetten mahrum ederse, artık ona doğru yolu gösterecek bir dost bulamazsın.
18: Bir de onları mağarada görseydin uyanık sanırdın. Halbuki onlar uykudadırlar. Biz onları sağa sola çevirirdik. Köpekleri de girişte ön ayaklarını ileri doğru uzatmıştı. Eğer onları görseydin, arkana bakmadan kaçardın ve için korku ile dolardı.
19: Onları bir mucize olarak uyuttuğumuz gibi, birbirlerine sorsunlar diye kendilerini uyandırdık da içlerinden bir sözcü şöyle dedi: “Ne kadar durup kaldınız?” (Kimi) “Bir gün ya da günün bir parçası kadar kaldık” dediler. (Kimi de) şöyle dediler: “Ne kadar durduğunuzu, Rabbiniz daha iyi bilir. Şimdi siz birinizi, bu gümüş paranızla şehre gönderin de baksın, hangi yiyecek daha temiz ise, ondan size azık getirsin. Hem çok dikkatli davransın ve sizi kimseye sezdirmesin.”
20: “Çünkü şehir halkı, sizi ellerine geçirirlerse muhakkak sizi taşlayarak öldürürler veya kendi dinlerine çevirirler ki, o zaman siz dünyada da ahirette de asla kurtuluşa eremezsiniz.”
21: Böylece insanları onlardan haberdar kıldık ki, öldükten sonra dirilmenin hak olduğunu ve kıyamet gününden şüphe edilemeyeceğini bildirmek için, öylece şehir halkına buldurduk. Onları mağarada bulanlar, aralarında durumlarını tartışıyorlardı. Dedilerki: “Üstlerine bir bina (kilise) yapın. Bununla beraber Rableri, onları daha iyi bilir.” Sözlerinde üstün gelen müminler: “Üzerlerine muhakkak bir mescid yapacağız.” dediler.
22: Ashabı Kehf’in sayılarında ihtilaf edenlerden bazıları: Onlar, üç kişidir, dördüncüleri köpekleridir” diyecekler. Diğer bazıları da “Onlar, beş kişidir, altıncıları köpekleridir ” diyecekler. Her ikisi de bilinmeyen hakkında tahmin yürütmektir. (kimileri de:) “Onlar, yedi kişidir; sekizincisi köpekleridir” derler. De ki: “Onların sayılarını Rabbim daha iyi bilir.” Onları ancak pek azı bilir, Bu sebeple onlar hakkında bu bildirilenler dışında bir münakaşaya girişme ve bunlar hakkında hiç kimseye de bir şey sorma!
23: Hiçbir şey için, Allah’ın dilemesi dışında: “Ben yarın onu yapacağım deme”
24: Ancak Allah dilerse (yapacağım de). Ve unuttuğun vakit Allah’ı an ve “Umarım Rabbim beni, doğruya daha yakın olana eriştirir.” de.
25: Onlar, mağaralarında üçyüz yıl kadar kaldılar ve dokuz yıl da buna ilave etmişlerdir.
26: De ki: “Onların ne kadar kaldıklarını Allah daha iyi bilir.” Göklerin ve yerin gaybı O’na aittir. O ne güzel görendir! O ne mükemmel işitendir! Onların, O’ndan başka bir yardımcısı yoktur. O, kendi hükümranlığına kimseyi ortak etmez.
Ashabı Kehf Dizisi – Mağara Arkadaşları Dizisi (Bölüm 1)
Ashabı Kehf Dizisi – Mağara Arkadaşları Dizisi (Bölüm 2)
Ashabı Kehf Dizisi – Mağara Arkadaşları Dizisi (Bölüm 3)
Ashabı Kehf Dizisi – Mağara Arkadaşları Dizisi (Bölüm 4)
Ashabı Kehf Dizisi – Mağara Arkadaşları Dizisi (Bölüm 5)
Ashabı Kehf Dizisi – Mağara Arkadaşları Dizisi (Bölüm 6)
Ashabı Kehf Dizisi – Mağara Arkadaşları Dizisi (Bölüm 7)
Ashabı Kehf Dizisi – Mağara Arkadaşları Dizisi (Bölüm 8)
Ashabı Kehf Dizisi – Mağara Arkadaşları Dizisi (Bölüm 9)
Ashabı Kehf Dizisi – Mağara Arkadaşları Dizisi (Bölüm 11)
Ashabı Kehf Dizisi – Mağara Arkadaşları Dizisi (Bölüm 12)
Ashabı Kehf Dizisi – Mağara Arkadaşları Dizisi (Bölüm 13)
Ashabı Kehf Dizisi – Mağara Arkadaşları Dizisi (Bölüm 14)
Ashabı Kehf Dizisi – Mağara Arkadaşları Dizisi (Bölüm 16)
Ashabı Kehf Dizisi – Mağara Arkadaşları Dizisi (Bölüm 17)
Ashabı Kehf Dizisi – Mağara Arkadaşları Dizisi (Bölüm 21)
Ashabı Kehf Dizisi – Mağara Arkadaşları Dizisi (Bölüm 22)
Ashabı Kehf Dizisi – Mağara Arkadaşları Dizisi (Bölüm 23)
Ashabı Kehf Dizisi – Mağara Arkadaşları Dizisi (Bölüm 25)
Ashabı Kehf Dizisi – Mağara Arkadaşları Dizisi (Bölüm 26)
Ashabı Kehf Dizisi – Mağara Arkadaşları Dizisi (Bölüm 27)
Ashabı Kehf Dizisi – İngilizce – The Men of Angelos
Ashabı Kehf (Mağara Arkadaşları).
Kaynaklar:
- https://www.sinemalar.com/dizi/87362/ashab-i-kehf
- Ashabı Kehf Dizisi (Youtube)
